Erişilebilirlik

'Batı İslam'la Savaşta İddiası Çirkin Bir Yalan'


Terörle ve radikal şiddetle mücadele zirvesinin ABD Dışişleri Bakanlığı'nda yapılan oturumlarında konuşan Başkan Obama

Terörle ve radikal şiddetle mücadele zirvesinin ABD Dışişleri Bakanlığı'nda yapılan oturumlarında konuşan Başkan Obama

Beyaz Saray’ın ev sahipliğini yaptığı terör ve radikal şiddetle mücadele zirvesinin son gününde konuşan Başkan Barack Obama, Amerika’nın aralarında Müslümanlar’ın da bulunduğu göçmenleri kucaklayan bir geleneği olduğunu vurguladı.

Son günü Dışişleri Bakanlığı merkezinde yapılan ve konuk yabancı yetkililerin katıldığı oturumlar basına kapalı olarak gerçekleştiriliyor. Bu toplantılara Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz da katılıyor.

Obama zirvenin son gününde yaptığı konuşmada, “Batı’nın İslam’la savaştığı yönünde terör örgütlerinin öne sürdüğü iddialar çirkin bir yalandır” ifadesini kullandı. Obama yarım saat süren konuşmasında, birçok konuya değindi, IŞİD’le ve diğer terör örgütleriyle mücadelenin aralıksız devam edeceğini söyledi. Başkan, çoğunlukla Batı ülkelerinde Hristiyan ve Yahudiler’in Müslümanlar’a savaş açtığı iddialarını tamamen reddetti.

Obama, dünya devletlerinin ve kültürlerinin, mezhep savaşlarını önlemek için çalışması gerektiğini vurguladı ve özellikle, Müslüman dünyası içinde, Sünni ve Şiiler arasındaki mücadeleye dikkati çekti.

Terör örgütlerinin ağırlıklı olarak yoksul ve baskı altındaki toplumlar içinden savaşçı yetiştirdiğine işaret eden Obama, dünya devletlerine yoksulluk ve baskıcı yönetimlerden uzak durma çağrısı yaptı. Obama “İnsanların özellikle mezhepsel ve etnik çizgilerde baskı görmeleri ve insan haklarından mahrum bırakılmaları, radikal şiddeti körüklüyor” diye konuştu.

Tüm dünyada gençlere “nefret etmenin öğretildiğinin” altını çizen Obama, “Bizler büyükleri olarak onlara bir şeyler öğretebiliriz” dedi.

Obama dünkü konuşmasında da İslam’la savaşmadıklarını, İslam'ı kendi hedefleri için saptıran teröristlerle mücadele ettiklerini, bu kişilerin giriştiği eylemlerden hiçbir dinin sorumlu tutulamayacağını söylemişti.

Washington’da düzenlenen terör ve radikal şiddetle mücadele zirvesinin dünkü bölümünde de konuşan Başkan Obama, terör örgütü liderlerinin kendilerini ‘dini liderler gibi’ tanıttığını söyledi ve “Bu insanlar dini lider değil, bunlar terörist. Bizler İslam’la savaşta değiliz, bizler İslam’ı çarpıtanlarla savaştayız” diye konuşmuştu.

Obama o konuşmada da, gücünü aşırı görüşlerden alan şiddet unsurlarına karşı yalnızca askeri yöntemlerle mücadele edilemeyeceğinin altını çizmiş, bu olayın sosyoekonomik boyutlarına eğilmek gerektiğini, bu anlamda devletlere de önemli işler düştüğünü belirtmişti.

Sabah oturumlarının açılışında söz alan Amerika Dışişleri Bakanı John Kerry de, konuk bakan ve yetkililere yaptığı çağrıda, şu andaki en acil sorumluluğun insanları savaş meydanından çekmek ve bir daha dönmesini önlemek olduğunu vurguladı.

Kerry toplantıdaki amaçlarının, toplumların karşı karşıya olduğu en büyük tehlikeleri göğüslemek olduğunu belirti. John Kerry bu amaçla sivil toplumun faaliyetlerine yer açılması, kadın, çocuk ve mağdurların sivil toplum içinde daha fazla rol almaş çağrısı yaptı. Dışişleri Bakanı ayrıca dini eğitimin diğer dinlere karşılıklı saygı ve hoşgörüyü teşvik edecek şekilde genişletilmesi gerektiğini savundu.

Başkan Obama’nın konuşmasından önce söz alan Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki Moon teröristlerin eleman kazanmak için mağdur grupları hedef almasındaki en büyük sorumluluğun devletlerin kendisinde olduğunu vurguladı.

Aşırı görüşlere bağlı şiddet olaylarını önlemek için öncelikle insan hakları sorunlarının çözümlenmesi gerektiğini ifade eden BM Genel Sekreteri, “terörle savaş” bahanesinin muhalefeti ve bireysel liderleri susturma aracı olarak kullanılamayacağının altını çizdi. Ban, “baskı, yolsuzluk ve adaletsizliğin küskünlüğe ve hoşgörüsüzlüğe yol açtığını” söyledi.

Üç günlük zirve boyunca, Başkan Obama’nın ve toplantıları organize eden Beyaz Saray yetkililerinin dikkat çekmek istediği nokta özellikle Amerika’nın göçmenleri entegre etme konusundaki deneyimlerini paylaşmak ve bunun radikalleşmeyi önlemede sunabileceği çözüm olasılıkları oldu. Amerikalı yetkililer, belli bir grubu ismen anmama konusuna özen göstermeye çalışsa da, toplantıda Batı ülkelerindeki Müslüman toplumlar içindeki sıkıntılara, bu gruplar içinden terör örgütlerine katılımlara sıklıkla dikkat çekildi. Bununla birlikte bunları önlemek için toplumsal sorunların derinlerine inmek gerektiği vurgulandı.

XS
SM
MD
LG