Erişilebilirlik

Can Dündar ve Erdem Gül Tutuklandı


Erdem Gül ve Can Dündar

Erdem Gül ve Can Dündar

Cumhuriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve gazetenin Ankara Temsilcisi Erdem Gül, MİT tırlarının Suriye’ye silah ve mühimmat taşıdığını ortaya koyan haberleriyle nedeniyle tutuklandı. “Terör örgütüne yardım, askeri ve siyasi casusluk, devlet sırlarını ifşa etme” iddialarıyla suçlanan iki gazetecinin tutuklama kararını İstanbul 7. Sulh Ceza Mahkemesi verdi.

Türkiye tutuklama kararını Can Dündar’ın şahsi Twitter hesabından attığı ‘‘Tutuklandık’’ mesajıyla öğrendi. Dündar daha sonra Halk TV’ye yaptığı açıklamada, “Bu benim için şeref madalyasıdır. Dışarıda da içeride de mücadelemiz devam edecek” dedi.

Sabah savcıya ifade vermeden önce gazetecilerin sorularını yanıtlayan Cumhuriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni, "Bizler casus değiliz, hain değiliz, kahraman değiliz. Bizler gazeteciyiz. Burada yapılan şey de baştan sona gazetecilik faaliyetidir. Suçüstü yakalanmış bir hükümet var. Bunun yarattığı bir panik var. Bu anlaşılabilir bir şey. Ama bütün bu soruşturma sürecinin bu paniği daha da büyüteceğini düşünüyorum. Bunu uluslararası boyuta taşıyacağını ve bize de burada gizli ibaresi altında yapılan silah ticaretini, insan ticaretini belgeleme ve bütün dünyaya kanıtlama şansı vereceğini düşünüyorum” dedi.

Erdem Gül: ‘Halk tehlike altındaysa gazeteci bunu yazmakla görevlidir’

Dündar ile birlikte tutuklanan Cumhuriyet gazetesi Ankara Temsilcisi Erdem Gül de kısa açıklamasında suçlamaların gazetecilik faaliyeti olduğunun altını çizdi.

“Gazeteci aynı zamanda, eğer ülke tehdit ve tehlike altındaysa bu tehlikeyi halka bildirmek zorundadır. Geriye doğru dönersek, Suruç katliamı ve Ankara katliamı var. Bu haberler biraz da bununla ilgili haberler. Dolaysıyla halk tehlike altındaysa gazeteci bunu yazmakla görevlidir”

Dündar: ’Gazeteci devlet memuru değildir’

Can Dündar, sorgulama sırasında yaptığı savunmasında Türkiye’nin istihbarat örgütünün kendi görev tanımında olmayan silah nakli gerçekleştirdiğini bunun hem ulusal hem de uluslararası hukukta suç olduğunu söyledi.

“Ben ülkemin milli menfaatlerinin yalan söylemekten geçtiğine inanmıyorum. Ben bu halkın milli menfaatlerinin istihbarat teşkilatının kanun dışı silah ve insan ticaretinde olduğun inanmıyorum. Hiçbir suç gizli damgasıyla örtbas edilemez ve devlet yurttaşına yalan söyleyerek adil bir devlet olamaz. Bir devlet adamının görevi böyle durumlarda devletin düştüğü zor durumdan kurtarmak olabilir ama hatırlatmak isterim ki gazeteci bir devlet memuru değildir. Benim görevim; halk adına devleti denetlemek, devlet bir hata yapıyorsa hükümet bir yanlış olaya bulaşmışsa kamu adına bunun hesabını sormaktır.”

Dündar: ‘Bugün olsa yine yayınlarım’

Savunmasında doktora tezinin ‘devlet sırrı’ üzerine olduğunun altını çizen Can Dündar, Irangate, Watergate, Susurluk ve WikiL eaks örneklerinden yola çıkarak devletin suç işleme özgürlüğüne sahip olmayacağını vurguladı.

“Bugün olsa yine yayınlarım. Kamuoyu iyi ki bunları öğrendi. İyi ki Cumhurbaşkanı dün 'silahsa silah ne olmuş yani' noktasına geldi. Böyle diyerek bu görüntülerin montaj ve sahte olduğu iddialarını da boşa çıkartmış oldu, kabul etti. Bu bile bize yönelik suçlamanın düşmesi için yeterli olduğunu düşünüyorum. Cumhurbaşkanı 'silahsa silah ne olmuş yani diyorsa' ben de ' haberse haber ne olmuş yani' diyorum.’’

Can Dündar ve Erdem Gül, gün boyu İstanbul Adalet Sarayı’nda yanlarında olan CHP ve HDP milletvekilleri ile Cumhuriyet çalışanları ve gazeteci arkadaşlarının alkışlı desteğiyle Silivri Cezaevi’ne uğurlandı.

IPI: ‘Türkiye’de basın özgürlüğü ve demokrasi kara bir gün daha yaşadı’

Tutuklanan gazetecilere ulusal ve uluslararası basın örgütlerinden destek mesajlara geldi. Yetkilileri gazetecilerin serbest bırakılması gerekli reformlara yapmaya davet eden IPI-Uluslararası Basın Enstitüsü Dündar ve Gül hakkında suçlamaları da eleştirdi.

“Siyasal yararları gözetmek gazetecinin değil, siyasetçilerin işidir. Bilinmesinde kamu yararı bulunan belgeleri temin etmek ve açıklamak ise tam da gazetecilerin işidir. Gazeteciler olarak biz, gazetecilik yapan Dündar ve Gül'ün yanındayız. Terör, silahlı örgüt üyeliği ve casusluk gibi suçlamaların gazetecilerin yargılanmasında kullanıldığı Türkiye'de demokrasi ve basın özgürlüğü kara bir gününü daha yaşamıştır.”

TGS ve TGC: ‘Tutuklamalar Anayasa ve AB İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırı’

Türkiye Gazeteciler Sendikası ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti de ortak bir açıklama yayınlayarak Dündar ve Gül’ün tutuklanmasının Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, 5187 Sayılı Basın Kanunu, Türk Ceza Kanunu ve Avrupa Birliği İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırı olduğunu savundu.

Açıklamada, “Söz konusu haberin yayınlanması gazetecinin halka karşı görevidir. Kaldı ki, gazetecinin görevi devletin çıkarını korumak değildir. Devletin çıkarını koruyacak merciler Anayasamız tarafından belirlenmiştir. Gazeteci, devleti yönetenlerin belirlediği ulusal ve uluslararası politika konularında ön yargılara değil, halkın haber alma hakkına dayanır. Onu mesleğin temel ilkeleri ve özgürlükçü demokrasi kaygıları yönlendirir. Herkes kendi görevini yapmalıdır” dendi.

Gazeteciler, Cuma günü Ankara ve İstanbul’da düzenleyecekleri eylemlerle tutuklamaları protesto edecek.

XS
SM
MD
LG