Erişilebilirlik

BM'den Türkiye'ye Övgü


Hatay'ın Yayladağ mülteci kampında gösteri Esad karşıtı gösteri yapan Suriyeliler

Hatay'ın Yayladağ mülteci kampında gösteri Esad karşıtı gösteri yapan Suriyeliler

Suriye ordusu ile muhalifler arasındaki silahlı çatışmalar devam ederken can güvenlikleri olmayan sivil halkın başta Türkiye olmak üzere komşu ülkelere kaçışı sürüyor. Bölgedeki yetkililer aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu yüzlerce kişinin hemen hergün Türkiye'ye geçtiğini bildiriyor. Eldeki sayılara göre Türkiye'deki Suriyeli sayısı 25 bine ulaştı. Konteyner ve çadır kentlerde yaşayan ve Kızılay başta olmak üzere çeşitli örgütlerce yapılan insani yardımlarla yaşam mücadelesi verenlerin durumunu Birleşmiş Milletler Mülteciler Komiserliği yakından takip ediyor. Örgütün Almanya sorumlusu Stefan Telöken, Suriye’nin Kofi Annan Barış Planı’na uyarak ateşkese uyacağını açıklamasına rağmen son günlerde Türkiye’ye sığınanların sayısının artmasına dikkati çekiyor.

‘Hafta sonundan bu yana Suriye’nin komşu ülkelerine, özellikle de Türkiye’ye kaçanların sayısında büyük artış gözlemliyoruz Birleşmiş Milletler Mülteciler Komiserliği’nin elindeki verilere göre, en az 50 bin kişiden bahsedilebilir. Yerel örgütler ve muhalif gruplar ise 200 bin kişinin Suriye’den kaçtığını savunuyor. Suriye’de kalan ve insani yardıma ihitiyacı olanların sayısı ise iyimser tahminlere göre bir milyon civarında.’

Çatışmalardan kaçarak Türkiye’ye sığınmaya çalışanlara Suriye güvenlik güçleri tarafından ateş açılmasının yaşanan insanlık dramına yeni bir boyut getirdiğini belirten Birleşmiş Milletler Mülteciler Komiserliği Almanya sorumlusu, Türkiye’nin sınırlarını açık tutmasınının önemine vurgu yapıyor ve sınırdaki ‘son saldırıya rağmen Türkiye’nin sınırlarını kapatmamasını övmek gerekli’ diyor. Stefan Telöken Türkiye'de Hatay, Gaziantep, Kilis ve Şanlıurfa'da kurulan kamplara yerleştirilen mültecilerin durumununun Ürdün ve Lübnan’a sığınanlardan çok daha iyi olduğu görüşünde.

‘Birleşmiş Milletler Mülteciler Komiserliği Türkiye’deki insani yardımların organizasyonunu yakından izliyor. Türkiye diğer ülkelere kıyasla kısa bir süre içinde çadır ve konteyner kentler kurarak, gerekli hizmetleri sunmayı başardı. Ürdün, Lübnan ve Irak’a kaçanlar ise akrabalarının ve tanıdıklarının yanlarına sığınmak zorunda kalıyor. Ancak tüm bölgede kapasitelerin zorlandığını biliyoruz ve uluslararası toplumun bir an önce desteğini artırmasını diliyoruz.’

Telöken, Kofi Annan Planı’nın başarısız olması durumunda, Türk ordusunun Suriye’de ‘güvenli bölgeler’ oluşturması yönündeki tartışmalar konusunda Birleşmiş Milletler Mülteciler Komiserliği taraf olamayacağını belirtiyor.

‘Bu bizim destek vereceğimiz yada karşı tavır alacağımız bir konu değil. Bu yönde bir karar siyasiler tarafından verilmeli. Bizim önceliğimiz insani yardımın devamı. Geçmişte benzer örneklerde insani yardımın organizasyonunda olumlu deneyimlerimiz oldu, ama aynı zamanda ‘güvenli bölgeler’ modelinin işimizi zorlaştığını da gözlemledik.’

Öte yandan Alman siyasetinde Suriye konusunda farklı görüşlerin ağır bastığı, özellikle Başbakan Merkel’in bu konuda bağlayıcı açıklamalardan kaçındığı biliniyor. Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle, Suriye’ye müdahele konusunda çekincelere sahip olduklarını birkaç kez dile getirdi. Son olarak İstanbul'da gerçekleştirilen ‘Suriye'nin Dostları İkinci Toplantısı'na katılan Westerwelle, Suriye'ye çözüm konusunda bir mühlet tanınmasına karşı olduklarını, siyasi bir çözüm arzuladıklarını ve bunun için doğru adresin Birleşmiş Milletler ve Arap Birliği olduğunu söylemişti.


XS
SM
MD
LG