Erişilebilirlik

Avrupalı Müslümanlar Amerika'yı Tercih Ediyor


Almanya'daki PEGIDA gösterilerinden bir kare

Almanya'daki PEGIDA gösterilerinden bir kare

Avrupalı gençleri cihatçı örgütlerle katan gruplarla mücadele eden gruplar kıtadaki Müslüman gençler konusunda endişeli. Bu eylemciler kendilerinin de Müslüman toplulukların da bu gençlere fazla bir şey sunamadığını söylüyor

Norveç’teki Radikalleşme ve Aşırılık Projesi’nden Yousef Bartho Assidiq, gençlerin her gün bir şeylerle meşgul olması gerektiğini söylüyor.

Amerika’nın Sesi’ne konuşan Assidiq özellikle camilerin gençlere çekici gelen programlar yaratmakta zorlandığını belirtiyor ve caminin bir merkez olmaktan çok yalnızca bir ibadet yeri işlevi gördüğüne dikkat çekiyor.

Assidiq bu durumun cihatçı grupların gençleri örgütlere katmasını kolaylaştırdığını belirtiyor.

Cihatçı grupların liderlerini becerikli sosyal hizmetlilere benzeten Assidiq’e göre bu kişiler sorunlu gençleri tespit etmekte çok başarılı, çünkü bu toplumlarda yaşanan tüm sorunları son derece iyi biliyorlar.

Bu sorunlar yalnızca Norveç’le sınırlı değil. Avrupa’da pek çok ülkede Müslüman gençler zorluklarla mücadele ediyor.

Bazı araştırmalara göre bu mücadele kaybediliyor. Londra’daki Kings College Uluslararası Radikalleşme Çalışmaları Merkezi’nin yaptığı bir çalışmaya göre Irak ve Suriye’deki 20 binden fazla yabancı savaşçının 4 bini Batı Avrupalı.

Amerikan istihbaratı ise Batılı ülke pasaportu taşıyan cihatçı sayısını 3 bin 400 olarak açıkladı. Amerika’dan cihatçı gruplara katılan kişi sayısı 150. Çalışmanın ortaya koyduğu rakamlara göre Fransa, Almanya, İsveç ve İngiltere bölgeye Amerika’dan daha fazla militan yollamış. Uzmanlar düşük Amerikalı cihatçı sayısının nedenlerinden birinin de Amerika’da Müslüman topluluklarının gençlere daha kapsamlı programlar sunması olduğunu söylüyor.

George Washington Üniversitesi Din ve Kadın Çalışmaları profesörü Kelly Pemberton Amerika’da Müslümanlar’ın ekonomik olarak Avrupa’ya göre çok daha iyi durumda olduğunu söylüyor.

Pemberton, başarılarının Müslümanlar’ı kapalı toplumlarının dışına çıkararak farklı topluluklarla iletişime soktuğunu söylüyor. Kelly Pemberton ayrıca, Amerika’da farklı ülkelerden gelen Müslümanlar arasındaki gözlemlenen dayanışmanın Avrupa’da aynı ölçüde gerçekleşmediğine dikkati çekiyor.

Kuzey Amerika İslam Birliği’nden Sayyid Syeed, Avrupalı Müslümanlar’ın da Amerikalı Müslümanlar’ın gerçekleştirdiği atılıma benzer bir gelişme yaşayabileceğini ancak bunun kolay olmayacağını düşünüyor.

Avrupa’ya giden Müslümanlar’ın asla tüm toplum tarafından eşit vatandaşlar olarak görülmediğini söyleyen Syeed, bu insanların her zaman başka bir yerliymiş gibi konuştuklarına dikkat çekiyor.

Avrupalı Müslümanlar’ın etnik çizgilerle birbirlerinden ayrılan kapalı topluluklar olarak yaşadıklarını söyleyen Syeed, bu insanların ait hissettikleri ülkelerdeki dini liderlere kulak astıkça zor durumdaki gençliğe ulaşmalarının zor olduğunu belirtiyor.

Amerika’da Amerika doğumlu imamların ve toplum liderlerinin olduğuna dikkat çeken Syeed, Amerika’daki Müslüman toplumun eski nesil ve gençlerle iletişim kuramayan imamların yerine Amerika deneyimi olan kişileri getirdiğini söylüyor.

Avrupalı Müslümanlar’ın bu noktaya gelmesi için Avrupa devletlerinin desteğine gereksinim duyacaklarını söyleyen Syeed ve Pemberton, bu devletlerin ayrımcılığa yoğunlaşmaları ve gençlere ekonomik fırsatlar yaratması gerektiğini belirtiyor.

Ancak, Pemberton iyimsel değil. Aksine Fransa, bu topluluklar üzerindeki polis gözetimini arttırma kararı aldı. Pemberton, Almanya ve Fransa’da İslam karşıtı gösterilere de dikkat çekiyor.

Avrupa’daki gerilimli ve bazen şiddet içeren İslam karşıtı gösteriler Amerika’da güvenlik içinde yaşayan ve toplumsal hayata katılan Müslümanlar’ın yaşamına büyük bir tezat oluşturuyor.

XS
SM
MD
LG