Erişilebilirlik

Clinton ve Trump İlk Kez Yüz Yüze Kozlarını Paylaştı


Demokrat başkan adayı Hillary Clinton ile Cumhuriyetçi başkan adayı Donald Trump arasındaki ilk televizyon açık oturumu özellikle vergiler, ticaret anlaşmaları, istihdam, ırkçılık sorunu ve terör üzerinde hararetli bir tartışmaya sahne oldu.

İki aday, milyonlarca Amerikalı seçmenin önünde ilk kez yüz yüze kozlarını paylaştı.

Clinton, rakibi Donald Trump’ı kişisel vergi beyannamelerini ve iş anlaşmalarını seçmenlerden gizlemekle suçladı. Clinton, Trump’ın geçmişte ABD Başkanı Barack Obama’nın Amerika’da doğmadığı iddiasına atıfta bulunarak, Cumhuriyetçi adayı Obama hakkında “ırkçı bir yalan” üretmekle eleştirdi.

Trump ise, Amerikan halkının bir bölümünde Washington’ın işleyişiyle ilgili duyulan hayal kırıklıklarından istifade ederek Clinton’ı “çok söz az icraat sergileyen tipik bir politikacı” olarak tasvir etti.

‘Ticaret anlaşmaları yeniden müzakere edilmeli’

New York’taki Hofstra Üniversitesi’nde yapılan tartışmada Clinton, orta sınıfa uygulanan vergilerin düşürülmesi ve varlıklıların kendilerine düşen payı ödemesi çağrısını yinelerken, Trump’ın ABD’nin ticaret anlaşmalarının yeniden müzakere edilmesi gerektiği üzerine sıkça vurgu yaptığı görüldü. Trump, bu anlaşmaların şirketlerin Amerikan istihdamını yurtdışına taşımasına neden olduğunu öne sürdü.

Trump ayrıca, ülkede suç oranlarını azaltmak için, “stop and frisk” olarak bilinen, polisin şüpheli bulduğu kişileri durdurup üzerlerini aradığı uygulamanın gerekliliğine işaret ederken, Clinton ise bu uygulamanın anayasaya aykırı olduğunu ve istenen etkiyi yaratmadığını savundu.

Tartışma boyunca Trump’ın sık sık Clinton’ın sözünü kestiği, Clinton’ın ise daha ölçülü ve soğukkanlı bir tavır içerisinde olduğu gözlendi.

‘Herhalde sakladığı bir şey var’

Ancak Clinton, iş geçmişi ve serveti konusunda Trump’a ağır yüklendi ve Trump’ın vergi beyannamelerini açıklamamasından hareketle, “herhalde sakladığı bir şey var” ifadesini kullandı. Clinton, Trump’ın vergi beyannamelerini açıklamayı reddetmesinin bir nedeninin, federal vergi adına hiçbir şey ödememesi olabileceği görüşünü dile getirirken, Trump’ın araya girerek, ‘bu beni akıllı yapar’ demesi dikkat çekti.

Clinton ayrıca, Trump’ın şirketinin yıllar önce New York’taki bir mülkünü siyahlara kiraya vermediği için mahkemeye verildiğini hatırlattı.

Trump ise, Clinton’ın dışişleri bakanlığı döneminde kişisel internet sunucusundan silinen 30 bin e-postayı paylaşması durumunda kendisinin de vergi bilgilerini açıklayacağını söyledi.

Bakanlığı döneminde e-posta yazışmalarını kişisel hesabından yürüttüğünün ortaya çıkmasından sonra seçmen nezdinde güven eksikliği sorunu yaşayan Clinton ise, bunun bir hata olduğunu kabul etti ve “eğer geriye dönebilseydim elbette farklı davranırdım” dedi.

Clinton, Cumhuriyetçi rakibinin büyük şirketler için vergi kesintilerini savunan politikalarını sert biçimde eleştirirken, asgari ücretin artırılması, altyapı projelerine daha fazla yatırım yapılması ve kadınlar için eşit ücretin güvenceye alınması çağrısında bulundu.

