Erişilebilirlik

Seçim Öncesi Kürt Sorunu İçin ‘Çerçeve Yasa’


AKP hükümetinin MİT aracılığıyla Ocak 2013’te Abdullah Öcalan ile başlattığı yeniden görüşme trafiği kapsamında, Kürt Sorunu’nda ‘Çözüm Süreci’ olarak adlandırılan müzakereler ve adımlar için uzun süredir tartışılan çerçeve yasal düzenleme TBMM’ye sunuldu

Hükümetin birkaç hafta içerisinde, Ağustos ayındaki Cumhurbaşkanlığı seçimi arifesinde yasalaştırmayı planladığı tasarıya, CHP ve HDP’den şartlı destek gelirken MHP kesinlikle karşı oy kullanacağını açıkladı.

Hükümetin birkaç hafta içerisinde, Ağustos ayındaki Cumhurbaşkanlığı seçimi arifesinde yasalaştırmayı planladığı tasarıya, CHP ve HDP’den şartlı destek gelirken MHP kesinlikle karşı oy kullanacağını açıkladı.

Hükümetin ‘Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Tasarısı’, bugün TBMM Başkanlığı'na sunuldu. Hükümet, gelecek Çarşamba günü İçişleri Komisyonu’nda görüşülmesine başlanacak tasarıyı en kısa sürede yasalaştırmayı hedefliyor.

Kürt Sorunu’nun çözümü için ‘çerçeve yasa’ olarak adlandırılan tasarıya göre, terörü sona erdirmek amacıyla yurtiçi ve yurtdışındaki kişi ve kuruluşlarla görüşülmesi, yasal zemine kavuşuyor. Hükümetin gerekli görmesi halinde yurtiçindeki ve yurtdışındaki terör aktörleri dahil kişi kurum ve kuruluşlarla diyalog kurulmasına yasal dayanak veriliyor. Bu kapsamda, PKK’nın Irak’taki merkezi Kandil kampındaki kişilerle de diyalog kurulması kapısı açılırken; görüşmeleri yürüten tüm taraflara da hukuki güvence sağlanıyor. Tasarıdaki, ‘taraf’ ifadesiyle de PKK’nın müzakere sürecindeki taraf konumu da Türkiye Cumhuriyeti’nce bir anlamda kabul edilmiş olunuyor.

Tasarı ile ayrıca silah bırakan terör örgütleri ve dağdan inenlere sosyo-ekonomik haklar da tanınacak ve sosyal yaşama uyumları için gerekli tedbirler alınacak.

Tasarıya göre, Bakanlar Kurulu terörle mücadele kapsamında her türlü kararı alabilecek uygulayabilecek. Çözüm süreci kapsamında yapılan çalışmaların koordinasyonu ve sekretarya hizmetleri Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı tarafından yürütülecek.

CHP: ‘Destekliyoruz ama TBMM’de komisyon kurulmasını istiyoruz’

Tasarıyı Amerika’nın Sesi’ne değerlendiren CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, “Yasa zamanlaması dışında manidarlık içermiyor. Zamanlaması Cumhurbaşkanlığı seçimi nedeniyle manidar ki Başbakan’ın seçim manevrası olarak görünüyor. Yasa Bakanlar Kurulu’na yetki tanıyor ancak içeriğinde yenilik içermiyor. Maalesef Meclis’te mutabakat aramayı hedefleyen yasa değil ama biz bu yasaya karşı çıkmayacağız” dedi. Ancak Kürt seçmenindeki siyasi derinliğe güvendiğini belirten Tanrıkulu, “Başbakan’ın bu son dakika manevrasıyla Cumhurbaşkanlığı seçiminde Kürtler’in oyunu etkilemeyeceğini düşünüyorum” diye konuştu.

Tanrıkulu, CHP olarak önümüzdeki günlerde sunacakları yasa teklifi ile bu yasa tasarısı kapsamında TBMM’de çözüm süreciyle ilgili mutabakat arayışına hizmet edecek bir ihtisas komisyonu kurulmasını da talep edeceklerini açıkladı.

Tasarıdaki müzakere görüşmelerini yürütenlere hukuki koruma zırhı sağlanmasını doğal bulduğunu kaydeden Tanrıkulu, Türkiye’deki yargı sisteminde ne zaman hangi savcı tarafından nasıl bir soruşturma açılacağının şüpheli olduğunu söyleyerek, MİT dışındaki sivil görüşmecilere hukuki zemin sağlanmasının gerekli olduğunu dile getirdi.

Tanrıkulu: ‘Bu kanun ile Başbakan Erdoğan’a yasak gelecek’

Tasarıdaki ‘toplumsal bütünleşme’ ifadesi içinse oldukça dikkat çekici bir yoruma imza atan Tanrıkulu, “Bu kanun Başbakan’a kanunla kutuplaştırıcı bir dil kullanma yasağı getiriyor. Bu kanun, kutuplaştırıcı, toplumu bölücü bir siyaset izlenmemesi gerektiğini de söylüyor” dedi.

