Erişilebilirlik

AB Merkez Bankası Kararının Yankıları Sürüyor


Avrupa Merkez Bankası'nın Frankfurt'taki yeni binasının yakınında bulunan bir restorandaki acil çıkış tabelası

Avrupa Merkez Bankası'nın Frankfurt'taki yeni binasının yakınında bulunan bir restorandaki acil çıkış tabelası

Avrupa Merkez Bankası'nın tarihi bir kararla 1,1 trilyon Euro'luk kaynak sağlayarak piyasalara müdahale etme kararının yankıları sürüyor.

Avrupa Merkez Bankası Başkanı Mario Draghi, perşembe günü bir dizi para politikası önlemi kararlaştırdıklarını, önümüzdeki aylardan başlayarak ayda 60 milyar Euroluk kamu bono ve tahvilleri alımı yapılacağını ve bu işlemin ülkelerin Avrupa Merkez Bankası'ndaki payına göre belirleneceğini açıklamıştı. Bu adım ekonomi dünyasında son yılların en önemli ama aynı zamanda en rizikolu kararlarından biri olarak tanımlanırken, Avrupa Merkez Bankası Başkanı Draghi, amaçlarının düşük faiz oranı sayesinde bankaların bireysel ve kurumsal tüketicilere sunduğu kredilerin maliyetinin azaltılması ve böylece ekonominin canlanması olduğunu bildirdi.

Karar sonrasında Avrupa piyasaları alt üst oldu. Borsalar son 7 yılın zirvesine çıkarken, Euro ise 11 yılın en düşük seviyesine indi.

Avrupa Merkez Bankası tahvil alışlarının, şartlar kötüleşmezse Eylül 2016 tarihine kadar devam edeceğini açıklamıştı.

Birçok iktisatçı uzman, Euro bölgesinin Almanya dışında iki büyük ekonomisi Fransa ve İtalya'daki yavaşlamanın kontrol altına alınabilmesi için Merkez Bankası’nın bu hedeflenen tarihten sonra da varlık alımlarına devam edebileceğini iddia ediyor. Alınan önlemlerinin zamanlamasının çok iyi olduğunu belirten Erlangen Üniversitesi İktisat Fakultesi’nden Profesör Alp Bahadır, önümüzdeki süreçte piyasalara girecek 10 milyarlarca Euro’nun yapısal reform girişimlerini güçlendireceğini ve Euro Bölgesi’ni toparlanmaya götürebileceğini savunuyor.

Avrupa Merkez Bankası’nın kararı Alman kamuoyunda kısmen kuşku ile de karşılandı. Medyadaki yorumlarda tahvil alınımın vatandaşın bütçesine nasıl bir etkide bulunacağı tartışılırken, Alman Federal Bankası Bundesbank’ın Başkanı Jens Weidmann planın uygulanmasına karşı oldukları ifade etti.

Davos Zirvesi'nde konuşan Başbakan Angela Merkel de, ‘Dünyada bolca likidite bulunuyor. Bu likidite fazlası kimin yarışabilir kimin ise tam orada olup olmadığını belirlemeyi zorlaştırıyor’ diyerek kararları eleştirdi.

Alınan tahvillerin yüzde 80’inin ülkelerin kendi Merkez Bankalarının sorumluluğunda olacağını belirten Profesör Bahadır, alınan tedbirlerin sonuçta Alman ekonomisini daha da güçlendireceği görüşünde.

XS
SM
MD
LG