Erişilebilirlik

CIA'in 11 Eylül Sonrası Faaliyetleri AİHM'de


Daha önce diğer Avrupa kurumlarının da gündemine gelen CIA'in, 11 Eylül saldırıları sonrasındaki faaliyetleri bu kez AİHM'de.

Daha önce diğer Avrupa kurumlarının da gündemine gelen CIA'in, 11 Eylül saldırıları sonrasındaki faaliyetleri bu kez AİHM'de.

Amerikan Merkezi Haber Alma Teşkilatı’nın (CIA), 11 Eylül saldırıları sonrasında bazı Avrupa ülkelerinde yürttüğü faaliyetler, halen Gunatanamo’da tutuklu iki Arap kökenli davacı tarafından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi gündemine taşındı.

Yemen kökenli Suudi Arabistan vatandaşı Abdülrahim Hüseyin Muhammed El-Naşri ile Suudi Arabistan doğumlu Filistinli Zeynel Abidin Muhammed Hüseyin tarafından 2011 ve 2013 yıllarında mahkemenin gündemine taşınan Polonya aleyhindeki davanın duruşması yapıldı.

El-Naşri, 2000’de Amerikan donanmasına ait USS Cole’e düzenlenen saldırıdan sorumlu tutuluyor. “Ebu Zübeyde” olarak anılan Hüseyin ise ABD gizli servisleri tarafından 11 Eylül saldırılarının ana planlayıcılarından biri olarak görülüyor.

Yakalandıktan sonra Polonya’ya gönderilen davacılar, bu ülkede Amerikan yetkililer tarafından tutulurken gördükleri muamele nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne şikayette bulundular. Davacıların avukatları, müvekkillerinin Polonya’da oldukları sürece boğulma simülasyonu, ailelere yönelik tehdit, yüksek dozlu ses yöntemleriyle işkence gördüklerini savundu.

Davacılar, Polonya’nın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin yaşam hakkı, işkence ve kötü muamelenin önlenmesi, adil yargılanma hakkı ve etkin soruşturmayla ilgili maddelerini ihlal ettiği tezini işliyorlar.

Polonya ise konuyla ilgili soruşturmanın sürdüğü ve bunun siyasetle bağlantısı olmaksızın yürütüldüğü yönünde savunma yaptı.

Aralarında Uluslararası Af Örgütü’nün de bulunduğu bazı örgütler davacıların lehinde davaya müdahil oldu.

Daha önce Avrupa’daki bazı kurumların, özellikle de Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nin, gündemine gelen CIA’in Avrupa’daki faaliyetlerinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin önüne gelmesi bir ilk olma özelliğine sahip. Mahkemenin davayla ilgili kararını 2014’te vermesi öngörülüyor.
XS
SM
MD
LG