MHP: ‘Özerklik mi verilecek bilmiyoruz, kesinlikle karşıyız’

MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu ise, Amerika’nın Sesi’ne yaptığı açıklamada, tasarıya ilişkin şunları ifade etti:

“Kanun, terörün sona erdirilmesi ve toplumsal bütünleşme olarak adlandırılıyor. Ama içerisinde çözüm süreci deniliyor. Şimdi kanun adındaki terörün sona erdirilmesine kim karşı çıkabilir ki? Ya da toplumsal bütünleşmeden söz ediliyor ki bunu kim arzu etmez? Ama her şeyden önce bu gösterişli laflar arkasında başka şeyler yatıyor. Birincisi eğer terörü sona erdireceksiniz karşınızda görüştüğünüz kişiler silah bırakmış olmalı. Silah bırakmamış bir terör örgütüyle neyi görüşeceksiniz. İkincisi, toplumu Laz, Türk, Çerkez gibi adlandırılan Başbakan şimdi toplumsal bütünleşmeden bahsediyor.”

Tasarıdaki 2’nci maddeyi kritik bulduklarını da kaydeden Halaçoğlu, bu madde ile Bakanlar Kurulu’na hemen her konuda ucu açık çok geniş bir yetki verildiğini belirtti. Hükümetin bu yetkilerini nasıl kullanacağını dair hiçbir sınırlandırma olmamasını eleştiren Halaçoğlu, “Siz şimdi Abdullah Öcalan’ı mı serbest bırakacaksınız? Veyahut da terör gruplarını affedebilirim hatta TBMM’ye de sokabilirim diyorsunuz. Hatta Türkiye’deki mahkumlar varken ‘dağdakileri indiririm bunlara da işyeri de açabilirim’ diyorsunuz. Şimdi kanun halka doğru bilgilendirme yapmadan kanunda bir de halka bilgilendirme yapılacağını söyleniyor” dedi.

MHP olarak tasarıyı ‘halkı aldatmaca’ olarak gördüklerinin altını çizen Halaçoğlu, ‘yurtdışında görüşülecekler’ çerçevesinde ise terör örgütü ile doğrudan görüşmeye meşruiyet kazandırılma amacı güdüldüğünü belirtti. Bu nedenle de yasada görüşmecilere de özel hukuki koruma kalkanı getirildiğini söyleyen Halaçoğlu, “Saman altından su yürütüleceğine ilişkin önemli bir göstergedir” diye konuştu. Başbakan’a Cumhurbaşkanlığı seçiminde oy kazandırmaya ve oy kaybettirmeye yönelik bir tasarı olduğunu ifade eden Halaçoğlu, MHP’nin kesinlikle karşı oy kullanacağını vurguladı.

HDP: ‘Biz şeffalık ve TBMM aktif olmalı diyoruz’

Amerika’nın Sesi’nin sorularını yanıtlayan HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan ise, en başından beri süreç için yasal çerçeve talebinde bulunduklarını anımsattı. Bu nedenle tasarıyı ‘seçim yatırımı’ gibi görmemek gerektiğini kaydeden Kaplan, ancak TBMM’nin de bu süreçte aktif rol almasını istediklerini dile getirdi. Kendileri tarafından TBMM’ye sunulmuş yasa teklifi bulunduğunu da hatırlatan Kaplan, iktidardan bunu da dikkate alarak sürece şeffaflık kazandırılmasını beklediklerini söyledi.

Öcalan: ‘Nihai adım demokratik anayasal çözüm’

Bu arada HDP adına grup başkan vekilleri Pervin Buldan ve İdris Baluken ile HDP Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’den oluşan heyet bugün Abdullah Öcalan ile görüştü. Akşam saatlerinde HDP’den yapılan yazılı açıklamaya göre, Öcalan’ın tasarıyı şöyle değerlendirdiği açıklandı:

“Tarihi önemdeki süreçte bundan sonraki çalışmaların yasal bir düzenleme üzerinden yürümesini oldukça anlamlı buluyorum. Yapılan düzenleme, devletin ilk defa çatışmalı olduğu toplumsal kesimlerle sorunları çatışarak, savaşarak değil, müzakere ederek çözmesinin önünü açan bir yasadır. Bu anlamda tarihi bir rol oynamıştır. Toplumsal uzlaşmanın önünü açacak bu yasanın yasalaşama aşamasında tüm toplumsal kesimlerin katkı ve destek sunması hükümetin de bu katkı ve destekleri dikkate almasının önemini vurgulamak istiyorum. Bu yasanın çıkmasıyla beraber, demokrasimizi geliştirecek ve kalıcı barışı sağlayacak yasal ve toplumsal çalışmaların bir arada ele alınması nihai olarak da demokratik anayasal çözümün başarılması Türkiye’nin özgür yaşam ve demokratik geleceği açısından son derece önemlidir.”

XS
SM
MD
LG