Erişilebilirlik

Basın Toplantısında Basına Sınırlama


Reform İzleme Grubu’nun (RİG) 29. Toplantısı

Reform İzleme Grubu’nun (RİG) 29. Toplantısı

Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyelik süreci çerçevesinde 29. Reform İzleme Grubu (RİG) toplantısında basın özgürlüğüyle ilgili eleştiriler gündemde iken soru-cevap bölümünde sadece Anadolu Ajansı muhabirlerine soru hakkı tanınması dikkat çekti

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Çavuşoğlu'nun ev sahipliğinde, 29. Reform İzleme Grubu (RİG) toplantısı Ankara Palas Devlet Konukevi'nde gerçekleşti. Toplantıya Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile İçişleri Bakanı Efkan Ala katıldı. Toplantıda ayrıca TBMM İçişleri Komisyonu Başkanı Mehmet Ersoy, Avrupa Birliği Uyum Komisyonu Başkanı Mehmet Tekelioğlu, Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Afif Demirkıran ile Başbakanlık Müsteşarı Fahri Kasırga katıldı. Türkiye İnsan Hakları Kurumu Başkanı Dr. Hikmet Tülen ve İnsan Hakları Kurulu üyesi Dr. Levent Korkut da toplantıda hazır bulundu.

AB sürecinde 3,5 yıllık aranın ardından 5 Kasım 2013 tarihinde 22'nci fasıl, yani Bölgesel Politika ve Yapısal Araçların Koordinasyonu Faslı'nın açıldığını anımsatan Çavuşoğlu, Türkiye'nin 5. Yargı Reformu ve Demokratikleşme Paketi gibi yasal düzenlemelerle 23'cü ve 24'ncü fasıllar için temel adımları attığını savundu. Çavuşoğlu, "Siyasi kriterlerle yakından ilgili olan bu 23’üncü fasıl ile adalet özgürlük ve güvenlik faslı 24’üncü fasıl açılmaları hala siyasi nedenlerle provoke edilmektedir. AB'yi bu fasılları açmaya davet ediyoruz. Milletimizin ve hükümetimizin Avrupa Birliği'nden beklentisi ve samimi arzusu artık bu sürecin hak ettiği zeminde ilerlemesidir" dedi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ndeki Türkiye dosyalarına ilişkin bilgileri de paylaşan Çavuşoğlu, "Türkiye bekleyen dosya sayıları bakımından uzun süredir bulunduğu 2. sıradan 5. sıraya düşmüştür. Şubat ayı verilerine göre 11 bin kişiye düşen başvuru sayısı bakımından, 2012 yılı sonu itibarıyla 1,2 oranıyla ülkemiz 47 üye ülke arasında 15. sırada yer almakta iken Şubat ayı verilerine göre 0,7 oranıyla 30. sıraya düşmüştür" diye konuştu.

AB RİG toplantısında gazetecilere yönelik Çavuşoğlu'nun genel değerlendirmesi sonrasında soru-cevap bölümüne geçildi. Bu noktada ilk söz hakkı Anadolu Ajansı muhabirine tanındı. Çavuşoğlu, kendisine yöneltilen, Türkiye'nin AB sürecinde gelecek yıl AB Günü'nde nerede olmasını öngördüğü yönündeki soruyu yanıtlarken; "Gerçekçi olmak gerekir. Bir yıl sonra AB üyesi olmak istiyoruz dersek bu gerçekçi bir yaklaşım değildir ama bir yıl içinde karşılıklı çok önemli adımlar atabiliriz. Bizde bu samimiyet ve kararlılık var. Avrupa Birliği'nden de Avrupalı dostlarımızdan da aynı yaklaşımı beklemek bizim hakkımız" dedi.

İkinci soru hakkı da salondaki bir başka Anadolu Ajansı muhabirine tanındı. AA muhabiri, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'na, Freedom House'un Türkiye'yi basın özgürlüğü açısından kısıtlı ülke statüsüne yerleştiren raporunu sordu. Davutoğlu, raporu yine sert bir dille eleştirerek, şunları söyledi:

"Türkiye Kuzey Kore ile aynı kategoride ele alınıyorsa, buna mukabil çoğu komşumuz olan ve yakın temasla hepimizin takip ettiği Avrupa ülkeleri tam özgür kategorisinde yer alıyorsa, bugün Türkiye’deki gazeteci dostlarımızın her şeyden önce bu tablonun gerçek bir tablo olmadığı konusunda en azından müttefik olması lazım. Türkiye’de basın mensupları Kuzey Kore basınıyla aynı şartlarda mı çalışıyorlar. Ben Türk basın mensupları bu konuda seslerini yükseltmeliler derken, Türkiye’de basın özgürlüğü konusunda adım atmaya gerek yok demedim. Bu konu bugünde gündemimizdeydi. Gerekli adımlar atılır. Seçim kampanyasından yeni çıkmış, bu seçim kampanyasında muhalefetin her türlü görüşü özgür basın içinde ele alınmış. AKP, en sert şekilde eleştirilmiş ve eleştirilme imkanı konusunda da hiçbir eleştiriyi getirmemiş konjonktürde. Siz bu basın özgürlüğü ortamını Kuzey Kore gibi vb. ülkelerle aynı kategoride değerlendirirseniz kimse bu haritaya da bu resme de objektif diyemez. Bu konuda bize muhalefet edebilirsiniz. İçeride ve dışarıda muhalefet edenler çıkabilir ama Türkiye’nin ulaştığı düzeyi, basın özgürlüğü konusunda ulaştığı düzey konusunda kimse bu ülkeye hakaret edemez. Bu sadece Hükümetimize dönük bir eleştiri değil. Türkiye’nin ulaştığı demokratik standartlara dönük bir hakarettir. Buna itibar edilmemesi gerekir. Bir algı problemi varsa tüm bakanlıklarımız bu algı problemini ortadan kaldırmak için yurt dışında basın kuruluşlarıyla, basın organlarıyla, gazetecilerle daha yakın temasa geçmek, Türkiye gerçeğinin daha doğrudan görmeleri için onları Türkiye’ye davet etme konusunda bazı adamlar atma konusunda bazı adımlar atma hususunda bugün mutabık kaldık. Bizim eleştirdiğimiz şey o resimdir, o haritadır. Türkiye’yi kimse o haritada, zikredilen ülkelerle yan yana koyamaz. Bu oryantalist bir tavırdır. Türkiye’ye 2. sınıf ülke muamelesi yapılmasına müsaade etmeyiz. Buna da bizim Hükümetimiz kadar, gazetecilerin, aydınlarında ‘biz Kuzey Kore basını değiliz’ deme cesaretini göstermelerini beklemek de bizim hakkımız.”

Ancak Davutoğlu'nun bu açıklamaları yaptığı toplantıda, diğer gazeteciler el kaldırdığı halde kendilerine soru hakkı verilmedi. Basın toplantısı şeklinde duyuru yapılmış olmasına rağmen toplantıda sadece iki soru hakkı bulunduğu belirtildi. O iki soru hakkı da sadece hükümet kontrolündeki Anadolu Ajansı muhabirlerine verildi. Bu nedenle gazeteciler durumu eleştirmesine karşın üçüncü bir soru hakkı tanınmadı.
XS
SM
MD
LG