Erişilebilirlik

Avukatları Paris Saldırganını Savunmayı Bıraktı


Fransa'yı sarsan Paris saldırılarının sağ kurtulan tek faili Salah Abdeslam, konuşmama kararı alınca, avukatları Franck Breton ve Sven Mary, Abdeslam'ı savunmayı bıraktıklarını açıkladı. Abdeslam'ın Fransız avukatı Franck Breton, "Artık hiçbir soruyu yanıtlamak istemiyor. Bu bir intihar, Salah Abdeslam vazgeçiyor. Ben de başarısız olduğum duygusunu taşıyorum" diye konuştu. Breton, kim olursa olsun herkesin savunma hakkı olduğu ilkesini hatırlatarak, "Bu bağlamda, bütün tehditlere rağmen, Abdeslam'ı savunmaktan gurur duydum" dedi.

Fransa'da Kasım 2015'te 9 IŞİD militanının Stade de France, Bataclan Konser Salonu ve 10'uncu Paris'teki barların önünde gerçkleştirdikleri canlı bomba eylemlerinin yaşayan tek sanığı Salah Abdeslam sessizliğe büründü. Brüksel'de, Molenbeek mahallesinde 18 Mart tarihinde yakalandıktan sonra "Konuşmaya hazırım" diyen Abdeslam, Paris saldırıları ile ilgili sorgulanmak üzere Fransa'ya iadesinin ardından tek kelime etmedi.

Fransa'nın en ünlü savunma avukatlarından Franck Breton ile Belçikalı avukat Sven Mary ortak açıklama yaparak "Her ikimiz de, Abdeslam'ın asla konuşmayacağına inandık. Sessizlik hakkını kullanıyor. Bu nedenle de kendisini savunmayı bırakıyoruz" dediler.

Kararlarının nedenlerini Nouvel Observateur dergisine açıklayan avukatların sözleri ise hayli sıra dışı ve dikkat çekici. Franck Breton, "Salah Abdeslam konuşmuyor. Hiçbir görüşmemizde tek kelime etmedi, sessizlik duvarı ördü. Dolayısıyla avukat olarak benim rolüm burada bitiyor. Abdeslam'ı savunduğum için herkese karşı tek olmak, hakarete uğramak, eleştirilmek ve savunulmazı savunmak beni rahatsız etmedi. Ama konuşmayan birini savunmak da anlamsız. Müvekkil olmadan savunma yapamazsınız" dedi.

"Bu bir intihar"

Breton, Salah Abdeslam'ın da "yollarının ayrılması gerektiğini" anladığını ve hakime artık savunulmak istemediğini yazdığını da kaydederek, "Başından beri biliyordu ki, eğer Paris saldırısı hakkında konuşursa kendisini savunacaktım. Kendisi de konuşmak istiyordu. Sadece gerçeklerin ortaya çıkmasını istedik. On kez kendisini gördüm, defalarca telefonda konuştuk, ama artık hiçbir soruyu yanıtlamak istemiyor. Bu bir intihar, Salah Abdeslam artık vazgeçiyor. Ben de başarısız olduğum duygusunu taşıyorum" diye konuştu.

Cezaevinde Abdeslam'a uygulanan aşırı güvenlik önlemlerinin sanığı radikalleştirdiğini öne süren Breton, "Bana güveniyordu, onu bu dünyaya yeniden getireceğime inanıyordum. Ama 7 aydır, psikolojik olarak çöken bir adam gözlemledim. Bir kaç haftadır da artık herşeyi bıraktı. Etrafındaki cezaevi sistemi onu bu noktaya getirdi. Ben video ile 24 saat izlenmesinin kaldırılması için uğraştım. Ama reddedildi. Kendisine uygulanan disiplin prosedürü karşısında giderek radikalleşti" diye konuştu.

Hapishane koşulları radikalleştirdi

Breton, "Salah Abdeslam Paris saldırılarının planlayıcısı olmadı. Ama iktidar onu öyle tanımlayarak kamuoyunun beklentisini karşılamaya çalıştı. Tam bir vahşi hayvan gibi yaşıyor. Penceresi pleksiglas, hava alamıyor. Ailesini cam arkasından görüyor. Üst aramaları dışında fiziksel tek bir temas yok. Bunlar yıpratıcı. 25 yıllık kariyerim boyunca böyle bir şey görmedim. Konuşmazsanız insan olamazsınız. Abdeslam kendisine ait değil artık. Kendisine kalan tek şey sessizliği ve kendisinin de söylediği tanrının koruması" dedi.

Sven Mary ise Abdeslam'ın konuşur konuşmaz, aynı akşam Fransız savcı François Molins'ın televizyon ifadelerini açıklamasının bu karar yol açtığını vurguladı. Mary, "Ben bir yenilgi duygusunu taşımıyorum. İçerdeki koşullar tam bir psikolojik işkence. Ama insanların umurunda değil. Bütün bunar hukuk devleti açısından çok üzücü. Abdeslam terörle mücadelenin sembolü haline geldi. Bu da cumhurbaşkanlığı seçimlerinin en önemli konusu. 7 aydır, 6 hakim sorularına yanıt alabilmek için zekice ve profesyonellikle çalışıyorlar. Ama bütün bu medyatik gürültüler onların işlerini kolaylaştırmıyor. Geceleri bile kızıl ötesi kameralarla izlenmesi çok gerekli değildi. Eğer intihar etmek isterse bunu yapacaktır, engel olamazsınız" dedi.

"Herkese savunma hakkı, mesleğimizin asaletidir"

İki avukat da, "Bir teröristi savunmak zor. Rahatlamışsınızdır" sorusuna Franck Breton, "Hayır, kim olursa olsun savunma hakkı vardır. Bu ülkede herkes hukukun varlığına inanmalı. Bizim mesleğimizin asaleti buradan gelir. Benim müvekkilim, 27 yaşında, terörist değildi ama bir terör saldırısına katılmakla suçlanıyordu. Abdeslam'ın avukatı olmaktan gurur duydum. Bunu açıkça söylüyorum, kolay olmasa da. İkimizi de popülistler hedef aldı, beni Nice saldırısından sonra, Sven'i Brüksel saldırısından sonra. Evet yorgunum, hayal kırıklığım var ama bu kavgadan zenginleşerek çıktım. Ailelerimiz tehdit edildi. Hayatımızda Salah Abdeslam'dan öncesi ve sonrası var artık. Bugün üzgünüm, bu sessizlik yerine, kurban yakınlarına bir şeyler söyleyebilmek, gerçekleri ortaya çıkarabilmek isterdim" dedi.

XS
SM
MD
LG