Erişilebilirlik

Cameron’a Bir AB Uyarısı Da "İçeriden"


İç politikada Birleşik Krallık Başbakanı David Cameron'ın korkulu rüyası haline gelen Nicola Sturgeon, AB konusunda da Londra'yı zorlayacak.

İç politikada Birleşik Krallık Başbakanı David Cameron'ın korkulu rüyası haline gelen Nicola Sturgeon, AB konusunda da Londra'yı zorlayacak.

Genel seçimlerden büyük zaferle çıkan İskoçya bölgesel hükümetinin Başbakanı Nicola Sturgeon, Başbakan David Cameron’u AB’den çıkma amaçlı referandum konusunda uyardı, AB'den çıkma durumunda İskoçya’da yeni bir bağımsızlık oylamasının gündeme geleceği sinyali verdi

Birleşik Krallık’ta yapılan genel seçimlere yönelik kampanya sürecinde Avrupa Birliği’ni kendisi aleyhinde kullanan partilerin önünü kesmek amacıyla bazı vaatlerde bulunan, seçimlerden beklenmedik düzeyde bir zaferle çıkınca da verdiği vaatlerin tutsağı durumuna düşen Başbakan David Cameron’ın Avrupa başkentlerinin tümü tarafından olumlu karşılandığını söylemek zor. Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği’nden çıkmasının yaratacağı sonuçlar konusunda defalarca uyarılan Cameron’a bu kez güçlü bir uyarı da “içeriden” geldi.

Brüksel’de düzenlenen bir konferansta konuşan ve son seçimlerde Avam Kamarası’nda liderliğini yürüttüğü İskoç Ulusal Partisi’nin 56 sandalye kazandığı İskoçya bölgesel hükümetinin Başbakanı Nicola Sturgeon, Cameron’ın Avrupa Birliği ile ilişkileri yeniden müzakere etmesinin tehlikeli olduğu ve İskoçya’nın bağımsızlığına yönelik talepleri yeniden tetikleyebileceği uyarısında bulundu.

İngiliz muhafazakar basınının “İskoçya’nın yeni kraliçesi” ilan ettiği Sturgeon, 2017 sonundan önce düzenlenmesi öngörülen referandumdan Avrupa Birliği’nden çıkma (Brexit) sonucu çıkması halinde İskoçya’da yeni bir bağımsızlık referandumu düzenlenmesinin durdurulamayabileceğini belirterek, “David Cameron'a mesajım şudur; başka bir bağımsızlık referandumu için koşulları yaratmak istemezsin. Avrupa Birliği'nin parçası olmalıyız. Birlikten ayrılmak istemeyen İskoçya, Avrupa'dan çıkarılmak istenirse buna güçlü tepki verilecektir” dedi.

Sturgeon’ın bu durumun oluşmaması için önerdiği yöntem ise “çifte çoğunluk” oldu. Çifte çoğunluk, Birleşik Krallık’ın ancak İngiltere, Kuzey İrlanda, İskoçya ve Galler’in bu yönde oy vermesi halinde Avrupa Birliği’nden çıkmasına dayanıyor. Su götürmez şekilde Avrupa Birliği üyeliğinden yana olduğunun altını ısrarla çizen İskoç siyasetçi, Cameron'ın muhtemelen kontrol edemeyeceği tehlikeli bir yola girdiği görüşünde. Avrupa Birliği antlaşmalarını değiştirerek reform gerçekleştirmek yerine mevcut antlaşma kapsamında reform yapmak Sturgeon’ın tercih ettiği yolu oluşturuyor.

Avrupa Birliği konusunda Cameron’la çok derin görüş ayrılığı içinde olduğu görülen Sturgeon, İskoçya’nın Brexit’i kabul etmeyeceğini net şekilde ortaya koydu. İskoçya’da yapılan son anketler de Sturgeon’ı destekler nitelikte. Sturgeon, “Eğer Birleşik Krallık, bize söylendiği gibi bir aileyse, kimse bir diğerine bir şey dikte etme durumunda olmamalı” ifadelerini kullandı.

Avrupa Birliği üyeliğinin hem Birleşik Krallık hem de İskoçya için en iyi opsiyon olduğu konusunda kırılması oldukça güç bir inanca sahip olduğunu gizlemeyen Sturgeon’ın Cameron’ı referanduma giden süreçte çok zorlayacağı daha şimdiden belli. Reform talepleri konusunda Avrupa Birliği başkentlerini ikna etmekte çok zorlanacağına kesin gözüyle bakılan Cameron’ın olası bir hezimete uğramamak için dışarıda atacağı adımların yanı sıra içeride atacaklarını da ince eleyip sık dokuması kaçınılmaz gözüküyor.

XS
SM
MD
LG