Erişilebilirlik

Barkey: ‘Erdoğan Yaralı Kaplan’


Lehigh Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Profesör Henri Barkey'e göre, "seçim sonuçları Adalet ve Kalkınma Partisi için değil, Cumhurbaşkanı Erdoğan için bir yenilgi. Bu yenilgide, Erdoğan’ın seçim kampanyasını kendi davası haline getirmesi ve seçim barajını düşürmemesi etkili oldu"

Türkiye’deki genel seçim sonuçları başkent Washington’daki düşünce kuruluşlarında değerlendiriliyor. Bu toplantılardan biri de Wilson Center’da gerçekleşti. Konuşmacılar, Washington’daki Türkiye uzmanlarından Henri Barkey, Gönül Tol ve Steven Cook’tu.

Seçim sürecini de yakından takip eden ve seçim sırasında Türkiye’de bulunan Lehigh Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Profesör Henri Barkey’e göre seçim sonuçları sürpriz ve seçimin kaderinin belirleyicisi, HDP’ye kayan stratejik oylar.

“Erdoğan savaşacak”

Barkey, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin muhafazakar Kürt asıllı seçmenden oy kaybetmesini hükümetin Kobani’deki tavrına bağlıyor. Barkey’ye göre bu seçimin sonuçları Adalet ve Kalkınma Partisi için değil, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan için bir yenilgi. Bu yenilgide, Erdoğan’ın seçim kampanyasını kendi davası haline getirmesinin etkili olduğunu savunan Lehigh Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümü öğretim üyesi Henri Barkey7e göre, Cumhurbaşkanı’nın en büyük hatası, yüzde 10’luk seçim barajının düşürülmemesi. Çünkü Barkey’ye göre HDP yüzde 10 barajı olduğu için kazandı. Eğer baraj düşürülseydi, HDP’nin oyları yüzde 7 ila 8 aralığında kalırdı.

Henri Barkey, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu seçimden büyük yara aldığını şu sözlerle savundu: “Erdoğan denklemden çıkmış sayılmaz. Şu anda yaralı kaplan. Savaşacaktır. Şu anda B planını bilmiyoruz ama bundan sonra ne olacağına o karar verecektir.” Barkey, Erdoğan’ın seçim sonrası sessizliğini de buna bağladı.

“Seçimin bir diğer kaybedeni Öcalan”

Barajı geçerek TBMM'ye giren HDP ile Kandil ve İmralı arasında ilginç bir döneme girildiğini savunan Henri Barkey’e göre hala Öcalan Kürtler arasında en büyük siyasi güçlerden biri olsa da Demirtaş’ın “AK Parti’yle koalisyon yapmayacağız” duruşu, Öcalan’ın karşı durduğu bir yaklaşım. Barkey, Demirtaş’ın yükselişinin İmralı’da rahatsızlık yaratabileceğini şu sözlerle ifade ediyor: “Bu seçimin belki de bir diğer kaybedeni Öcalan. Çünkü şimdi Kürtler arasında demokrat, akıllı, karizmatik bir lider ortaya çıktı.”

“CHP bölgesel parti olduğunu kanıtladı”

Steven Cook, Henri Barkey ve Gönül Tol

Steven Cook, Henri Barkey ve Gönül Tol

Peki bundan sonra ne olacak? Türkiye’yi nasıl bir süreç bekliyor? En az Türkiye kadar Amerika’da da yakından takip ediliyor bu soruların yanıtı. Toplantıya katılan üç uzman da AKP-MHP koalisyonu ihtimali üzerinde durdular. Ancak sonuç ne olursa olsun, asıl karar mekanizmasının yine Erdoğan olduğunu ifade ettiler. Dış İlişkiler Konseyi Ortadoğu uzmanlarından Steven Cook, her türlü koalisyon ihtimalinde, daha belirsiz ve daha istikrarsız bir Türkiye olacağı tahmininde bulundu. Ayrıca Cook, CHP’nin bu seçim kampanyasında HDP’nin başlattığı Erdoğan karşıtı bir havada bile oylarını ciddi oranda arttıramamasını, “CHP artık bölgesel bir parti olduğunu kanıtladı” sözleriyle yorumladı. Cook aynı zamanda seçim sonuçlarını demokratik bir kazanım olarak değerlendirdi.

“Demirtaş’ı zor bir dönem bekliyor”

Ortadoğu Enstitüsü Türkiye Araştırmaları Direktörü Gönül Tol ise, seçim sonuçlarından en çok öne çıkan lider olan Selahattin Demirtaş’ı bir takım zorlukların beklediğine işaret etti. Tol, Demirtaş’ın hem Batı’daki liberal seçmenlere yönelik bir kampanya hem de Doğu’daki Kürt seçmene yönelik bir kampanya yürüttüğünün altını çizdi. Gönül Tol, şimdi ise Demirtaş'ın bir yanda Güneydoğu’da kontrol etmesi güç, kendine aşırı güvenen ve kolay bir şekilde radikalize olabilecek genç bir nüfusu kontrol altında tutması gerektiğini, öte yandan da kendisine Batı’da oy verenlerin bu radikalleşmeye müsait kesimin taleplerini bastırması beklentisi taşıdığını kaydetti. Bu nedenle Demirtaş’ı zor bir sürecin beklediğini ifade etti Gönül Tol.

Amerika karşıtlığı NATO üyeliği eleştirisi

Peki başta Suriye ve bölgesel politikalar olmak üzere Türk-Amerikan ilişkilerinin seyri nasıl olacak bu seçim sürecinin ardından? Yine üç uzmanın da ortak paydada buluştuğu konu, Türkiye’nin hem Suriye hem de diğer dış politika konularında hemen anında bir yön değişikliği yapmayacağı yönünde.

Suriye’deki 20, 25 bin yabancı savaşçının dörtte üçünün Türkiye üzerinden geçmesini sağlayan altyapının varlığından söz eden Barkey, bu durumun artık hükümetin istese bile kontrol edemeyeceği bir noktaya ulaştığını savundu.

Ancak Barkey, Türkiye-Amerika ilişkilerinin seyri konusunda şu sözlerle karamsar bir tablo çizdi.

“Bugüne dek hiç NATO üyesi bir ülkenin liderinin Batı, özellikle de Amerika karşıtı bir seçim kampanyası yürüttüğünü gördünüz mü? Eğer bu Amerika’ya bu kadar karşıysanız neden aynı birliğe üyesiniz?”

XS
SM
MD
LG