Erişilebilirlik

Bahçeli’den Davutoğlu’na IŞİD Tepkisi


MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 1 Kasım Genel Seçimleri için ikinci kez meydanda halka seslendi ve “Çözülme siyasetine kesin ve keskin bir darbe vuracak mısınız? Ülkemizin geleceğine tertemiz vicdanlarınızla oy verecek misiniz?” gibi sorularına meydandan ‘evet’ yanıtı aldı. MHP, Ankara’daki miting ile birlikte eğer İzmir için son hafta miting kararı çıkmazsa meydanlara çıkmayı sadece iki etkinlik ile tamamlamış olacak.

Türkiye, 7 Haziran Genel Seçimleri’nden farklı siyasi bir atmosfer içerisinde 1 Kasım Genel Seçimleri öncesinde siyasi parti kampanyalarına tanıklık ediyor. Pazar günü sandık başına gitmeden önce son 1 haftalık kampanya sürecine girilmesine karşın Türkiye genelinde yaşanan terör olayları nedeniyle aralarında sözlü anlaşmaya varmış siyasi partilerce araçlardan müzik çalınması veya sokaklara bayraklar asılması gibi etkinlikler söz konusu değil.

7 Haziran Genel Seçimleri’nde yüzde 16.29 oy oranıyla 2011’e kıyasla oy artışı sağlayan ve üçüncü siyasi parti konumu koruyan Milliyet Hareket Partisi ise, bugün Ankara’da diğer illerden de katılım sağlayacak şekilde büyük bir miting düzenledi. MHP, 7 Haziran öncesinde Devlet Bahçeli’nin 1 gün içerisinde birden fazla noktada konuşma yaptığı bir miting programı yerine milletvekili adaylarınca yerel düzeyde etkinliklerle bir seçim kampanyası yürüttü.

Terör olayları nedeniyle halkı meydanlara toplamama kararı alan MHP ve Bahçeli, sadece üç büyük ilde miting gerçekleştireceklerini açıklamıştı. 19 Ekim’de İstanbul-Yenikapı’da miting düzenleyen MHP, bugün ise Ankara’da Anadolu Meydanı’ndaydı. 10 Ekim günü katliama sahne olan Ankara’da bu sefer polis güçlerince alınmış olağanüstü güvenlik önlemleri dikkat çekiciydi. Miting alanı çevresinde üst arama noktaları oluşturan Emniyet’in, meydanda ciddi sayıda üniformalı-sivil polis görevlendirdiği de gözlendi.

Ankara’daki miting ardından MHP’nin kampanya sürecine ilişkin Amerika’nın Sesi’nin sorularını yanıtlayan Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, 7 Haziran öncesinde 54 noktada miting gerçekleştirdiklerini anımsattı. Yüksek Seçim Kurulu’nun koyduğu seçim takvimiyle 1 Kasım için çok sınırlı kampanya süreci tanındığını kaydeden Yalçın, üç büyük ilde miting kararı aldıklarını vurgulayarak ancak Bahçeli’nin il ziyaretleri yaptığını belirtti.

MHP olarak 7 Haziran öncesinde hazırladıkları seçim beyannamesini yenilediklerini anımsatan Yalçın, 550 milletvekili adayınca kendi seçim bölgelerinde MHP’nin programını, vaatlerini anlattığını vurguladı. “Milliyetçi Hareket Partisi seçim gününe 1 hafta kala çeyizini hazırlamış suretiyle iktidara hazır bir siyasi parti olarak bulunduğumuz kanaatindeyiz” diyen Yalçın, kampanya sürecinde 7 Haziran sonrasında neden hükümet kurulamadığını da millete anlattıklarını ve son 1 haftada da anlatmaya devam edeceklerini ifade etti. “Gidişattan umutluyuz. Millet, yaşanan tüm gelişmeleri doğru okuyacaktır diye düşünüyoruz” diyen Yalçın, kaotik ortamı dağıtmak için MHP iktidarına ihtiyaç olduğunu dile getirdi.

