Erişilebilirlik

Bu Yılki Nükleer Zirvede Çıta Yükseltildi


Aralarında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da bulunduğu 50 ülkeden devlet ve hükümet başkanları bu hafta 2016 Nükleer Güvenlik Zirvesi’ne katılmak üzere Washington’da. 31 Mart-1 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek zirvede liderler korunmasız nükleer materyallerin korunması konusuna ağırlık verecek. Bu nükleer malzemelerin yanlış ellere geçme endişesi günden güne büyüyor.

IŞİD’in Avrupa başkentlerinde son düzenlediği terör eylemleri, cihatçı örgütün Batı’nın gelişmiş güvenlik sistemlerine dahi sızabildiğini gösteriyor. Paris ve Brüksel’deki saldırıların yol açtığı can kaybının büyüklüğü bir yana, bu teröristlerin eline nükleer malzemelerinin geçmesi durumunda yol açacakları tahribat hayal bile edilemeyecek kadar ağır olabilir.

Heritage Vakfı'ndan Michaela Dodge, “Korunmasız nükleer materyaller kaçak bir şekilde nükleer silah imalatında kullanılabilir, bunlarla kirli bomba yapılabilir. Daha da kötüsü, bunlar devlet dışı aktörlerin eline geçerse çok ciddi bir tehdit oluşturur” diyor.

IŞİD militanları bu ayın başında kimyasal başlıklı roketlerle Kerkük yakınlarında Türkmenler’i hedef alan bir saldırı düzenledi. Saldırıda 600’e yakın kişi yaralandı. Bu tarz grupların cephaneliklerine nükleer silah katma olasılığı kaygılara yol açıyor.

Küresel Güvenlik Ortaklığı Merkezi'nden Michelle Cann, “Gerçek bir silahtan öte nükleer ya da radyoaktif bir madde elde etmeleri daha olası. Sonuçta sorun çıkartmak için gerçek bir silaha da ihtiyaçları yok. Basit el yapımı bir nükleer cihaz, önemli ölçüde fiziksel zarar vermeye yetebilir” diyor.

Teröristlerin bu imkanlara ulaşmasını önlemek, daha sıkı kontrol gerektiriyor.

Dodge, “Devletler bu malzemelerin ne kadar önemli olduğunun farkında. Bundan dolayı da bunları en iyi şekilde korumaları ve güvence altına almaları gerek. Yıllar önce uygulamaya konan silahsızlanma rejimi ve bu materyallere verilen önem yeterli olmayabilir” diyor.

Michelle Cann, bu tarz tehditlerin nükleer güvenlik zirveleri gibi uluslararası çabalarla azaltıldığını söylüyor: “1500 kilogram yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum ve plütonyumu güvence altına aldık. 2010’dan bu yana 12 yeni ülkeyi zenginleştirilmiş uranyumdan arındırdık. Birçok ülkede bu konuda eğitim sağlayan merkezler kurduk.”

Az miktarda nükleer materyal bile çok yıkıcı sonuçlara yol açabilir. Nükleer malzemelerin kötü ellerin eline geçmemesi için, bu önleyici çabaların sürdürülmesi gerektiğinde tüm kesimler görüş birliği içinde.

XS
SM
MD
LG