Trump ise, Demokratların politikalarının Amerikan istihdamının yurtdışına taşınmasına yol açtığını öne sürerken, bunda Clinton’ın desteklediği uluslararası ticaret anlaşmalarının rolü bulunduğunu savundu.

Ekonomi üzerinde hararetli tartışma

Clinton, sadece varlıklılara değil herkesin yararına olacak bir ekonomi inşa etmeleri gerektiğini vurguladı.

Trump’ın desteklediği politikaların 8 yıl önce ülkenin tarihinin en kötü finansal krizine sürüklenmesinde önemli rol oynadığını savunan Clinton, son 8 yılda uygulanan politikalar sayesinde şu anda ekonominin çok daha iyi durumda olduğunu ve eski politikalara geri dönmemeleri gerektiğini söyledi. Clinton, Trump’ın savunduğu, “Varlıklılara vergi kesintisine gidilmesi işe yaramadı” ifadesini kullandı.

Trump, başkan olması halinde uygulayacağı vergi kesintisi politikalarıyla eski başkanlardan Ronald Reagan döneminden bu yana ülkedeki en yüksek istihdamın yaratılacağını savundu.

Clinton’ın desteklediği vergi politikaları yüzünden istihdamın yurtdışına taşındığını öne süren

Trump, ABD’de altyapının kötü bir durumda olduğunu savunurken, “Ortadoğu’ya harcanan 6 trilyon dolarla ABD’nin iki kere yeniden inşa edilebileceğini” söyledi.

Clinton’ın ise, Trump’a hitaben, “Belki de bu siz yıllarca vergi ödemediğiniz için oldu” şeklindeki yanıtı alkış aldı.

Cumhuriyetçi aday, Clinton’ın Trans-Pasifik Ortaklık ticaret anlaşmasına geçmişte verdiği desteğe sert şekilde yüklendi ve anlaşmanın son haline karşı çıktığını açıklayan Clinton’ın, kendisinin pozisyonunu gördükten sonra tavrını değiştirdiğini iddia etti.

Trump’ı ‘ırkçı yalan üretmekle’ suçladı

Tartışmanın bir yerinde Clinton, Trump’ın tartışılan konulara ilişkin sunduğu kendi versiyonuna karşı çıkarken, rakibine hitaben “kendi gerçekliğinde yaşadığını biliyorum” ifadesini kullandı.

Trump’ın, yıllarca Barack Obama’nın ABD’de doğmadığını iddia ettikten sonra neden bu iddiasını geri çektiği yönündeki sorulara net yanıt vermediği gözlenirken, Clinton, Trump için, “siyasi faaliyetine bu ırkçı yalanla başladı” şeklinde suçlama yöneltti.

Clinton, Donald Trump’ı Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i övdüğü ve Rusya’nın Amerikan hükümetini “hack”lemesi önerisini ortaya attığı gerekçesiyle eleştirdi.

IŞİD tartışması

IŞİD’le mücadelenin de gündeme geldiği tartışmada Trump, Başkan Obama ve Clinton’ı Irak’tan ABD askerlerini çekerek bir boşluk yarattığını ve bu boşluk sayesinde IŞİD’in ortaya çıktığını savundu. Clinton ise Irak’tan asker çekme kararı anlaşmasına önceki başkan George W.Bush’un imza attığını hatırlattı.

Trump’ın IŞİD’e karşı izlenen stratejiyi eleştirirken bir alternatif sunmadığı görüşünü dile getiren Clinton, “IŞİD’e yönelik hava saldırılarını yoğunlaştırmalıyız ve IŞİD’i Rakka’dan kovmaları ve örgütün halifelik oluşturma iddiasına son vermeleri için Arap ve Kürt ortaklarımızı desteklemeliyiz” diye konuştu.

Clinton, ABD içinde radikalleşen gençler sorunun tartışıldığı bölümde, ABD’nin hem ülke içinde hem de dışında Müslüman toplumlarla birlikte çalışması gerektiğini savundu ve Trump’ın Müslümanları hedef alan alan açıklamalarına yüklendi.

