Erişilebilirlik

Fransa'da Dündar ve Gül için 18 Bin İmza


Yayınladıkları bir haber yüzünden tutuklu yargılanan Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül için Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’nün (RSF) başlatttığı imza kampanyasını dünyadan 18 bin 275 gazeteci, aydın ve politikacı imzaladı. RSF Başkanı Chrsitophe Deloire, “Dünyadan çok önemli isimlerin imzaladığı “Can Dündar ve Erdem Gül’e özgürlük” imza kampanyasını hem Avrupa kurumlarına hem de Türk makamlarına götüreceğiz” dedi. Deloire, Dündar ve Erdem’in yalnızca mesleklerini yaptıkları çin cezalandırıldıklarını dile getirerek, “İkisi de özgür kalıncaya kadar bu işin peşini bırakmayacağız. Bütün uluslararası kurum ve meslek kuruluşlarını harekete geçireceğiz" dedi.

RSF Başkanı Christophe Deloire, Dündar ve Gül’ün tutuklandığı gün uçağa atlayarak İstanbul’a gitti. RSF olarak bütün AB kurumlarıya temasa geçtiler. İki gazetecinin özgür bırakılması için başlattıkları kampanya RSF’in internet sitesinin birinci sayfa manşeti, ve 24 gündür manşetten inmedi. İmza kampanyasına Amerikalı dilbilimci Naom Chomsky’den, Alman gazeteci Günter Wallraff’a, Amerika’da Watergate skandalını ortaya çıkaran gazeteci Carl Bernstein’a kadar pek çok uluslararası isim imza attı. Bununla da kalmıyor, ünlü Fransız ekonomist Thomas Piketty, Alman politikacı Claudia Roth, Türk kökenli Alman politikacı Cem Özdemir, Cezayirli karikatürist Ali Dilem, Fransızlar’ın hükümet deviren ünlü araştırmacı gazetecisi Edwy Plenel, Yunan sanatçı Mikis Theodorakis, Türk aydın ve sanatçılardan Nedim Gürsel, Zülfü Livaneli, Fazıl Say, Ahmet İnsel, Hakan Günday ve basın meslek örgütleri imzaladı. Her dakika artan imza sayısı 18 bin 275’e ulaştı.

Paris’teki merkezinde konuyu konuşmak üzere buluştuğumuz RSF Başkanı Christophe Deloire, Dündar ve Gül’ün özgür bırakılması için yaptıkları ve yapacakları çalışmaları Amerika’nın Sesi’ne anlattı:

“Cezaevinin penceresinden gökyüzünü izliyor”

Amerikanın Sesi: Can Dündar ve Erdem Gül’ün serbet bırakılması için yoğun bir çalışma yürütüyorsunuz. Dündar ve Gül'ü şahsen tanıyor muydunuz?

RSF Başkanı Deloire: “Can Dündar’a, 7 Kasım’da RSF’in basın özgürlüğü ödülü verdik. İlk kez orada tanıştım. Zaten hemen sonrasında tutuklandılar. Can burada çok ilginç bir konuşma yaptı. İstanbul’daki bürosunun iki penceresinden birisinin mezarlığa diğerinin adliyeye baktığını , ironik bir şekilde Türkiye’de gazetecilerin sık sık uğradığı iki mekanla çevrildiğini anlattı. Şimdi cezaevinin penceresinden gökyüzünü izliyor. İlk kez ödül töreninde tanıştım. Ve anlattıklarından, olup bitenleri değerlendirmesinden çok etkilendim. Can Dündar büyük bir gazeteci. Cumhuriyet ve Türk demokrasisi böyle gazetecilere sahip olmaktan gurur duymalı. RSF Can ile karşılaşmaktan ve onu desteklemekten onur duyuyor. Türk kurumları da Can ve Erdem’i serbest bırakma onurunu göstermeli. Can tek örnek değil. Türkiye’de 10’a yakın gazeteci sadece mesleğini yaptığı için cezaevinde. Can Dündar en uç örnek.

