Erişilebilirlik

BDP'den İmralı Tutanakları İtirafı


Abdullah Öcalan'ın tutulduğu İmralı cezaevinin girişi

Abdullah Öcalan'ın tutulduğu İmralı cezaevinin girişi

Türkiye 21 Mart’ta kutlanacak Nevruz Bayramı öncesinde Abdullah Öcalan’ın açıklayacağı yol haritasını bekliyor. PKK lideri, 23 Şubat’ta İmralı adasında milletvekilleriyle yaptığı ve kamuoyuna sızan görüşmede Nevruz tarihini işaret etmişti.

Milliyet gazetesinde 28 Şubat’ta yayınlanan zabıtlara göre, Öcalan üçüncü görüşmeye BDP ve Demokratik Toplum Kongresi eş başkanlarının gelmesini istiyor. Ancak Adalet Bakanlığı’ndan henüz bu konuda adım atılmış değil. Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, bugün Ankara’da gazetecilere yaptığı açıklamada yeni heyetin bu hafta içinde adaya gidebileceğini söyledi.

AK Parti: 'Yeni heyet adaya en geç önümüzdeki hafta başı gider'

Çelik, “ Perşembe veya Cuma günü olabilir, bir sonraki hafta başına da kalabilir. İş mecrasında yürüyor umarım bir problem olmaz” dedi. AKP sözcüsü aynı heyetin gidip gitmeyeceği konusunda yorum yapmadı ve “bilmiyorum” demekle yetindi.

27 Temmuz 2011 tarihinden bu yana Öcalan’la görüşmelerine izin verilmeyen avukatları ise bugün müvekkilleriyle görüşebilmek için Bursa Cumhuriyet Savcılığı’na başvuruda bulundu. Ancak savcılık, avukatları adaya götürecek geminin bozuk olduğu gerekçesiyle başvuruyu kabul etmedi.

Öcalan’ın üç BDP milletvekiliyle yaptığı görüşmenin zaptı 28 Şubat’ta Milliyet gazetesinde yayınlanmasının ardından kızılca kıyamet kopmuştu. Başta Başbakan Erdoğan olmak üzere birçok kişi zabıtların yayınlamasını “sızdırma ve sabotaj” olarak değerlendirmişti. Gazeteyi “batsın böyle gazetecilik” sözleriyle hedef alan Başbakan Erdoğan, Balıkesir’de yaptığı konuşmada da “biz bir açıklama yapmadıkça, bütün söylemler, bütün dedikodular yalandır, asılsızdır. Ortaya dökülen iddialar, Türkiye’nin büyümesini istemeyen o çevrelerin açık bir sabotajıdır” demişti.

BDP görüşme tutanaklarının yayınlanmasında sorumluluğu olduğunun kabul etti

Bu açıklamalardan sonra gözler BDP’ye çevrildi. Geçtiğimiz hafta Twitter’dan partide yapılan soruşturmanın Salı günü biterek bir açıklama yapacağını duyuran Selahattin Demirtaş, anjiyo geçirdiği için Diyarbakır’da olunca BDP, sızmanın nasıl olduğunu bir basın açıklamasıyla kamuoyuna duyurdu.

BDP, bu açıklamayla sızmanın parti içinden olduğunu kabul ediyor. Ancak bunu kabul ederken bu notların görüşmeye giden milletvekilleri tarafından yazılı hale getirildiği bilgisini veriyor. Ama aslında bu sözlerle Başbakan Erdoğan’ın “biz açıklama yapmadan bütün söylemler asılsızdır” ifadesini de reddetmiş oluyor.
Peki bu metin nasıl parti dışına çıkarılıyor?

Açıklamada, “partimizin yetkili organları metnin çoğaltılmaması yönünde karar almıştır. İki Parti Meclisi üyemiz M. Rauf Kocaman ve Resul Baykara toplantıya ara verildiğinde kimsenin bilgisi ve onayı olmadan tutanakları alarak kendileri için çoğaltmıştır” deniyor.

‘PM kararına rağmen metin çoğaltıldı ve fotoğraf çekimine izin verildi’

Çoğaltma sırasında bir basın bürosu çalışanı, DİHA muhabiri Alper Atalay’ın metnin fotoğraflarını çekmesine izin veriyor. Açıklamada Milliyet’teki haberde ismi bulunan Namık Durukan’ın ismi geçmiyor. Ancak DİHA muhabirinin fotoğrafları Durukan’a ulaştırdığı ima ediliyor.

Açıklamada olayın ardından iki PM görevlerinden istifa ettikleri basın birimi çalışanın da işine son verildiği belirtilirken Öcalan’dan şahsen haberde adı geçen herkesten ise isim vermeden özür dileniyor.

Sekiz Türk memur serbest bırakılıyor

PKK’nın askeri kanadı HPG, ellerinde bulunan Reşat Çaçan, Zihni Koç, Kenan Erenoğlu, Abdullah Söpçeler, Ramazan Başaran, Nadir Özgen, Hadi Gizli ve Kemal Ekinci’nin yarın serbest bırakılacağını duyurdu. Örgüt, asker, polis ve kaymakam adayından oluşan sekiz kişiyi Kuzey Irak’a giden BDP heyetine çarşamba günü teslim edecek
XS
SM
MD
LG