Erişilebilirlik

Avrupa Parlamentosu’ndan Sert Türkiye raporu


Avrupa Parlamentosu’ndan Sert Türkiye raporu

Avrupa Parlamentosu’ndan Sert Türkiye raporu

Hollandalı parlamenter Ria Oomen-Ruijten tarafından hazırlanan Türkiye raporu, Avrupa Parlamentosu oturumuna katılan parlamenterlerin büyük çoğunluğunun lehte oyuyla kabul edildi. Rapor, içerdiği sert uyarılarla dikkat çekiyor.

Avrupa Parlamentosu’nun her yıl hazırladığı Türkiye raporu Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki ilişkide güven erozyonunun azami düzeye ulaştığı bir ortamda onaylandı. Bir yanda reformların gereklerini tam anlamıyla yerine getirmekte zorlanan ve Avrupa Birliği’yle ilişkileri, formalite icabı yürütür imajı veren, Türkiye diğer yanda da ahde vefa ilkesini bir kenara bırakıp aday ülkeye destek olmak yerine sorun üzerine sorun çıkaran bir Avrupa Birliği.

Durum böyle olunca da Avrupa Birliği Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Stefan Füle’nin önceki günkü oturumda verdiği, güven ilişkisine atıf yapan ve her iki tarafın birbirine ihtiyacı olduğu yönündeki mesajı biraz havada kalıyor. Hollandalı parlamenter Ria Oomen-Ruijten tarafından hazırlanan rapor da işlerin iyi gitmediğini gösteren bir içeriğe sahip. Belgeye bakıldığında geçen yıllarda da verilen mesajlara rastlamak mümkün. Bu belgeyi Oomen-Ruijten’in hazırladığı diğer Türkiye raporlarından farklı kılan yanları ise verilen mesajların daha köşeli olması ve nokta atışı yapılan unsurların sayısının fazlalığı.

Bu yılki raporun en dikkat çeken bölümünü basın özgürlüğü konusundaki uyarıların sertliği oluşturuyor. Raporda, Türkiye’de ifade ve basın özgürlüklerinin “endişe verici biçimde kötüye gittiği”, sansür uygulaması bulunduğu ve otosansürün giderek arttığı vurgulanıyor. Basının bağımsızlığının demokratik toplumda çok önemli olduğu da metinde yer alıyor. Yapılan oylama sırasında Türkiye’de bu alanda yaşanan son gelişmeler de rapora eklendi. Oomen-Ruijten, verdiği sözlü değişiklik önergesiyle "davalarla ilgili soruşturmalarda ilerleme eksikliğinden endişe duyulduğu" ve "Nedim Şener ve Ahmet Şık gibi tanınan gazetecilerin tutuklanmasının aslında demokrasiyi güçlendirmesi gereken bu yargılamalarda kredibilite kaybına neden olabileceği" yönündeki ifadelerin nihai metne sokulmasını sağladı.

Reformların yavaşlaması, uygulama, azınlık hakları, Kürt sorunu, Heybeliada Ruhban okulunun açılmaması, seçim barajı, gümrük birliği, yolsuzluklar, cinsiyet ayrımı, eşcinsellerin durumu alanında yaşanan sorunlar Avrupa Parlamentosu’nun gelenekselleşen vurguları arasındaydı. Ekonomide yakalanan performans, asker-sivil ilişikilerindeki düzenlemeler, Anayasa değişikliği ve Türk dış politikası ise Ankara’nın hanesine yazılan olumlu puanların başını çekti.

Dışişleri: 'Rapor Tek Yanlı, Asılsız'

Avrupa Parlamentosu'nun 2011 Türkiye raporu Dışişleri Bakanlığı'nın sert tepkisine yol açtı.

Bakanlık tarafından yapılan yazılı açıklamada rapor hakkında, "Esas itibarıyla, tek taraflı, gerçeklerle bağdaşmayan ve tarafımızdan kabul olmayan unsurlar içermektedir," denildi.

XS
SM
MD
LG