Erişilebilirlik

Cemil Çiçek'ten 'Başkanlık Sistemi' Tercihi


Cemil Çiçek

Cemil Çiçek

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Cemil Çiçek, Türkiye’de başkanlık sisteminin mevcut parlamenter sistemden daha iyi olacağını savundu.

Washington’daki temasları çerçevesinde Uluslararası Stratejik Araştırmalar Merkezi’nde (CSIS) bir konuşma yapan Cemil Çiçek, kendisine başkanlık sistemiyle ilgili görüşleri sorulduğunda, bu sistemin “pratik ve pragmatik bir noktadan hareketle Türkiye’nin gündemine geldiğini” söyledi.

“Anayasa yapım süreci içerisinde muhalefet partilerimiz başkanlık sisteminin doğru olmayacağını, parlamenter sistemin doğru olacağını ifade etmişlerdir. Ama kanaat olarak ifade etmem gerekir ki, en kötüsü bugünkü haldir” diye konuşan Çiçek şöyle devam etti: “Bugünkü halden Türkiye'nin kurtulması lazım. Bugünkü durumda, Türkiye kurumlar arası çatışmadan kendisini kurtaramaz. Geçmişte de kurtaramadı. Onun için bugünkü durum bizim açımızdan daha uzun bir süre sürdürülebilir bir durum değildir.”

Çiçek, Türkiye’nin Amerika’daki ve Avrupa’daki değişik sistemlerin incelendiğini ve 7 Haziran genel seçimlerinden sonra bu konunun Türkiye’nin gündeminde olmasını beklediğini söyledi.

CSIS’te “21. Yüzyılda Türkiye-ABD İlişkileri” başlıklı konferansta konuşan Cemil Çiçek, Suriye ve Irak’taki IŞİD tehdidinden, Ermenistan’da ilişkilerin normalleştirilmesine, Kıbrıs sorunundan Amerika’yla ilişkilerden beklentilere kadar farklı konulara değindi.

‘Esat rejimi yerinde kaldıkça DEAŞ’la mücadele mümkün değil’

Türkiye’nin IŞİD’le mücadele için oluşturulan uluslararası koalisyona her açıdan destek verdiğini vurgulayan TBMM Başkanı Cemil Çiçek, bu mücadelenin ancak Suriye’ye istikrar getirilerek kazanılabileceğini savundu.

“Esat rejimi yerinde durdukça, tarihin en acımasız terör örgütü olan DEAŞ'ın kökünden kazınması mümkün olmayacak, Suriye kaynaklı başka tehditler de birbirini takip edecektir” diye konuşan Çiçek, IŞİD gibi benzeri tehditlerin bertaraf edilmesinin yolunun“yaşayabilir ve gerçek siyasi dönüşümden” geçtiğini belirtti.

‘Bölgedeki tek terör örgütü DEAŞ’tan ibaret değil’

IŞİD yerine Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarının kullanmayı tercih ettiği “DEAŞ” ifadesini kullanan Meclis başkanı, bu örgütün bölgede tek terör örgütü olmadığını, IŞİD’le mücadelenin PKK gibi grupların meşru gösterilmesine hizmet etmemesi gerektiğini kaydetti.

Tüm terör örgütlerine karşı ortak tavır gösterilmesi gerektiği çağrısında bulunan Çiçek, PKK’nın IŞİD’le mücadele ediyor olmasının PKK’yı terör örgütü olmaktan çıkarmadığını söyledi ve bazı ülkelerdeki yayın organlarını PKK’yı bir insani yardım kuruluşu gibi tanıtmakla suçladı.

Türkiye’nin IŞİD’le mücadelede de üzerine düşeni yaptığını söyleyen Cemil Çiçek, 1295 kilometre sınırı olan bir ülke olarak Türkiye’nin yabancı terör savaşçılarının Suriye’ye geçişlerinin engellenmesi, IŞİD’in yürüttüğü petrol kaçakçılığıyla mücadele edilmesi, Suriye muhalefetine yönelik eğit donat programının hayata geçirilmesi gibi çabalarda üzerine düşeni eksiksiz yerine getirdiğini savundu.

