Erişilebilirlik

9 BDP Milletvekilinin Dokunulmazlıkları Tartışılıyor


Hakkari kırsalında PKK’lılarla kucaklaşan Barış ve Demokrasi Partili milletvekilleri dokunulmazlıklarının kaldırılması tehdidiyle karşı karşıya. Ancak bazı uzmanlar, milletvekillerinin cezalandırılmasının bölgedeki gerginliği daha fazla arttıracağı uyarısında bulunuyor.

Amerika’nın Sesi İstanbul muhabiri Dorian Jones’a göre, Barış ve Demokrasi Partili dokuz milletvekilinin dokunulmazlıkları, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘cezalandırılmaları için ne gerekiyorsa yapacağım’ uyarısıyla tehdit altına girdi. Milletvekillerinin, içlerinde bulundukları konvoyu durduran Kürt teröristleri kucaklama görüntülerinin televizyonlarda yayınlanmasından sonra soruşturma açıldı.

BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, kucaklaşmanın ceza getirmemesi gerektiği görüşünde. Kürkçü şunları söylüyor: ”Onlar bizimle, biz de onlarla konuştuk, sonra da bize sarıldılar. Ne yapabilirdik? Medeni insanlar gibi davrandık. Ancak bu durum yargıya gidecek kadar ciddi bir konu değil.”

Özerklik isteyen PKK’ya karşı 1984 yılından beri verilen mücadelede 40 bin kişi öldü. Hem Avrupa Birliği hem de Amerika, PKK’yı terör örgütü olarak kabul ediyor. Bahçeşehir Üniversitesi’nden siyaset bilimi uzmanı Cengiz Aktar, BDP’li milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması için mecliste yapılacak herhangi bir oylamanın, sorunu daha çok büyüteceği uyarısında bulunuyor: ”Bu durum siyasi sürecin sona erdiği anlamına gelir. Kürtler daha çok dışlanmış olur. Gençler dışlandıklarını daha çok hissediyor. Hatta topluma entegre olmuş, şiddet eylemlerine karşı çıkan ancak yine de BDP’ye oy veren Kürtler’in bile dışlandığını görebiliriz. Unutmayın, BDP seçimlerde iki buçuk milyon oy aldı.”

Ancak AKP eski milletvekili, Stratim Araştırma Enstitüsü Başkanı Suat Kınıklıoğlu, PKK’nın son aylarda saldırılarını arttırdığı ve çok sayıda Türk askerini öldürdüğü gözönünde bulundurulursa hükümetin manevra alanının daraldığını söylüyor: ”Siyasi emellere şiddet yoluyla ve barışçı kanallarla ulaşma arasındaki farkı açıkça belirlememiz gerekiyor. Bu iki yaklaşım arasındaki çizgiyi çizmek kolay değil ancak halk çok büyük tepki gösteriyor. İster milletvekili olun ister olmayın, terör saldırıları düzenleyen insanları destekleyemezsiniz.”

Kürt asıllı milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılması için mecliste son oylama, 1994‘te yapılmıştı. Suçlu bulunan dört milletvekili devletin bütünlüğünü tehdit ettikleri gerekçesiyle 10 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Milletvekillerinin hapse atılmasına PKK’yla olan çatışmaları körüklemeleri gerekçe gösteriliyor. Uzmanlar, 1990’lı yıllarda çatışmaların iyice şiddetlendiği dönemle bugün arasında benzerlikler kuruyor. Ancak Kadir Has Üniversitesi’nden Soli Özel, bugün Türkiye’nin komşularının jeopolitik haritasının geçmişten çok farklı olduğunu vurguluyor: ”1990’lı yıllarda Irak’taki Kürt siyasi oluşumunun daha başındaydık. Şimdiyse son derece özerk, yarı bağımsız, neredeyse tam bir devletle karşı karşıyayız. Ayrıca Suriye’de bir başka Kürt oluşumu sözkonusu. Kürtler, 1918-1922 yıllarında İngiliz ve Fransızlar’ın oluşturduğu siyasi coğrafya ve sistemde elde edemediklerini şimdi almaya geliyorlar.”

Ancak Milliyet gazetesi yazarı Aslı Aydıntaşbaş, önümüzdeki üç yılda yerel ve genel seçimler ve cumhurbaşkanlığı seçimleri olduğu dikkate alınırsa BDP’li milletvekillerinin kaderinin oy hesaplarına bağlı olacağını düşünüyor: ”Başbakan Erdoğan da her siyasetçi gibi seçimlerden zaferle çıkmak istiyor. Çoğunlukla Türkler’in yaşadığı bu ülkenin cumhurbaşkanı olmak istiyor. Ancak ne yazık ki son birkaç yılda Kürtlerle Türkler arasındaki kutuplaşma daha da arttı. Erdoğan istatistiklere bakınca hangi seçmen kesimine oynaması gerektiğini biliyor.”

BDP’li milletvekillerinin kaderi büyük ölçüde savcılara bağlı. Gözlemciler, PKK’yla çatışmaların şiddetlendiği bu dönemde AKP’nin, BDP’li milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılmasına yönelik oylamaya karşı çıkmasının zor olacağı görüşünde.

Yorumları göster

XS
SM
MD
LG