Erişilebilirlik

Brüksel’de Barış ve Demokrasi Konferansı


Brüksel'de düzenlenen Barış ve Demokrasi Konferansı'na Belçika'nın yanı sıra Avrupa'nın çeşitli ülkelerinden gelen delegeler katıldı.

Brüksel'de düzenlenen Barış ve Demokrasi Konferansı'na Belçika'nın yanı sıra Avrupa'nın çeşitli ülkelerinden gelen delegeler katıldı.

Kürt sorununa çözüm amacıyla başlatılan ve ilk aşaması tamamlanmak üzere olan süreçte gündeme gelen konferansların üçüncü ayağı Ankara ve Diyarbakır’ın ardından Brüksel’de yapıldı.

Türkiye’de Kürt sorununa çözüm amacıyla başlatılan süreçle ilgili tartışmaların yoğunlaştığı bir dönemde Brüksel’de “Barış ve Demokrasi Konferansı” düzenlendi. Daha önce Ankara ve Diyarbakır’da yapılan konferansların devamı niteliğinde olan iki günlük toplantıda verilen mesajlar büyük ölçüde Abdullah Öcalan’ın ilk gün okunan mesajı etrafında şekillendi.

Öcalan’ın mesajı bir yandan “zaman” diğer yandan ise “söylem” uyarısı içeriyordu. “PKK’nın kendi üstüne düşen sorumluluğunu yerine getirmesi sayesinde ölümlerin durduğunun, provokasyonlara fırsat vermeden geri çekilme aşamasının büyük oranda tamamlandığının” altını çizen Öcalan’ın mesajında şu ifadeler öne çıktı: “Şimdi artık hükümete sorumluluğun düştüğü ikinci aşamaya geçmiş durumdayız. Ben bu aşamayla ilgili görüş ve önerilerimi yazılı olarak devlete sunmuş bulunmaktayım. Başbakan Erdoğan’ın, ‘Silahlar sussun, fikirler konuşsun, siyaset konuşsun’ söyleminin altının doldurulması gereken aşama da işte bu aşamadır.”

Anayasal düzenlemeler de Öcalan’ın hükümetten beklentileri arasında yer aldı. “Sürece dair güvensizlikleri derinleştiren söylem ve pratiklerden herkesin uzak durması, çözüm sürecini çok fazla zamana da yaymadan somut adımların pratikleştirilmesi elzemdir” ifadelerini kullanan Öcalan mesajında, “Tüm toplumsal taraflar arasında Türkiye’nin demokratikleşmesine ilişkin zımni bir konsensüs oluşmuş bulunmaktadır. Olmayan şey, bu zımni ve tarihsel arzuyu açık, yaşayan bir iradeye dönüştürmektir” görüşüne yer verdi.

Toplantının son gününde ise 16 maddeden oluşan bir sonuç bildirisi kabul edildi. Brüksel’deki konferansın sonuç bildirisinde, “yasal-anayasal süreç” olarak adlandırılan ikinci aşamanın vakit kaybetmeden başlatılması için hükümet ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiği dile getirildi.

Özgürlüklerin önündeki kısıtlamaların kaldırılması, Öcalan’ın TBMM’nin de dahil olduğu farklı kesimlerle iletişiminin sağlanması, hükümetin siyasi partiler yasası ve seçim barajıyla ilgili düzenlemeler yapması konferans sonuç bildirisine yansıyan istekler arasında yer aldı.
XS
SM
MD
LG