Erişilebilirlik

Cizreliler Sekiz Gün Sonra Özgür


Polisin PKK’nın gençlik yapılanmasına karşı operasyon yaptığı Şırnak’ın Cizre ilçesinde sekiz gün süren sokağa çıkma yasağı sona erdi. Yasağın kalkmasıyla birlikte halk kendisini sokağa attı. Sokaklardaki hendek ve barikatlar hala duruyor. Binaların birçoğunda mermi ve bomba izleri görülüyor. Sokaklar boş mermi kovanlarıyla dolu. Barikatların birinde meydana gelen patlamada üç çocuk daha yaralandı.

Sekiz gündür dış dünyayla bağlantısı kesik olan Cizre girişinde kilometrelerce araç kuyruğu oluştu. Büyük bölümü Cizre’deki sokağa çıkma yasağının sona ermesini bekliyor. Saat 7’yi gösterdiğinde yasak kalkıyor. Araçlar kontrollu olarak ilçeye bırakılıyor. İlçe derin bir sessizliğe gömülmüş durumda. Sokaklarda çok az sayıda insan var. Yollarda barikatlar ve çatışma izlerini taşıyan kamyonlar. Araçlar güçlükle geçebiliyor. Binaların önünde oturan az sayıda insan olanlara öfkeli.

Silah sesleri kesilmiş ancak güvenlik önlemleri sürüyor. Düne kadar mahalle aralarında çatışan zırhlı araçlar cadde başlarında nöbet tutuyor. Caddede toplanan ilçe sakinleri yerdeki boş mermi kovanlarını gösteriyor. Yerlerde yüzlerce mermi kovanı.

Çatışmaların ana merkezi Nur Mahallesi. Daha mahalle girişinde duvarlarda yüzlerce mermi izi var. Yerde kullanılmış bir LAW silahı mahalleye sakinlerinin ilgisini çekiyor. Duvarlarda PKK ve gençlik yapılanmasını öven yazılarla dolu. Sokak başında taşla çevrili bir alan dikkat çekiyor. Yerde kan izleri var, mahalle sakinleri burada bir sivilin vurulduğunu söylüyor. Duvardaki PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın resmi mermilere hedef olmuş.

Sokağın hemen başında ise Oytun ailesine ait ev bulunuyor. Evin bahçe duvarları delik deşik. Baba Turan Oytun evi gösteriyor. Eşi Saliha Oytun ağlayarak buzdolabını gösteriyor. Dolap mermilerle delik deşik olmuş. Oytun, ”Bizim günahımız neydi bize bunu yaptılar” diyor. Baba Oytun, sokak başındaki zırhlı araçların evlerini taradığını söyledi. Oytun, “Görüyorsunuz ne oldu. Evimiz mahvoldu. Kurşunladılar evimizi, klima, buzdolabı, televizyon hiçbir şey kalmadı zor kurtulduk. 9 gündür bu evde sahipsiz kimsesiz yaşıyoruz. 23 kişi bu evde saklandık, ne su, ne yemek, ne elektrik. Gavur böyle yapmaz” dedi.

Sokaklardaki barikatlar hala duruyor. Polisle çatışan gruplar, polisi kandırmak için barikatların arkasına cansız mankenler yerleştirmiş. Mahalle sakinleri bir camiyi gösteriyor. Duvarlarında ve camlarında kurşun izleri göze çarpıyor. Mahalle sakinleri soruyor “Müslümanım diyen bir hükümet dokuz gündür niye ezan okutmuyor?”

Mahalle duvarlarındaki bazı milliyetçi sloganlar hemen dikkat çekiyor. ‘T.C burada. İntikam tugayı.’ Mahalleli bu sloganlara tepkili. Eylemcilerin polisten korumak için sokak aralarına çektiği perdeler Suriye’nin Kobani kasabasını andırıyor. Ateşten korumak için sadece perde çekilmiyor. Bitişik evler arasındaki duvarlar yıkılarak güvenlikli geçiş yolları açılmış. Mahalle içinden geçen ve bir kısmı kapalı olan atık su kanalı da evler arasında geçiş için kullanılan yollardan biri.

Sokakları gezerken bir çocuk gözümüze çarpıyor. Bir kutu içinde onu aşkın güvercin leşini gösteriyor. ’Bunlar benimdi. Kimisi kurşunla kimisi açlıktan susuzluktan öldü” diyor.

Sokaklar hendekler, hendekler de suyla dolu. Günler sonra ilk kez içme suyu verilen ilçede su boruları hasar gördüğü için bazı evler su alamadı. Suyu akan evlerde ise bütün kaplar suyla dolduruluyor.

Sokaklarda gezerken şiddetli bir patlama sesiyle irkiliyoruz. Hemen yanımızdaki sokaktan dumanlar yükseliyor. Bir barikatın yanında el yapımı patlayıcı patlıyor. Yerde kan izleri. Üç çocuk yaralanıyor. Yaralılardan birinin eve gittiğini, kan izlerinden anlıyoruz. Çevredekiler bombanın polis tarafından yerleştirildiğini iddia ediyor.

Günlerdir evden çıkamayanlar akın akın sokaklara çıkıyor. Öfke herkesin yüzünden okunuyor. Kadri Kaplan adlı esnaf yaşadıklarını şu cümlelerle anlatıyor; ”24 saat sürekli tank, top, aklınıza ne geldiyse onlar kullanıldı. Evler harabeye döndü, insanlar öldü, 24 sivil öldü şimdiye kadar. Uçaksavar, tank kullanıldı, 9 gün sürdü bu. Elektrik kesildi, su yok, millet çamurlu su içmek mecburiyetinde kaldı.“

Zahir Dayan ise devlet yetkililerine sesleniyor: ”Cizre’de 10 gündür yapılan zulüm ve işkence tam tamına bir soykırımdır. Hepsi Erdoğan ve Davutoğlu sarayın çatışmasıdır. Bu kadar bir şey gelmiş ki başımıza anlatacak kelime bulamıyoruz. Ekmek, su bulamayan Cizre’de 25 kişi öldü. Hepsi bebek çocuk, kadın, yaşlı bunların hepsi terörist mi? Sen Gazze’ye Filistin’e gözyaşı döküyorsun bize niye dökmüyorsun?”

Mahallenin orta yerinden bir evin duvarına roket isabet etmiş. Ev çıkan yangın her şeyi kül etmiş. Evin yakınlarında yeğeni vurulan İzzet Özkurt İçişleri Bakanına tepkili. Özkurt, ”Sivillerimiz hayatını kaybetti, Sayın İçişleri Bakanı, Başbakan dedi ‘bir tane sivil kaybımız yok’ dedi. Gelip görsünler ne kadar sivil öldü. Kendi yeğenim Bünyamin İzci keskin nişancılar tarafından vuruldu. Sabaha kadar orada kaldı, kan kaybından öldü. Tanklarla, toplarla geldiler. Burası İsrail, Filistin değil” diye konuştu.

Mahalle sakinleri basına da tepkili. Yaşananların doğru yansıtılmadığını savunuyorlar. Nur Mahallesi'nde yaşayanların bir bölümü daha güvenli bölgelere gidiyor. Telefon hatları kesik olduğu için yakınlarına ulaşamayanlar çareyi Cizre’ye gelmekte buluyor. Yasak kalktı ancak halk hala tedirgin.

XS
SM
MD
LG