Trump da, ABD’nin dünyanın ‘polisi’ olmaması gerektiğini belirtirken, ayrıca, İran’la varılan nükleer anlaşmayı ‘müzakere edilmiş en kötü anlaşmalardan biri’ sözleriyle eleştirdi.

‘Başkan olmaya hazırlandım’

İki aday da, ülkeyi en iyi yönetebilecek kişiler olduğu imajını ortaya koymaya çalıştığı görülürken, Clinton’ın, tartışmanın bir bölümünde, kendisini tartışmaya hazırlanmak için kampanyaya ara vermekle eleştiren Trump’a, “Sanırım Donald beni açık oturuma hazırlanmakla eleştirdi. Evet hazırlandım. Biliyor musunuz başka neye hazırlandım? Başkan olmaya hazırlandım ve bence bu iyi bir şey” şeklindeki yanıtı alkış aldı.

Trump tartışmanın sonlarına doğru Clinton’a sözlü sataşmalarını biraz daha kişisel düzeye taşıyarak, Clinton’ın başkan olabilecek “dayanıklılığa ve görünüme” sahip olmadığı iddiasını yineledi.

Tartışma boyunca, eski dışişleri bakanı ve senatör olan Clinton’ın kampanyasında gündeme getirdiği yerel ve uluslararası ajandayı hayata geçirecek fırsatları heba ettiği mesajı üzerinde odaklanan Trump, “Clinton’ın deneyimi var ama bu kötü bir deneyim” dedi.

Clinton ise, siyasetteki kendi tecrübesine işaret ederek, Trump için “112 ülkeye seyahat ettiğinde, barış anlaşmaları, ateşkes anlaşmalarını, muhaliflerin serbest bırakılmasını, dünya genelindeki ülkelerde yeni açılım fırsatlarını müzakere ettiğinde ya da hatta Kongre’de 11 saat ifade verdiğinde, benimle dayanıklılık hakkında konuşabilir” şeklinde çıkışta bulundu.

Trump’ın kadınlar hakkındaki sözlerine yüklendi

Clinton ayrıca, Trump’ın kadınlar hakkında sarfettiği tartışmalı sözlere atıf yaparken, “(Trump) kadınları domuzlar, tembeller ve köpekler olarak niteleyen bir kişi” ifadesini kullandı.

Trump, 2003 yılında Irak’ın işgaline karşı çıktığını ısrarla yinelerken, 2002 Eylül ayındaki bir röportajında savaşı destekleyen sözleri hatırlatıldığında ise, “Belki düşünmeden konuştum, kim bilir” ifadesini kullandı.

Clinton, Trump’ın çok kolay provoke olduğunu ve nükleer silahları içeren bir savaşa çok kolay sürüklenebileceğini savunarak, “Bir tweet mesajıyla provoke olabilen bir kişi ellerini nükleer kodların yakınına sürmemeli” dedi.

Trump’ın nükleer silahların kullanımının tartışıldığı bölümde, “ilk saldırıyı yapanın kendisi olmayacağı” ifadesini kullandıktan sonra, “masadan hiçbir seçeneği dışlamam” diyerek kendisiyle bir anlamda çeliştiği gözlendi.

Tartışmada, yasadışı göçmenler, Clinton vakfına yapılan bağışlar, Hillary Clinton’ın güven sorunu ve eşi Bill Clinton’ın geçmişteki sadakatsizlikleri gibi seçim kampanyasında aslında sıkça işlenen konuların ise gündeme gelmemesi dikkat çekti. Uzmanlar, Trump’ın 90 dakikalık tartışmada zamanı gereksiz ayrıntılara yanıtlar vererek boşa harcadığı görüşünü savundu.

CNN’in anketine göre tartışmanın galibi açık ara Clinton

Açık oturumun ardından CNN’in yaptığı ankete göre, tartışmanın galibi Clinton oldu. İzleyicilerin yüzde 62’si Clinton’ı tartışmanın galibi ilan ederken, Trump için aynısını düşünenlerin oranı yüzde 27’de kaldı.

XS
SM
MD
LG