Erişilebilirlik

Can Dündar ve Erdem Gül Duruşması Ertelendi


Cumhuriyet gazetesi genel yayın yönetmeni Can Dündar ve Ankara temsilcisi Erdem Gül’ün yargılandığı davanın ilk duruşması bugün İstanbul Adliye Sarayı’nda görüldü.

Duruşma, dava dosyasına gizlilik kararı konduktan ve duruşmanın kapalı görülmesi karara bağlandıktan sonra milletvekillerinin duruşma salonundan çıkmamakta direnmesi üzerine 1 Nisan tarihine ertelendi.

Can Dündar: Kaçak saray ve Adalet Sarayı arasında sıkıştık

Duruşma öncesi mahkeme önüne gelenlere seslenen Can Dündar, gazeteciliği savunmak için mahkemeye geldiklerini söyledi.

Dündar, “Daha önce geldiğimizde halkın gerçekleri öğrenme hakkını savunmak için buraya geldik demiştik. Sonra tutuklandık. Ardından Anayasa Mahkemesi kararıyla serbest kaldık. İki saray arasında sıkışmış durumdayız. Biri kaçak saray diğeri Adalet Sarayı. Adalet Sarayı, Anayasa Mahkemesi kararına uyarak bizi serbest bıraktı, kaçak sarayın sakini bizi tutuklatmak için her şeyi yapıyor. Siyasi, hukuki, mali baskılarla karşıya kaldık geçtiğimiz süreçte. Birazdan içeride hukuk mu hakim olacak yoksa sarayın hükmü mü onu göreceğiz. Eğer sarayın hükmü geçerli olursa Anayasa Mahkemesi’nin başına kayyum atansa daha iyi olur” dedi.

Erdem Gül: Anayasa Mahkemesi’nin de hukukunu savunuyoruz

Cumhuriyet gazetesi Ankara temsilcisi Erdem Gül ise en başından beri söylediği cümleyi yineledi ve bir kez daha “gazetecilik suç değildir” diye konuştu.

“Gazetecilik hiçbir şekilde suç değildir. Anayasa Mahkemesi de bunu teyit etti. Anayasa Mahkemesi’nin kararı dinlenmediği taktirde onların hukukunu biz savunmak zorundayız. Gazeteciliğin suç olmadığını hepimiz için anlatacağız. Suç işlemedik gazetecilik yapmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Bu sözlerin ardından ikili yanlarında avukatlarıyla birlikte Adalet Sarayı’na girdi. Bu sırada her iki gazeteciyi alkışlayan yaklaşık 300 kişilik kalabalık sık sık “özgür basın susturulamaz” sloganları attı.

Güvenlik görevlileri, 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nin bulunduğu salonun önündeki koridora avukat, milletvekili, uluslararası ve ulusal basın örgütleri temsilcileri, medya mensupları ve izleyicileri önce tek tek ve kimlik görerek almak istedi. Ancak tepki büyüyünce herkes alındı. Ancak 10 dakika kala salon değiştirilerek sanık, vekil ve izleyiciler duruşmaya daha büyük olan 16. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yönlendirildi.

Birleşik Krallık İstanbul Başkonsolosu Leigh Turner, Fransa İstanbul Başkonsolosu Muriel Domenach Hollanda İstanbul Başkonsolosu Robert Schuddeboom’un da aralarında çok sayıda konsolosluk temsilcisi de duruşmayı izledi.

Duruşma salonu hınca hınç doldu. Bazı izleyicilerin video ve fotoğraf çekimlerini duruşmanın başlamasından sonra da sürdürmesi üzerine Mahkeme Başkanı Canel Rüzgar, güvenlik görevlilerine “çekimleri sürdürenler hakkında işlem yapılması” talimatını verdi.

Savcı, gizlilik talep etti, savunma avukatları bu talebe itiraz etti

Ali Kaya’nın yerine önceki gün duruşmaya atanan Savcı Evliya Çalışkan’ın bu ve bundan sonraki duruşmaların kapalı olarak yapılması ve davaya gizlilik kararı istemesi üzerine duruşma salonunda tepkiler yükseldi.

Savunma avukatı Tora Pekin, davanın kapalı olarak görülmesinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına ve adil yargılama ilkesine aykırı olduğunu söyledi. Pekin, “normalde soruşturma gizli, yargılama açık olur. Ancak soruşturmanın ayrıntılarını bazı gazetelerden okurken yargılama gizli yapılmak isteniyor. Bizde bu durum tam tersi oluyor” dedi.

Avukat Ergin Cinmen ise davanın iki müştekisinden biri- diğeri Milli İstihbarat Teşkilatı- Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu davada müşteki olmasına itiraz etti. Cinmen, “Cumhurbaşkanı bu davada kendisi için mağduriyet doğduğunu düşünüyorsa Türkiye’deki bütün davalarda mağdur olmalı” dedi.

10 dakika aradan sonra yeniden duruşma salonuna dönen mahkeme heyeti, dava için gizlilik kararı aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın müştekiliğine yapılan itirazı reddetti ve duruşmaya öğle arası verdi.

Akın Atalay: bundan sonra söylememiz gerekenleri dışarıda kamuoyuna anlatacağız

Cumhuriyet gazetesi İcra Kurulu Başkanı ve gazetecilerin avukatı Akın Atalay, mahkemenin verdiği kararı twitter hesabı üzerinden eleştirdi.

Atalay, “Kapalı oturumda gizlilik yasağı başlamadan ve bir suç olmadan şimdiden mahkemeye söyleyeceğimi ifade edeyim. Normal koşullar altında duruşmada söylememiz gerekenleri, artık bu gizli celselerde değil, dışarıya çıktığımızda kamuoyuna anlatacağız. Zira, önce burada söyleyip sonra dışarda söylersek suç oluyor. Bu nedenle, duruşmalardan önce dışarıda aleni duruşmayı kendimiz yapacağız” dedi.

Öğle arasından sonra yeniden başlayan duruşmaya, izleyiciler alınmadı. Ancak mahkeme duruşma salonunda bulunan milletvekillerinin de çıkmasını istedi. Ancak milletvekilleri buna direnince duruşmayı 1 Nisan 2016 tarihine erteledi.

Can Dündar duruşma sonrası yaptığı kısa açıklamada, “1 Nisan'ı hiç bu kadar hevesle beklememiştik, bir şaka yapmayacaklarını umuyoruz ama biz bazı şakalar hazırlıyoruz" dedi.

XS
SM
MD
LG