“AKP’ninki çakma milliyetçilik”

Türkiye’de medya ve siyasi analizlerde AKP’nin özellikle 7 Haziran’da yaşanan terör olayları nedeniyle “milliyetçi oyları hedef almak” noktasından hareketle seçim kampanyası yürüttüğü de gündemde. AKP’nin, MHP’nin oy tabanını oluşturan milliyetçi oyları kendine çekemeyeceğini düşünen Semih Yalçın, “AKP milliyetçi gibi gözükme manevrasına girmiş olabilir. Ama Türkiye’de milliyetçi dendiğinde, bu temel fikriyatı ve düsturu aziz milletimiz MHP’nin ukdesinde görür. AKP’nin zaman dilimi içinde değişen politikalarının ne olduğunu, bunun seçime yönelik olduğunu idrak eder. Bir anlamda, aslı dururken suretine veya sureti gibi gözükmeye çalışan siyasi partilere iltifat etmez. AKP’nin yaptığı çakma milliyetçilikten başka bir şey değildir. Milliyetçilik dendiğinde bu hakkın teslimi 46 yıldan beri bu millet tarafından MHP’ye verilmektedir” dedi. Yalçın, AKP’nin tam tersine oy arttırma değil mevcut tutumuyla daha fazla oy kaybedeceğini ön gördüklerini de dile getirdi.

Son 1 haftalık seçim kampanyası sürecinde ise İzmir’de daha öncesinde ertelemiş oldukları mitingi gerçekleştirebileceklerini ancak kesin planlama yapılmadığını kaydeden Yalçın, Bahçeli’nin ise il ziyaretlerini sürdüreceğini ve her türlü vasıtayla insanlara ulaşmaya devam edeceklerini söyledi.

Bahçeli ve “evet” yanıtı

MHP Lideri Devlet Bahçeli ise, 7 Haziran öncesinde olduğu gibi basın açıklamaları ve halka seslenişinde, AKP Hükümeti’ne yönelik yolsuzluk iddiaları ve Çözüm Süreci’ne karşın çok sert ifadelerle eleştirel tutumunu 1 Kasım öncesinde de koruyor.

Ankara’daki miting konuşmasında AKP, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Davutoğlu ile Çözüm Süreci’ne tepkisini yeniden vurgulayan Bahçeli, 7 Haziran sonrasındaki koalisyon görüşmelerinde “hayır” yanıtını verdiği için eleştirilmesine karşılık bugün meydandaki halka “evet” dedirttirmeyi seçti. Halka soracağı sorulara yüksek ses ile yanıt beklediğini belirten Bahçeli, “1 Kasım’da bayrağa, vatana, istikbale sahip çıkacak mısınız? 1 Kasım’da terör baronlarına, terörist himayecilerine, yıkım ve çözülme siyasetine kesin ve kesif bir darbe vuracak mısınız? 1 Kasım’da AKP’yi kenara ve kızağa çekip, MHP’yi seçecek misiniz? Ülkenin geleceğine tertemiz vicdanlarınızla oy verecek misiniz?” sorularını yöneltti. Her sorusu ardından meydandan “evet” sesi gelmesi üzerine Bahçeli, “Bu evetler 1 Kasım’da Türkiye’nin kurtuluş habercisidir. Bu evetler Türk milletinin bağımsızlık ve var olma tercihidir” yorumunda bulundu.

Bahçeli, Davutoğlu’na IŞİD tepkisi gösterdi

MHP Genel Başkanı Bahçeli, miting konuşmasında Başbakan ve AKP Genel Başkanı Davutoğlu’nu ise, özellikle Ankara Katliamı çerçevesinde IŞİD ile ilgili eleşitrdi. Şanlıurfa’da Davutoğlu’nun IŞİD için “nankör’ ifadesini kullandığını kaydeden Bahçeli, öncelikle buna açıklık getirilmesini beklediklerini belirtti. Benzer şekilde PKK’nın da “korkak” ve “hain” olarak suçlandığını kaydeden Bahçeli, sözlerini özetle şöyle devam ettirdi:

“Davutoğlu Ankara’daki bombadan sonra oylarının arttığını söyleyecek kadar da aklını ve ahlakını kaybetmiştir. IŞİD’e nankör diyen Davutoğlu bu sözünü açıklığa kavuşturmak durumundadır. İyilik bilmeyene nankör denildiği bilinen bir gerçektir. Davutoğlu IŞİD’e hangi iyilikleri yapmış, hangi kıyakları geçmiştir de, bu terör örgütü nankörce davranmış, kadir kıymet bilmemiştir? 7 Ağustos 2014 tarihinde bir televizyon kanalında, IŞİD’in varlığını reaksiyon diye tanımlayan Davutoğlu’dur. Yine bu tarihte, IŞİD’i meşrulaştıracak sözlere imza atıp; örgütün teşekkülünü Irak’ta dışlanmış Sünni Arap’ların öfke birikmesine bağlayan da yine bu Davutoğlu’dur. Erdoğan ve Davutoğlu 30 Eylül 2014 tarihine kadar, IŞİD’e terörist diyememiş, bu vahşi çetenin tehditlerini devamlı alttan almışlardır. Arkasından, Esad nasıl Esed olduysa, IŞİD de birden bire DEAŞ olarak tanımlanmıştır. Davutoğlu şimdi IŞİD’e nankör demektedir. Geçmişte AKP’nin IŞİD’le ne gibi bir bağlantısı olmuştur? IŞİD militanlarını Türkiye’de ağırlayan, tedavi imkanı sağlayan, sınırlarımızdan giriş çıkışlarına göz yuman AKP değil midir? AKP hükümeti hangi iyilikleri yapmıştır da IŞİD buna layık olamamıştır? Ankara saldırısını IŞİD, PKK ve Suriye istihbaratına yıkma çabası Erdoğan ve Davutoğlu’nu fazlasıyla cezbetmiştir. Davutoğlu’nun kokteyl terör, Erdoğan’ın kolektif terör ifadeleri hepimizin, herkesin malumudur. Hükümet mazrufla değil, zarfla ilgilenmektedir. Bu cılız ve aciz zihniyet Ankara saldırısının maksat ve mesajlarını okumaktan, yorumlamaktan, gerekli tedbirleri almaktan oldukça uzaktır.”

"AKP eşittir PKK” iddiası

AKP’ye yönelik terör başlıklı eleştirileri çerçevesinde, terörü şartsız olarak bitirebilecek tek siyasi partiyi MHP olarak açıklayan Bahçeli, çözüm yolunu ise müzakere değil mücadele olarak ilan etti.

PKK ile müzakere yürütülmesini de her zaman olduğu gibi sert sözlerle eleştiren Bahçeli, “HDP Eş Başkanı, devlet için katil derken, Davutoğlu’nun beyaz Toros hatırlatması tıpkısının aynısıyla devleti faili meçhul cinayetlerin azmettiricisi olarak göstermektir. Bu bir PKK üslubu, PKK ağzıdır. Terörü azdıran, bölücülüğü havaya kaldıran AKP yönetimi içine PKK kaçmıştır. PKK terör örgütü değildir diyen Kandil vizeli milletvekilleri, gazeteci ve yarım aydınlar AKP’nin kanatları altındadır. Biz AKP eşittir PKK derken boşuna söylemedik, boş yere iddiada bulunmadık. Torosu bilmeyiz, bu millet dolmuşa binmeyecek, dolduruşa asla gelmeyecektir. Bunun için 1 Kasım en önemli dönüm noktasıdır” dedi.

Türkiye’nin geleceği için meydandakileri ve seçmenleri MHP’ye oy vermeye davet eden Bahçeli, Türkiye Cumhuriyeti’nin de 92. yıldönümünde birliğini koruyacağını belirterek sözlerini noktaladı.

MHP’de iç muhalefet olacak mı?

Bu arada MHP’de geçtiğimiz günlerde parti içi muhalefet açısından ise hareketlenme görüldüğü basına yansıdı. MHP İzmir Eski İl Başkanı Müsavat Dervişoğlu, 1 Kasım Genel Seçimi sonrasında genel başkanlık yarışı isteğini dile getirdi. Bir dönem Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı görevini de yürütmüş Dervişoğlu, “Bizim partide konuşmak, seçim zamanı çok uygun ve makul bulunmaz” dedikten sonra düzenlediği basın toplantısıyla bir ilki gerçekleştirdiğini duyurdu. “Unutulmasın ki; bazı zamanlarda konuşmak değil, susmak ihanettir” diyen Dervişoğlu’nun hedefinde Devlet Bahçeli vardı. Ancak Dervişoğlu’nun açıklamasıyla birlikte İzmir’den başlayarak MHP içerisinde parti içi muhalefet gelişeceğini ve bunun bir kongre sürecinde genel başkanlık yarışına dönüşeceğini söylemek ise güç görünüyor.

XS
SM
MD
LG