Erişilebilirlik

‘Berlin Selefiler'in Yeni Merkezi Oldu’


Selefiler gibi cihat yanlısı grupların Almanya’da hızla yayılmaları siyasetçileri ve güvenlik birimlerini endişelendirmeye devam ediyor. Alman iç istihbaratı Anayasayı Koruma Örgütü'nün elindeki bilgilere göre başkent Berlin Selefi hareketinin yeni merkezi haline dönüşüyor. Kentte en az 690 kişinin kendini Selefi olarak tanımladığını ve bunlardan en az 360’nın ‘şiddeti destekleyen militan kesim’ olarak sınıflandırıldığını belirten Anayasayı Koruma Örgütü yetkilileri, Berlin’deki Selefi sayısının son beş yıl içinde iki kat arttığına dikkat çekiyor.

Yapılan tüm aydınlatıcı kampanyalara ve özellikle gençlere yönelik projelere rağmen, Selefilere katılanların sayısındaki artışı kaygıyla değerlendiren yetkililer, Selefiliğe karşı daha güçlü bir şekilde mücadele edilmesi gerektiğini vurguluyor. İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere geçen Aralık ayında konuyla ilgili yaptığı açıklamada, Almanya genelinde de artış tespit edildiğini ve 7 bin 900 Selefi bulunduğunu, bunlardan en az 850’nin şiddet yanlısı olduğunu, 760 kişinin ise IŞİD saflarında savaşmak üzere Suriye ve Irak’a gittiğini duyurmuştu. Yetkililer uzun bir süredir IŞİD kamplarından geri dönen kişilerin, olası terör eylemleri karşısında dikkatli olunması gerektiği konusunda uyarıda bulunuyorlar.

Yapılan yorumlarda, Berlin’in radikal İslamcılar için bir merkez haline gelme sebebinin kentteki artan mülteci sayısı ve yoğun Arap nüfus olduğu ifade ediliyor. Selefi grupların son aylarda koordineli bir şekilde mülteci kampları önünde bedava Kur’an dağıtma bahanesiyle, IŞİD ve diğer radikal oluşumların propagandasını yürüttüğünü gözlemleyen güvenlik birimleri, mültecilerin kaldıkları yurtlardaki özel güvenlik görevlilerinin arasında da Selefi yanlısı olanların bulunduğuna dair bilgileri değerlendiriyor.

Öte yandan Almanya’nın diğer kentlerine oranla Berlin’de çok daha fazla caminin bulunduğu, Arap cemaatine hizmet veren bazı camilerin son zamanlarda Mısır, Suriye ve Libya gibi ülkelerden IŞİD’e yakınlığı ile bilinen ‘konuk imam’ davet ederek, radikal görüşlerin yayılmasına olanak sağladıkları belirtiliyor.

Geçen yıl Berlin’deki El Nur Camii'deki vaazlarında bir kadının eşinin cinsel ilişkide bulunma talebini hiçbir şekilde geri çevirmeye hakkı olmadığını, eşinin izni olmadan dışarı çıkamayacağını ya da çalışamayacağını söyleyen bir Mısırlı imam, gelen tepkilerden sonra soruşturma açılması üzerine ülkesine geri dönmüştü. Yine geçen yıl başka ‘konuk imamların’ camilerde nefret vaazları vermesi, cihat ve Yahudilerin öldürülmesi çağrısında bulunması sonrasında, Berlin eyalet hükümeti camilerde görev yapacak imamların ve okullarda ders verecek din dersi öğretmenlerinin eğitileceği bir enstitü kurulması için çalışmalara başladı. Planlanan eğitim enstitüsünde yalnızca imam eğitimi verilmeyerek, Müslüman gençlere yönelik sosyal çalışma yapacak kişiler de eğitilmesi hedefleniyor. Eyalet hükümeti söz konusu enstitünün 2017’den itibaren eğitime başlamasını amaçlıyor.

‘Selefilik konusunda daha fazla önlem alınmalı’ diyen Yeşiller Partisi milletvekili Arif Ünal, buna rağmen Almanya’da yaşayan Müslümanlar içinde şiddet eylemlerini savunanların sayısının yok denecek kadar az olduğunun da unutulmaması gerektiğini belirtiyor. Yaklaşık 4 milyon Müslüman içinde, Sünni çizgiyi savunan aşırı İslamcı Selefilerin yüzde 0,5’lik bir oran oluşturduğunu hatırlatan Ünal, konuyla ilgili tartışmaların Alman kamuoyundaki önyargıları güçlendirecek şekilde yapılmamasına da özen gösterilmesini istiyor.

XS
SM
MD
LG