Erişilebilirlik

'Başkanlık Sistemi Pazarlığına Girmeyiz’


Selahattin Demirtaş

Selahattin Demirtaş

Başbakan Ahmet Davutoğlu ve 62.Hükümet'in en önemli hedefi 2015'teki genel seçimlerde Adalet ve Kalkınma Partisi’ne tek başına anayasa değişikliğine gidecek çoğunluğu sağlamak olarak ortaya çıkarken; Kürtler, yeni anayasa ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'başkanlık sistemi' planlarına katkı sunmayı düşünmüyor. HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Kürt Sorunu'nun müzakere sürecinde 'başkanlık sistemi' pazarlığına girmeyeceklerini söyledi.

1 Eylül'de TBMM Genel Kurulu'nda 62.Hükümet Programı hakkında bilgi verilmesiyle birlikte Başbakan Ahmet Davutoğlu öncülüğündeki kabine tarafından önümüzdeki dönem izlenecek politikalar da şekillendi. 62.Hükümet Programı'nın en temel mesajı, "AKP'de devamlılık esastır" olarak verildi. Bu çerçevede önceki AKP hükümetlerince yürütülen politikaları devam ettirecek adımlar atılacağı programda ifade edildi.

62.Hükümet'in hedefi: Yeni anayasa ve çözüm

Programda, mevcut anayasayı 12 Eylül'ün biçimlendirdiği belirtilerek, 62.Hükümet'in yeni anayasa hedefi güttüğü belirtildi. Programda yeni anayasa konusunda özetle şöyle denildi:

"Geçmiş̧ hükümetlerimiz döneminde olduğu gibi 62. Hükümetimiz de, sadece AK Parti’nin değil, bütün siyasi partilerin ve sivil toplum unsurlarının beklentisi olan bu vaadi gerçekleştirmeyi ana hedeflerinden birisi olarak görmektedir. Kapsayıcı, kucaklayıcı, bütünleştirici, özgürleştirici sivil bir Anayasa hazırlamak için esasında önümüzde hiçbir engelin olmadığını görüyoruz. Bu çerçevede, milli iradeye rağmen üretilen 'kırmızı çizgiler' anlayışının, Yeni Anayasa için engelleyici bir faktör olarak gösterilmesini kabul etmediğimizi belirtmek istiyoruz.

Önceki hükümetlerimizde olduğu gibi 62. Hükümetimizin de bu konuda temel olarak kabul ettiği kıstasların, birisi haklar ve hürriyetler, diğeri de toplumsal beklentiler olmak üzere, iki ayağı vardır. Yeni Türkiye’nin Yeni Anayasası’nda her türlü temel hak ve hürriyetin, demokrasinin, hukukun üstünlüğü ilkesinin ve düşünce ile inanç özgürlüğünün temeli, toplumsal meşruiyet olacaktır.

Ayrıca, Yeni Anayasa’nın şekil açısından kısa, açık ve her vatandaş̧ tarafından anlaşılabilir olması da hedeflerimiz arasındadır. Yeni Anayasa, ortak aidiyetimizi en geniş kapsamıyla benimseyen, eşit vatandaşlık anlayışını kendisine temel kabul eden bir anayasa olmalıdır."

62.Hükümet Programı'nda dikkat çekici diğer hedef ise Kürt Sorunu'nun çözümü olarak anlatıldı. Bu bölümde şöyle denildi:

"62. Hükümet olarak çözüm süreci kapsamında yeni yol haritasının hedeflerini; terörün bitmesi, silahsızlandırma, toplumsal hayata kazandırma ve demokratik siyasete katılımın önünü açmak şeklinde koyacağız. Çözüm Süreci’yle, makbul vatandaşlık kurgusunu bozup eşit vatandaşlık ve ortak aidiyet anlayışını hayata geçirmeyi hedefledik. Bu süreç, toplumda psikolojik restorasyon yaparak, yeni bir aidiyet bilincini ortaya çıkaracak ve tahkim edecektir.

62. Hükümet olarak bizler, Türkiye’nin kaderini değiştirecek bu Kardeşlik Projesine dört elle sarılmaya devam edeceğiz."

Peki çözüm masasında anayasa pazarlığı olur mu?

Bu noktada, 62.Hükümet'in 2015 genel seçimleri öncesinde veya sonrasında AKP'nin anayasayı tek başına değiştirme gücüne ulaşmaması (TBMM'de sandalye sayısını arttıramaması) nedeniyle Kürtler ile yeni anayasa için uzlaşma arayışı da gündemde.

