Erişilebilirlik

Batı Ülkelerinde Aşırı Sağa Gün mü Doğdu?


Amerika’da Donald Trump’ın başkanlığı kazanması tüm dünyada aşırı sağcı politikacıları sevindirdi, ama buna en çok sevinen Avrupa’nın aşırı sağcıları oldu. Bunun bir nedeni bazı Avrupa ülkelerinde aşırı sağ partilerin önümüzdeki seçimlerde merkezdeki partilere büyük darbe vuracağı beklentisi. Avusturyalılar, 4 Aralık’ta yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana ilk kez bir aşırı sağcı politikacıyı başa getirebilir.

Tüm dünyada yaygınlaşan muhalif popülizm, Avusturya cumhurbaşkanlığı için mücadele veren Norbert Hofer için de geçerli.

“Seçkinler kendilerini seçmenden uzaklaştırdığında, seçimleri kazanma şansları da azalır.”

Hofer’ın aşırı sağcı Özgürlük Partisi, mülteciler yüzünden iç savaş çıkabileceği uyarısında bulunuyor ve bu söylem partiye oy kazandırıyor. Hofer, anketlerde Yeşiller Partisi adayı Alexander Van der Bellen’in az farkla önünde.

“Politikacılar korkulardan besleniyor. Yeni vaatler sunuyorlar. Belki geçmişte hiç var olmasa da eski güzel günlere geri dönmek istediklerini söylüyorlar.”

Fransa’da Ulusal Cephe’nin lideri Marine Le Pen de Avrupa Birliği ve küresel serbest ticaret konularında zamanı geri çevirebileceği iddiasında.

“İngilizler ve Amerikalılar, korku kampanyalarının kendilerini dize getirmesine izin vermedi. Fransızların da buna izin vermeyeceğinden eminim.”

Fransa’da aşırı sağı iktidardan uzak tutan etken hep iki turlu seçimler oldu. Ancak 2016 yılı, o dönemdeki oy verme eğiliminin şimdiye örnek teşkil etmeyeceğini gösteriyor.

“Birçok insan tercihlerinin bir ağırlığa sahip olması için oylarını protesto hareketlerine vermeyi tercih ediyor. Herkes seçimlerde bir şeyleri değiştirmeyi, iktidarı sarsmayı umuyor.”

Uzmanlar aşırı sağın bugünlerde en büyük dostunun Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin olduğuna dikkati çekiyor. Rus bankalarının Marine Le Pen’e siyasi kampanyası için milyonlarca dolar kredi sağladığı biliniyor.

“Putin yalnızca Avrupa Birliği çerçevesinde baskı uygulamak için bu aşırı sağcı hareketlere ödenek sağlamıyor, aynı zamanda ulusal düzeyde bu toplumların Rusya hakkındaki söylemlerini de değiştirmeye çalışıyor.”

Moskova’ya yönelik sempati, İtalyan muhalefetince de dile getiriliyor. 4 Aralık’ta İtalya’da anayasa değişikliği referandumu var. ‘Hayır’ oyu Başbakan Matteo Renzi’yi koltuğundan edebilir.

Hollanda’da da aşırı sağcı Özgürlük Partisi, 2017 seçimlerine doğru anketlere önde girdi. Parti lideri Geert Wilders’ın ırkçı nefreti körüklediği yönündeki dava da partinin ilerlemesini durduramadı.

Şimdilik gözler Avusturya’da. Avusturya seçimleri, Avrupa’da olası bir siyasi depremin ilk öncü şoklarından biri olabilir.

XS
SM
MD
LG