Erişilebilirlik

Cumhurbaşkanlığı Yarışında TRT Tartışması


HDP adayı Selahattin Demirtaş cumhurbaşkanı adaylarına eşit davranmadığı için TRT'ye dava açarken Haber-Sen başkanı Cemalettin Yüksel "TRT seçim döneminde tek sesli ve tek renkli olmaya devam edecek görünüyor" dedi

Türkiye'de ilk kez halk oylamasıyla gerçekleşecek Cumhurbaşkanlığı seçimi bugünlerde medya boyutuyla da gündeme gelirken; özellikle vergi geliriyle yaşamını devam ettirdiği için kamu yayıncılığı sergilemesi gerekli Türkiye Radyo Televizyon Kurumu'nun (TRT) Çankaya Köşkü adaylarına eşit süre tanımaması tartışılıyor. HDP adayı Selahhatin Demirtaş, TRT aleyhine dava açarken; kurumda örgütlü Haber-Sen Başkanı Cemalettin Yüksel de Amerika'nın Sesi'ne yaptığı açıklamada TRT yönetimini partizanca değil saygılı davranmaya davet etti.

Türkiye, Ağutos ayındaki seçimlere doğru geri sayımda iken son birkaç gündür gözler kamu yayıncılığı yapmakla dolayısıyla her adaya eşit mesafede davranmakla sorumlu TRT'ye çevrildi. TRT'nin, AKP'nin Cumhurbaşkanı adayı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı ekrana taşıdığı süreyle kıyaslandığında diğer adaylara tanıdığı süre tartışma konusu oldu.

Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili en dikkat çekici tartışmalardan diğeri ise Erdoğan'ın yarışı "Başbakan" kimliğini ve görevini koruyarak sürdürüyor olması. Bu konuda muhalefet partilerince Erdoğan'ın istifa etmesi için yaptığı başvurulara Yüksek Seçim Kurulu'ndan (YSK) 12 Temmuz'da ret yanıtı gelmesi tartışmayı sonlandırmadı. CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, bugün Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulunarak, anayasa ve yasalara aykırı seçime gidildiği gerekçesiyle Erdoğan'ın Başbakanlık'tan istifası yönünde karar alınmasını talep etti.

Tanal, Yüksek Mahkeme'ye sunduğu dilekçesinde, "Recep Tayyip Erdoğan; Cumhurbaşkanlığı seçim çalışmalarına başlar başlamaz haksız ve Anayasamızın 67'nci maddesinde belirtilen "Eşitlik ve Adil Olma İlkesi"ne aykırı bir biçimde hareket etmeye başlamıştır" dedi. Bunun gerekçesi olarak Başbakanlık'a tahsisli ANA adlı uçağı kullanmaya devam etmesini ve kamu hizmetlerini seçim propagandası malzemesine dönüştürmesini örnek gösteren Tanal, Anayasa Mahkemesi'nden YSK'nın kararını iptal etmesini istedi.

Demirtaş TRT'den davacı oldu

Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle yaşanan bir başka gelişme ise, hem Erdoğan'ın Başbakan kimliğini koruması tartışmasında olduğu gibi "eşit yarış" açısından hem de Türkiye'deki basın özgürlüğü açısından kayda değer oluşuyla dikkat çekti.

HDP Eş Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Selahattin Demirtaş, TRT’nin yayınlarında kendisine ve diğer aday Ekmeleddin İhsanoğlu’na daha az yer verilmesi nedeniyle sorumlular hakkında suç duyurusunda bulundu ve TRT aleyhine 100 liralık tazminat davası da açtı.

Demirtaş, Avukatı Pınar Akdemir aracılığıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı suç duyurusunda, TRT’nin yayınlarında Erdoğan’ın zçalışmalarına geniş verirken, diğer cumhurbaşkanları adaylarına neredeyse hiç yer vermediği ifade edildi. Suç duyurusu dilekçesinde, aşağıdaki bilgiler çerçevesinde TRT'deki Erdoğan ağırlıklı yayınlara dikkat çekildi:
“TRT Türk : Recep Tayyip Erdoğan 305 dk, Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu 0 dk ve Selahattin Demirtaş 0 dk
TRT 1 : Recep Tayyip Erdoğan 24 dk, Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu 2 dk 5 sn Selahattin Demirtaş 0 dk
TRT Haber: Recep Tayyip Erdoğan 204 dk, Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu 1 dk 20 sn Selahattin Demirtaş 45 sn. (taziye haberi. )
Bunların çoğu normal yayın akışı kesilerek canlı bağlantılarla gerçekleşmektedir. Belirtmek gerekir ki, bu sürelere yapılan tartışma programları ile Recep Tayyip Erdoğan’ı övücü nitelikteki cımbızlanmış seçim röportajları dâhil değildir. TRT Haber, TRT Türk, TRT Avaz, TRT 6 Ve TRT 1 kanallarının anayasada ifadesini bulan ‘seçme ve seçilme hakkı’ başta olmak üzere demokratik hukuk devleti ilkeleri ve seçimlerle ilgili hukuku tespit eden YSK kararlarını açık biçimde ihlal ettiği görülmektedir. Kamu kurumu sıfatıyla TRT nin bu anlayışı hukuki bakımdan kabul edilemezdir.”

Haber-Sen: TRT tek sesli tek renkli

TRT'de örgütlü ve kamu yayıncılığı konusunda sık sık kurum aleyhine açıklamalarıyla dikkat çeken Haber-Sen Genel Başkanı Cemalettin Yüksel de, "Cumhurbaşkanlığı seçim döneminde de TRT tek sesli tek renkli olmaya devam edecek görünüyor" dedi.

Yüksel, Amerika'nın Sesi'ne yaptığı açıklamada, TRT’nin kasasındaki her 100 liradan yaklaşık 90 lirası halkın cebinden çıktığı için TRT yöneticilerine maaşlarını halktan aldıklarını anımsattıklarını kaydetti. Buna rağmen TRT yönetimince partizanca bir tutum sergilendiğini belirten Yüksel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“TRT yöneticileri ve çalışanları halka karşı sorumludur. TRT yönetimi 2954 sayılı TRT yasasının yayın esaslarını belirleyen 5. maddesinin ‘k’ ve ‘m’ fıkralarını okusun yeter. Yasa diyor ki; ‘TRT, haberlerin toplanması, seçilmesi ve yayınlanmasında tarafsızlık, doğruluk ve çabukluk ilkeleri ile çağdaş habercilik teknik ve metotlarına bağlı olmak, kamuoyunun sağlıklı ve serbestçe oluşabilmesi için kamuoyunu ilgilendirecek konularda yeterli yayın yapmak; tek yönlü, taraf tutan yayın yapmamak ve bir siyasi partinin, grubun, çıkar çevresinin, inanç veya düşüncenin menfaatlerine alet olmamak zorundadır."


XS
SM
MD
LG