Hükümet'in bir diğer hedefi Kürt Sorunu'nun çözümünde masaya yeni anayasa metni taslağı getirmesi de öngörülüyor. Ancak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeni anayasa ile birlikte gerçekleştirmek istediği rejim değişikliğine Kürtler'in uzlaşma göstermesi söz konusu olacak mı? Bu soruyu HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş yanıtladı:

Demirtaş: Parlamenter sistem demokratikleşmeli

Demirtaş, Amerika'nın Sesi olarak 'başkanlık sistemi' pazarlığına nasıl yaklaşacakları yönündeki sorumuz üzerine bir grup gazeteciyle sohbet toplantısında şunları ifade etti:

"Biz Başkanlık sisteminin Türkiye’de kabul edilemeyeceğini, desteklediğimiz bir model olmadığını belirttik. Başkanlık sistemi topyekun bir sistem değişikliği gerektiriyor. Kişinin isminin başkan olmasıyla sistem değişmiş olmuyor. Sivil toplumun buna göre düzenlenmiş olması gerekiyor. Yürütmesinin parlamento sisteminin başkanlık sistemine uyarlanması gerekiyor. Bütün bu düzenlemelerle birlikte uzun yıllar geçiş süreci tartışılır. Ondan sonra başkanlık sistemi tartışılır. Ama biz Erdoğan’ı başkan ilan ettik demekle olmuyor. Biz buna karşıyız. Kesinlikle karşılığında müzakere süreci gibi şeyler getirirlerse biz böyle bir şeye girmeyiz bile. Bugüne kadar cesaret etmediler müzakere süreci AK Parti ile pazarlık mevzusu olamaz. Böyle bir şey de yapacaklarını zannetmiyorum. Getirirlerse bu haliyle başkanlık sistemini bunların önerdiği şekilde desteklemediğimizi anayasa uzlaşma komisyonunda ortaya koyduk. Mevcut parlamenter sistemin demokratikleşmesinden yanayız. Bunu savunmaya devam edeceğiz."

HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, sorular üzerine ayrıca çözüm sürecinde gelecek dönemde yine Erdoğan'ın karar verici olacağını da söyledi. Demirtaş, "Ben yine de Erdoğan’ın çözüm sürecinde muhataplığı bırakmayacağı kanaatindeyim. Birinci derecede sorumlu olarak kendisini görecektir. İsim bizim için fark etmez. Anlayış çözümden yana olsun, demokratik adımları atsın bu bizim için yeterlidir. Davutoğlu mu olsun Erdoğan mı isim önemli değil" dedi.

Dinleme iddiaları ve Paris cinayetleri

Selahattin Demirtaş, son günlerde yurtdışından Türkiye'ye yönelik dinleme faaliyetlerini de değerlendirdi ve Paris cinayetleri dolayısıyla istihbarat örgütlerini suçladı, Demirtaş, şöyle konuştu:

"Basına yansımadan önce de tahmin ettiğimiz şeylerdi. Biz de siyasetçi olarak dinleniyoruz. Tahmin ediyorum ki birçok ülke bizi dinliyor. Ülkelerin de tedbir alması gerekiyor. Hükümetin görevi aynı zamanda dinlemeyi önlemektir. T.C. milletvekilleriyiz, bürokratlarıyız, siyasetçileriyiz. Bu kadar rahat bir şekilde hem kendi ülkemiz, hem başka ülkeler bizi dinliyoruz. İşin cılkı çıkmış demektir. Fakat tahmin ediyorduk. Yeni yeni bazı şeyler ortaya çıkıyor. Sadece telefonlarımız değil, aile ortamlarımız, toplantılarımız dinleniyor. Benim evimde arkadaşlarımız ziyaret vesilesi ile yaptıkları ziyaretler de dinleniyor. Dışarıda araç bekliyor. Korumaları gönderiyoruz uyarıyoruz kaçıp gidiyorlar. Hiçbir devlet temiz değil. Özellikle Paris cinayeti konusunda Almanya’nın, Fransa’nın verilmeyen bir hesabı var. Türkiye MİT’i içinde bir ekiple bunların bağlantılı yapıldığı artık bir sır değil. Bu mevzuyu sanırım birbirine şantaj olarak kullanıyorlar. Bu suça katliama istihbaratlar bulaştı ama bir araya gelip çözmek yerine birbirine karşı pazarlık unsuru olarak kullanıyorlar. Bu dinlemeleri bunun için yapıyorlar."

XS
SM
MD
LG