Erişilebilirlik

Avrupa'da Suriye için Koridor Girişimi


Avrupa'da Suriye için Koridor Girişimi

Avrupa'da Suriye için Koridor Girişimi

Libya konusunda oldukça hızlı denebilecek şekilde eyleme geçen uluslararası toplum, Suriye’de 1300’den fazla sivilin hayatını kaybettiği olaylar karşısında “çok sesli ve etkisiz” bir politika izlemeyi sürdürüyor. Suriye rejiminin kulaklarını tamamen tıkadığı uluslararası kurumların başını ise Avrupa Birliği (AB) çekiyor. Brüksel’in Şam üzerinde etkisinin “sıfır” düzeyinde olması Avrupa Parlamentosu (AP) üyelerini de rahatsız etmeye başladı. Suriye konusunda oldukça hararetli bir tartışma yapan AP üyeleri Türkiye’yi de yakından ilgilendiren bir karara imza attılar.

Türkiye’nin sınırda oluşturduğu kamplar aracılğıyla Suriye yönetiminin baskısından kaçanlara yardım etmesi Brüksel tarafından başından bu yana övülüyor. AP de AB Komisyonu ve üye ülkelere çağrıda bulunarak Türkiye ve Lübnan’a yardım edilmesini ve destek olunmasını istedi. AP’nin aldığı kararın önemli bir boyutunu da insani yardım koridoru oluşturuyor. Birleşmiş Milletler’den (BM) Suriye’yi kınayan bir karar çıkmasını engelleyen Brezilya, Rusya ve Çin’i sert şekilde eleştiren Avrupalı parlamenterler bu kurum nezdinde girişimde bulunularak Türkiye ve Lübnan tarafından, Suriye’den kaçanlara yönelik insani yardım koridoru oluşturulması için bu iki ülkeye yardım edilmesini istediler.

Anahtar BM’de

Suriye konusunda BM’de tam bir tıkanıklık yaşanması AP’nin bu çağrısının New York’ta somut sonuç doğurma şansının çok düşük olması sonucunu doğuruyor. Bu tür bir koridor oluşturulabilmesi için BM Güvenlik Konseyi’nde radikal bir yaklaşım değişikliği yaşanması gerekiyor. Suriye topraklarına askeri güç yerleştirmeden koridor uygulamasının devreye sokulamayacak olması da bu inisiyatifin hayata geçirilme şansını düşüren başka bir unsuru oluşturuyor.

Suriye “sakıncalı” kelime

Devreye sokulan yaptırım kararlarının etkisiz olmasına, Şam’a yönelik baskının kademeli olarak artırılması taktiğinin Esad rejimine geri adım artırmamasına karşın ufukta Libya örenğindekine benzer bir adım görülmüyor. Bunun da bir kaç nedeni var:

-Şam’ı en sert şekilde kınamasına karşın ABD, Libya için izlenen yöntemin Suriye için izlenemeyeceği görüşünde. Washington net şekilde, “Libya başka Suriye başka” mesajını veriyor.

-Libya’da yaşananlardan sonra Rusya ve Çin’in Suriye için benzer bir adıma yeşil ışık yakmayacağına kesin gözüyle bakılması.

-Suriye’ye yönelik olası bir operasyonu yürütebilecek tek uluslararası örgüt NATO.. Ancak ittifak kaynaklarını optimal düzeyde kullanıyor ve Suriye’ye yönelik eylem kapasitesi son derece sınırlı. Bu durum nedeniyle Suriye konusunun NATO içinde gündeme gelmemesi için müttefikler özel bir çaba içinde.

-Libya’dan sonra bölgedeki ikinci bir ülkeye müdahalede bulunulmasının uluslararası düzeyde ciddi sorunlar yaratacak olması.

Etki ve manevra alanı oldukça sınırlı olan AB’nin önümüzdeki günlerde Suriye, Libya ve Yemen odaklı çağrılarını yoğunlaştırması öngörülüyor.

XS
SM
MD
LG