Erişilebilirlik

Belçika’da Terör Turizmi de Vurdu


Belçika’nın ünlü Bruges kentinde, bu yaz sokaklar geçen yıllardaki kadar kalabalık değil. UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası Listesi’ne aldığı tarihi kent, İrlandalı ünlü oyuncu Colin Farrell’in In Bruges adlı filmi sayesinde de turistler için bir cazibe merkezi haline geldi. Turizm, Bruges’ün en büyük ikinci gelir kaynağı olarak kent eknomisinde önemli bir yer tutuyor. Ancak 2016 yılı turizm sektörü açısından zorlu bir yıl oluyor.

Geçen yıldan beri Avrupa’da ardı ardına terör saldırıları yaşandı. Bunlardan biri de geçtiğimiz Mart ayında Brüksel’de meydana geldi. Brüksel havaalanı ve metrosuna yapılan bombalı saldırılarda 32 kişi öldü, yaklaşık 100 kişi de yaralandı. O günden beri, Belçika’nın başkentinde silahlı güvenlik güçleri sokaklarda devriye geziyor.

Bruges Belediye Başkanı Renaat Landuyt, havaalanı saldırısından sonra birçok seyahat acentasının Belçika’yı gezi programlarından çıkarttığını söylüyor.

Landuyt, “Amerika’dan ve Japonya’dan gelen turist sayısı azaldı. En büyük ekonomik darbeyi oteller alıyor. Büyük oteller konaklama fiyatlarını düşürdü ancak küçük otellerin böyle bir gücü de yok” diyor.

Landuyt, bu yıl Bruges’e gelen yabancı turist sayısında yüzde 20 düşüş olduğunu söylüyor. Ancak Ağustos ayında havaların iyi gitmesi sayesinde kente yerli turist akını artmış.

Terörün etkilediği tek kent Bruges değil. Saldırıların ardından Brüksel’deki turizm sektörü de yüzde 25 oranında bir küçülme yaşamış. Brüksel’de son aylarda turizm sektörü, Belçika’nın diğer bölgelerinden ve komşu ülkelerden gelen ziyaretçiler sayesinde ayakta kalıyor.

Belçika başkentinin tanıtımından sorumlu olan Visit Brussels acentasının CEO’su Geert Cochez, bu yıl turizm sezonunu çok zor açtıklarını söylüyor.

Cochez, “Saldırılardan sonraki aylarda büyük organizasyonların iptal edilmemesi için büyük çaba sarfettik. Yazın bütün faaliyetler devam etti, ancak turizmin toparlanması zaman alıyor” şeklinde konuşuyor.

Avustralyalı Janet ve Chin Wong, bu yaz Avrupa turuna çıkmış. Önce Fransa’da Paris’i ziyaret etmişler. Sonra da Brüksel’i ve Bruges’ü görmek için Belçika’ya geçmişler. Janet Wong, terör saldırılarından dolayı seyahat konusunda tedirgin olduğunu ancak planı çok önceden yaptıkları için iptal etmediklerini söylüyor.

Brüksel’de turistlerin akın ettiği Grand Place ve Manneken Pis gibi yerlerin etrafındaki hediyelik eşya mağazaları da gelir kaybı yaşıyor. Bu mağazalardan birinde çalışan Stephanie Blancard çok şanslı hissettiğini söylüyor.

Blancard, “Birçok mağazaya iş başvurusu yaptım ama hepsinden olumsuz yantı aldım. Diğer mağazaların, işlerin yavaş olmasından dolayı çalışanlarını işten çıkarttığını duydum” diyor.

Öte yandan Brüksel’deki Molenbeek semti, yeni bir turist merkezi haline gelmeye başlamış. Geçen Kasım ayındaki Paris saldırılarıyla bağlantısı ortaya çıkan Molenbeek bir süre dünya manşetlerden düşmedi. Belçikalı bir tur acentası 2015’te sadece beş kez tur düzenlediği Molenbeek semtine bu yıl 50’den fazla tur düzenlemiş. Acenta, Paris saldırılarından sonra İngilizce rehberlik hizmeti de sunmaya başlamış.

Tur rehberi Bert de Bisschop, Molenbeek gezilerinin sadece teröristlere odaklanmadığını söylüyor.

Bisschop “Terör konusunu görmezden gelmiyoruz ama semtin medyada yer almayan karakteristik özelliklerini öne çıkartmak istiyoruz. İnsanlar teröristlerin yaşadığı veya saklandıkları evleri görmek istemiyor. Sadece bölgeyi ve bölge halkını anlamak istiyor” şeklinde konuşuyor.

Belçika, Avrupa’yı ziyaret eden turistlerin uzak durmak istediği tek ülke değil. Toplam 200 kişinin ölümüne ve 500’den fazla kişinin de yaralanmasına yol açan Kasım ayındaki Paris saldırıları ve Temmuz ayındaki Nice saldırısından sonra, Fransa da turizm kaybına uğradı. Yetkililer, Paris bölgesindeki turizm geliri kaybının 850 milyon dolara ulaştığını söylüyor.

XS
SM
MD
LG