Cemil Çiçek, “Türkiye’nin kendi imkanlarıyla ve bilgi kaynaklarıyla” bugüne kadar 93 ülkeden 12 bin 550 kişinin sınırlarından geçişini yasakladığını, aralarında 16 Amerikan vatandaşı olmak üzere 78 ülkeden bin 200 kişiyi sınır dışı ettiğini, 13 gümrük kapısından sekizini kapattığını, Suriye ve Irak’taki iç savaştan kaçan 2 milyon kişiyi, 225 bini kamplarda olmak üzere ağırladığını ve kendi bütçesinden bugüne kadar 5,5 milyar dolar harcadığını söyledi.

Çiçek, Türkiye’nin kendi sınırlarında yaşadığı sorunu Amerika’nın Meksika sınırındaki duruma benzeterek, Amerika’nın 18 milyar doların üzerinde harcama yapmasına, 20 bine yakın güvenlik görevlisi atamasına rağmen Meksika sınırından yüzbinlerce kaçağın içeri girmeyi başardığını söyledi. 2 milyon mültecinin Türkiye’ye sadece ekonomik değil, kamu düzeni, sağlık ve eğitim açısından da yük getirdiğini savunan Çiçek, bu yükle birlikte IŞİD’le mücadelede de ekonomik ve diğer sorumlulukların yalnızca Türkiye’den beklenmemesi gerektiğini, mücadelenin uluslararası temelde yürütülmesi gerektiğini kaydetti.

‘Irak’ta dışlanmış kesimler sisteme eklenmeli’

IŞİD’in güçlü olduğu diğer bir ülke olan Irak’ın durumuna da değinen TBMM Başkanı Cemil Çiçek, bu ülkenin tarihte ilk kez demografik yapısının siyasi sistemini belirlediğini, bu durumun Irak içinde yeni dengeler oluşturduğunu ve yeni dış politika öncelikleri belirlediğini açıkladı. “Maalesef, 2010 yılından itibaren gittikçe artan dışlayıcı ve mezhepçi yönetim anlayışının ülkeyi siyasi çıkmaza ve güvenlik krizine götüreceğine dair öngörülerimiz ve dostlarımıza telkinlerimiz doğru çıkmıştır” diye konuşan Çiçek, Suriye’deki çatışma ve terör ortamından beslenen terör örgütlerinin, Irak siyasetinden dışlanan grupları istismar ettiğini savundu.

Irak’ta geniş ve kapsayıcı bir siyasi ortam oluşturulması gerektiğinin altını çizen Cemil Çiçek, “Irak'ın terör yuvalarından temizlenmesi, iç huzura kavuşması, sınır komşusu olarak sadece Türkiye için değil, bölgesel ve küresel istikrar bakımından da hayati önemdedir” dedi. Öncelikle Irak’ta dışlanmış kesimlerin sisteme entegre edilmesi ve yapısal reformların gecikmeksizin uygulanması gerektiğini belirten Çiçek, bu anlayışla Türkiye’nin Irak’taki yeni yönetime en başından bu yana destek verdiğini söyledi.

‘1915 olaylarının açığa çıkarılmasını en fazla isteyen ülkeyiz’

Amerika Temsilciler Meclisi’ne bağlı Dışişleri Komisyonu’na sunulan ve 46 Amerikalı milletvekilinin desteğini alan Ermeni tasarısıyla ilgili olarak Kongre liderleriyle görüşmeler yürütmesi beklenen TBMM Başkanı Cemil Çiçek, CSIS konferansındaki konuşmasında, 1915 olaylarının açığa çıkarılmasını en fazla isteyen ülkenin Türkiye olduğunu açıkladı.

Türkiye’nin Ermenistan’la ilişkilerinin normalleşmesi yönündeki iradesinde bir değişiklik olmadığını vurgulayan Cemil Çiçek bununla birlikte olayların yüzüncü yıldönümüne denk gelecek olan 24 Nisan tarihi yaklaştıkça Ermenistan’ın “iyi niyetli girişimlere olumlu yanıt vermek yerine enerjisini Türkiye karşıtlığı faaliyetleri üzerinde yoğunlaştırmayı tercih ettiğine” dikkati çekti.

İki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşmesi yönünde hala umut olduğunun altını çizen Çiçek, “Sayın Cumhurbaşkanımız’ın ve Sayın Başbakanımız’ın bu olaylarla ilgili vermiş olduğu taziye mesajı ve yaptığı açıklamalar, bu yönde atılmış adımlardır. Birinci Dünya Savaşı'nın zorlu koşulları altında 1915 yılı gerçekten Anadolu tarihinde acılı ve hüzünlü olayların yaşandığı bir yıldır. Çünkü savaş varsa acı vardır ve her toplum için ve toplumun her kesimi için vardır. Sadece Ermeniler için değil” diye konuştu.