Bunu Can’ı tanıdığım için yapmıyorum. Can Dündar’ın şahsında bütün Türk gazetecilerini savunuyoruz. Bir gazetecilik modelini savunuyoruz. Türkiye’de basın özgürlüğü konusunda ciddi bir sapma var ve bunun sona ermesi için Türk meslektaşlarımıza destek vermek istiyoruz.

“Randevu taleplerimize yanıt bekliyoruz”

Amerikanın Sesi: Türk makamları nezdinde girişimleriniz oldu mu?

RSF Başkanı Deloire: Türk otoritelerine, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Davutoğlu ve Adalet Bakanı’na yazdık. Görüşme talep ettik. Yanıt bekliyoruz. Uluslararası organizasyonlarla da görüşeceğiz. Ve bu arada imza kampanyamızı da sürdüreceğiz. Liberation gazetesi ile bir dayanışma gecesi düzenledik. Fransız Dışişleri Bakanlkığı’na bu konuyu sorduk. Dışişleri “bu dosyayı büyük bir dikkatle ve yakından izliyor” yanıtını vermekle yetindi. AB’nin tavrı bu konuda yetersiz. Elbette daha güçlü bir yanıt vermeliyiz. Ama bunun için bütün gücümüzle BM, AB, uluslaarrası örgütler nezdinde mücadelemizi sürdüreceğiz. Diyalog ve mücadeleye devam edeceğiz. RSF olarak, Başbakan Davutoğlu’nun Can Dündar cezaevinde olmamalı dediğini not ettik.

Amerikanın Sesi: Fransa’dan bakan birisi olarak davaya konu olan haberi nasıl değerlendiriyorsunuz ?

RSF Başkanı Deloire: Can’ın aleyhindeki iddialar saçma. Can sadece işini yaptı. Cumhuriyet gazetesi Türk demokrasisi için çok önemli bir haber yaptı. Suriye olayının detaylarını bilmek Türk halkı ve demokrasisi için hayati önem taşıyor. Suriye ile ilgilenen her ülke için önemli bilgiler yayınladı. RSF olarak Türk otoritelerine çağrı yapıyoruz. Dündar ve Gül derhal serbest bırakılmalıdır.

Amerika’nın Sesi: Can Dündar’ın ailesi göçmen anlaşması nedeniyle AB’nin Türkiye’ye bu konuda yeterince etkili bi çağrı yapmadığını düşünüyor. AB’nin tutumunu nasıl buluyorsunuz?

RSF Başkanı Deloire: Sadece Can ve Erdem’in değil, şu anda Türkiye’de bütün gazetecilerin yaşadığı koşullar karşısında AB’nin tavrı beklenen düzeyde değil. Özelikle de Can Dündar dosyasında. Bu daha fazla devam edemez. Bu konu başta Türkiye, ardından da Avrupa yurttaşları için önemli bir konu. Bu nedenle önemli bir çağrı yayınladık. Noam Chomsky, Gunter Walraf, Watergate skandalını ortaya çıkaran Bernstein gibi dünyanın büyük isimleri imzaladı. Bunları AB ve Türk otoritelerine, uluslararası örgütlere götüreceğiz.

“AKP’ye yakın gazetecileri de desteklemiştik”

Amerika’nın Sesi : Sizin sıralamanızda Türkiye’nin basın özgürlüğü karnesi hayli zayıf.

RSF Başkanı Deloire: Arkamda gördüğünüz Dünya Basın Özgürlüğü Haritası'nda basın özgürlüğü açısından Türkiye 180 ülke içinde 149’uncu sırada. Türkiye bu haritadan çıkmalı. Unutmayın ki, 80’li yıllarda RSF, AKP’ye yakın gazetecilerin bağımsızlığını da savunmuştu. Eğilimi, politik çizgisi ne olursa olsun gazeteciler mesleklerini yapabilmeli, mesleklerini yaptıkları için özgürlüklerini kaybetmemeli. RSF çizgisinde tutarlı. Türkiye’de sivil toplum rengarenk, tepkilerini dile getirebiliyor. Çoğulcu. Çok büyük bir şans bu. Ama şu an büyük zorluklar içinde.”

XS
SM
MD
LG