Erişilebilirlik

Berlin Duvarı'nın Yıldönümüne Siyaset Karıştı


Almanya 9 Kasım Pazar günü Berlin Duvarı'nın yıkılışının 25'inci yılını kutlamaya hazırlanırken, siyasi olarak pek de alışık olmadığı bir tartışmayla karşı karşıya kaldı. Almanya'nın doğusundaki Thüringen eyaletinde Sol Partili başbakan koalisyon kuruyor

Almanya önümüzdeki 9 Kasım Pazar günü Berlin Duvarı'nın yıkılışının 25'inci yılını kutlamaya hazırlanırken, siyasi olarak pek de alışık olmadığı bir tartışmayla karşı karşıya kaldı. Buna neden ise Almanya’nın doğusunda bulunan Thüringen eyaletinde eski Doğu Almanya‘daki komünist partisi SED’nin devamı olarak kabul edilen Sol Parti’den bir siyasetçinin başbakanlığı ile kurulacak koalisyon hükümeti.

14 Eylül’de yapılan seçimlerde Sol Parti, yüzde 28,2’lik oy oranıyla en yüksek oy oranına erişmişti. Sol Parti, Yeşiller ve SPD’nin katılımıyla koalisyon çalışmaların sona yaklaşmasıyla birlikte Alman siyasetinde hemen hiç rastlanmayan bir olay oldu ve Cumhurbaşkanı Gauck üçlü ortaklığı eleştirerek, ‘Eski Doğu Almanya’da yaşamış, benim yaşımda olanlar bu seçim sonucunu kabul etmekte zorlanacaklar’ şeklinde görüş belirtti. Kendini sosyalist olarak tanımlayan Sol Partili Bodo Ramelow’un başbakan olacak olması ile ilgili olumsuz düşüncelerini paylaşan Gauck, ‘Thüringen’de başbakanı çıkaracak olan parti insanları ezen ve zulmeden eski Doğu Almanya devlet partisi SED’den ne kadar farklı düşünüyor? Ramelow’un başbakan seçilmesiyle ilgili çekincelerim var. Biz ona güvenebilir miyiz?’ dedi ve buna rağmen seçim sonucunu kabul etmek zorunda olduğunu da belirtti. İşte bu açıklamalar Almanya’da siyaset ve kamuoyunda büyük tepkiye neden oldu.

Sol Parti’nin Eş Başkanlarından Katja Kipping, bir Cumhurbaşkanının sözlerini çok iyi tartarak seçmesi gerektiğini ve partinin seçmenlerinin demokratik olgunluğunu sorgulayan ifadelerini kesinlikle red ettiklerini açıkladı. Medyada yer alan ve çok sayıda hukukçunun da görüşünğn aktarıldığı yorumlarda ise Gauck’un aldığı tavrın Almanya’daki Cumhurbaşkanlığı makamının sınırlarını aştığı öne sürüldü.

Yorumlarda Gauck’ın parti siyaseti yaptığı şüphesini uyandırmasının inandırıcılığını ve otoritesini zedeleyeceği ve makamının zarar göreceği belirtildi. Almanya’da Cumhurbaşkanının görev alanı ve siyasi sınırları yasalarla belirlenmiş durumda. Buna göre Cumhurbaşkanı ülkeyi dışarıya karşı temsil etmekten ve hükümet üyelerini, yargıçları ve yüksek memurları atamaktan sorumlu. İmzası ile yasalar yürürlüğe girerken, siyasi konularda görüş belirtmesi hoş görülmüyor.

Alman Cumhurbaşkanı‘nın ABD Başkanı’nın ya da başka devlet başkanlarının sahip olduğu gibi parlamenter organlar tarafından kabul edilmiş bir kanunu veto etme yetkisi de yok. Ancak Gauck göreve geldiğinden bu yana yaptığı başka çıkışlarla da dikkati çekti. Cumhurbaşkanı’nın Almanya’nın dünyada daha etkin rol oynamak için gerekirse yurtdışında askeri olarak da görev yapmaya hazır olması yönündeki sözleri tartışma konusu oldu. Geçen Nisan ayında ise Gauck’un Ankara’ya yaptığı resmi ziyaret sırasında Türkiye’deki demokrasiyle ilgili olarak yaptığı eleştiriler tepkiye neden olmuş ve iki ülke arasında diplomatik krize yol açmıştı. Kendisini ‚demokrasi ve özgürlük bağımlısı‘ şeklinde tanımlayan Gauck, eski Doğu Almanya'da Protestan rahip olarak görev yapmış ve insan hakları savunucusu olarak 9 Kasım’da Berlin Duvarı’nın yıkılmasına neden olan rejim karşıtlarının düzenlediği protesto eylemlerine öncülük etmişti.

Öte yandan Gauck’un neden olduğu tartışmalara rağmen Thüringen Eyaleti’nde Sol Partili Bodo Ramelow’un başbakanlığa seçilmesine kesin gözüyle bakılıyor. Ramelow’un 5 Aralık’ta göreve başlaması bekleniyor. Böylece Sol Partili biri Berlin Duvarı’nın yıkılmasının 25'inci yılında, Almanya’nın birleşmesinden sonra ilk kez, bir eyalette başbakanlık görevini üstlenecek.


XS
SM
MD
LG