Erişilebilirlik

'Mültecileri Siyasi Araç Olarak Kullanıyorlar'


Donald Tusk and Ahmet Davutoglu

Donald Tusk and Ahmet Davutoglu

Suriyeli mülteciler konusu, Türkiye ile Avrupa Birliği arasında 7 Mart’ta Brüksel’de düzenlenecek toplantıda bir kez daha ele alınacak. Mülteci meselesi aynı zamanda bir Ege sorunu da olduğu için önceki gün Atina’da Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras’la da görüşen Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Donald Tusk, dün de Ankara’da Başbakan Ahmet Davutoğlu ile bir araya geldi.

Heyetler arası yapılan görüşmelerden sonra Başbakan Davutoğlu ile birlikte ortak basın toplantısı düzenleyen AB Konseyi Başkanı, bölgede bazı güçlerin mültecileri siyasi araç olarak kullandığını söyledi.

Donald Tusk, “Üç ya da dört ay önce Avrupa Parlamentosu’nda yaptığım konuşmada yeni hibrit savaş gibi bir şeyle karşı karşıya olduğumuzu söylemiştim. ‘Bölgede bazı güçler mültecileri siyasi araç olarak kullanıyorlar’ demiştim. Kendi egoist çıkarları için kullananlar bulunuyor. Bu yüzden çatışmaların durdurulması bizim için elzem ama yine de iyimser olabilmek zor. Bazı politikacılar ve güç odakları geçmişte düşünemeyeceğimiz şeyleri hayal ediyor ve uyguluyorlar” dedi.

Tusk: Hedefimiz yasadışı göçü azaltabilmek

Avrupa Birliği’nin Yunanistan’a elinden gelen tüm desteği vereceğini söyleyen Donald Tusk, bir gazetecinin “ Avrupa Birliği Türkiye’ye Ege’den mülteci geçişlerini azaltması için telkinde bulundu mu?” sorusuna “dedikodular üstüne konuşmak istemiyorum” şeklinde yanıt verdi.

“Bu tür düzenlemelerle ilgili herhangi bir görüşme yapmadığımızı ifade etmek istiyorum. Bizim için önemli olan yasadışı göç akımını azaltabilmek. Spesifik bir rakam üzerine anlaşmadık. Giderek artan ve daimi olan göç ile baş edebilmek ve mümkünse bunu ortadan kaldırabilmek istiyoruz. Yasadışı göç dediğimiz, zaman içinde insan kaçakçılığı iş modeline dönüşüyor. Biz bunu bertaraf etmek niyetindeyiz. Bu nedenle Türkiye ve Avrupa Birliği her iki taraf da önemli çalışmalar yürütüyor.”

NATO’nun Ege Denizi’nde yaptığı düzensiz göçle ilgili operasyonlarını desteklediğini belirten AB Konseyi Başkanı, Türkiye’nin de bu konuda attığı adımların destekçisi olduğunu vurguladı. Tusk, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının Schengen kapsamına alınması için çalışmaların da sürdüğünü ifade etti.

Davutoğlu: Suriye krizinin sorumluları rejim ve ona destek veren bölgesel güçler ve terör örgütleridir

Başbakan Ahmet Davutoğlu da 29 Kasım’da yapılan toplantıda mutabakata varılan ortak eylem planından sonra Türkiye ve Avrupa Birliği ilişkilerinin yeni bir aşamaya girdiğini belirtti. Vize muafiyeti konusunda kuvvetli adımlar atıldığına dikkat çeken Davutoğlu, Türkiye ve AB’nin Suriye krizinin etkilerini azaltmak için ortak çalıştığını vurguladı.

“Mülteciler sorununun AB ve Türkiye üzerinde oluşturduğu sorunu ortak bir mesele olarak ele aldık. Her şeyden önce her ikimiz de bu meselenin Türkiye ve AB sorumluluğunda gelişmemiş ama önümüze gelmiş ama ortak bir sorun olduğu konusunda hem fikiriz. Bu krizden ne Avrupa ne de AB sorumludur. Suriye krizinin sorumluları Suriye rejimi, bu rejime destek veren uluslararası aktörler ve terör örgütleridir. Bunun bedelini Türkiye ve AB ödüyor. 2,7 milyon Suriyeli Türkiye’de yaşıyor, yüz binlerce insan da Avrupa’ya geçmeye çalışıyor. Başka mülteci görünümlü istismarcılar da var. Biz insan kaçakçılığının her türünün suç olduğuna inanıyoruz.”

Davutoğlu, Suriye’deki krizin son aylarda daha çok büyümesinin temel sorumlusunun Rusya olduğu görüşünü de ifade etti.

Başbakan, “Suriye’deki bütün bunların arkasında ülkedeki istikrarsızlık ve trajedi var. Suriye’de istikrar olursa Türkiye’den AB’ye geçmeye çalışanların sayısında azalma olur. Ateşkes ihlallerin Rusya ve rejim tarafından bozulduğunu görmekteyiz” dedi.

Davutoğlu: Rusya ve rejimin ihlalleri ateşkesi kırılganlaştırıyor

Davutoğlu, Suriye’de bir hafta önce ilan edilen ateşkesin çok uzun ömürlü olamayacağını da ima etti. Başbakan, Rusya ve rejimin tutumu nedeniyle ateşkesin çok kırılgan olduğunu belirtti.

"Son dönemde sağlanan ateşkesin, çok kırılgan şartlarda seyreden ateşkesin gerçek anlamda uygulanmasına büyük önem veriyoruz. Çünkü Suriye'de istikrar olursa Türkiye'ye dönük göç dalgası da azalır. Türkiye'den AB'ye geçme çabası içerisinde olanların sayısında da azalma görülür. Ama maalesef ateşkes ihlallerinin özellikle Rusya ve rejim tarafından gerçekleşen ihlallerin ateşkesi çok daha kırılgan kıldığını hepimiz görmekteyiz. Türkiye, hiç kimseyi aç ve susuz bırakmamıştır bu destansı insanlık bir tavırdır. Türkiye AB ile imzaladığı ortak eylem planına sadıktır. Planın gereklerini yapmaktadır yapamaya devam edecektir. Türkiye, Suriye'deki istikrar, mülteci sorunu için AB ile her türlü inisiyatifi geliştirmeye hazırdır"

Davutoğlu, 7 Mart’ta Brüksel’de yapılacak görüşmeden bir gün sonra da İzmir’de Yunanistan Başbakanı Aleksis Chipras’la mülteci meselesiyle ilgili konuşacak.

XS
SM
MD
LG