“Elbette bu savaşın acılarından Ermeniler de Kürtler de, Araplar da, Anadolu'da yaşayan tüm gruplar bu acılardan nasibini almıştır. Bütün Anadolu halkları için böyledir ve bunun birçok sebebi var, bu dönemi, adil bir hafıza perspektifiyle değerlendirmek insani ve ilmi bir sorumluluktur” diyen Cemil Çiçek, Türkiye’nin tüm arşivlerini tarihçilere ve araştırmacılara açtığını hatırlattı ve Ermeniler’in de ellerindeki tüm belgeleri ortaya koyması gerektiğini söyledi.

‘ABD ile daha çok ticaret yapmak istiyoruz’

Washington’daki Uluslararası Stratejik Araştırmalar Merkezi’nde “21. Yüzyılda Türkiye-ABD İlişkileri” konulu konferansta konuşan Cemil Çiçek, birçok uluslararası konuya değindikten sonra Türk-Amerikan ilişkilerine de dikkat çekmeyi unutmadı ve ikili Amerika’yla daha çok ticaret yapmayı istediklerini söyledi.

“Türk-Amerikan ilişkilerinin modern ortaklık kavramına uygun biçimde önümüzdeki dönemde de daha ileri aşamalara taşınmasını arzu ettiklerini kaydeden Çiçek, Amerikan firmalarının Türkiye’de daha fazla yatırım yapmasını beklediklerini belirtti. “Bu yönde ülkemizde gerekli altyapı mevcuttur ve teşvik unsurları yürürlüktedir” diyen Çiçek, amaçlarının özellikle araştırma, geliştirme ve teknoloji alanlarında Amerika’yla daha yoğun işbirliği yapmayı istediklerini açıkladı.

Cemil Çiçek ayrıca Amerika ve Avrupa Birliği arasındaki Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTIP)müzakerelerinden yola çıkarak, Türkiye ve Amerika arasındaki ikili ticaretin liberalleştirilmesini sağlayacak düzenlemelere yoğunlaşılması gerektiğini vurguladı.

Çiçek, “Türkiye olarak gerek ikili ilişkilerimizde, gerekse bölgesel ve küresel konularda biz üzerimize düşen katkıyı vermeye hazırız. Bu yönde çaba sarf etmeye hazırız. İnanıyoruz ki önümüzdeki dönem iki ülkenin işbirliği bakımından daha çok ihtiyaç duyulan bir dönem olacaktır,” dedi.

Kısaca diğer bölgesel sorunlara da değinen Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Cemil Çiçek, Kıbrıs sorununun “adil, kalıcı ve siyasi eşitlik temelinde kapsamlı bir çözüme kavuşturulması gerektiği” yönündeki Türkiye’nin tezlerini yineledi, ancak Güney Kıbrıs yönetimini Doğu Akdeniz’de tek yanlı doğal gaz arama çalışmaları yürüttüğü ve Türk tarafıyla müzakereleri kestiği için eleştirdi.

Güney Kıbrıs’ın müzakerelere yeniden başlamasını beklediklerini kaydeden Cemil Çiçek, 2015’in 50 yıldır devam eden Kıbrıs sorununun sona erdiği bir çözüm yılı olmasını umduklarını söyledi.

Türkiye’nin Avrupa Birliği hedeflerinin değişmediğinin altını çizen Cemil Çiçek, bununla birlikte müzakere başlığı açmayan Avrupa Birliği’ni samimiyetsizlik ve çifte standart uygulamakla suçladı. Çiçek, “AB 52 yıllık maceramız. Koşuyoruz ama bir noktaya gelemedik” diye konuştu.

Ukrayna krizine de kısaca değinen TBMM Başkanı Cemil Çiçek, mevcut durumun sadece Ukrayna değil, tüm bölgenin güvenliğini, huzur ve refahını olumsuz etkilediğini söyledi. Kırım’ın Rusya tarafından ilhakını Türkiye’nin uluslararası hukuka aykırı gördüğünü sözlerine ekledi.

XS
SM
MD
LG