Erişilebilirlik

Avrupa ile Yeniden Göçmen Krizi


Türkiye'de 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Avrupa Birliği ile yaşanan gerilim, "Göçmen krizini" yeniden başlattı. Yetkililer son iki haftada sayıları 1.200'ü aşan göçmenin Türkiye'den Yunan adalarına giriş yaptıklarını açıkladı. AB içerisinde ise Türkiye'nin "göçmen musluğunu" yeniden açması durumunda "B Planı" sesleri yükseliyor.

Türkiye'den Yunanistan'a geçen kaçak göçmen sayısı, günde 7 bine varan rakamlardan, "Göçmen Geri Kabul Anlaşmasıyla" 35'e gerilerken, Yunan yetkililer başarısız darbe girişiminin ardından bu rakamın günde 100'ü aştığını kaydettiler. Yetkililer son iki haftada 1 .200'ü aşan göçmenin Yunan adalarına giriş yaptıklarını açıkladı. Fransız Le Figaro gazetesine konuşan Yunan uzmanlar, "Bu rakamın halen yönetilebilecek makul bir sayı olduğunu, ancak göçmen sorununun, Türkiye-AB krizine feda edilmesi durumunda Yunanistan'ın büyük bir zorlukla karşı karşıya kalacağını," dile getirdiler.

Yunanistan'da kurulan ve 'hotspot" adı verilen göçmen kabul merkezlerinin de artık dolmaya başladığını kaydeden yetkililerin verdiği bilgilere göre, Lesbos (Midilli) adasında kurulan Moria kampında haftada 350 göçmen ağırlanıyor. Bunlardan yalnızca 200'ü serbest bırakılıyor. Midilli Adası Belediye Başkanı Spyros Galinos, "Lesbos'un ikinci Alcatraz olmasını istemiyoruz," derken, Yunan Göçmen Bakanı Yannis Mouzalas, "Avrupa bir an önce ortaya B Planı'nı koymalıdır," görüşünü savundu.

Bugün 7 bin 500 sığınmacı ve göçmen Yunan adalarında, 50 bini de Yunanistan'da sıkışmış durumda. Hepsi bir an önce Kuzey Avrupa ülkelerine geçmeyi umut ediyor. Yunanistan'da Mayıs ayına kadar 13 bin 500 göçmen sığınma başvurusu yaptı. Yunan makamları bunların yalnızca yüzde 23'ünü inceleyebildi ve 677'sini kabul etti.

Le Figaro: "Türklerin göçmen şantajı"

Darbe girişiminin ardından Türkiye'nin AB'ye göçmen kozunu kullanarak şantaj yaptığını yazan sağ eğilimli Le Figaro gazetesi, Türkiye'nin vize serbestisini alamaması durumunda Suriyeli göçmenler için kapattıkları “vanaları” geri açacağını yazdı.

AB'nin darbe girişiminden bu yana göçmen krizi konusunda endişe taşıdığının altını çizen gazete, "Yaşlı kıtanın en önemli problemi göçmen krizi oldu. Kırılgan olsa da Türkiye ile anlaşma işe yaramıştı. Avrupa derin nefes almıştı. Ancak son bir kaç gündür göçmen musluğu yeniden açıldı," dedi.

Ankara'nın anlaşmayı bugün yeniden sorguladığını belirten Le Figaro, "Üstelik AB içinde de Türkiye ile varılan anlaşmanın yeniden gözden geçirilmesi ve bir B planının uygulanmasını isteyen sesler yükseliyor... Recep Tayyip Erdoğan göçmen krizinde güçlü pozisyonda ve bunun farkında. Avrupa'nın, NATO'nun güneyinde konuşlanan stratejik partneri olan Türkiye'ye, Ortadoğu krizi ve terörle mücadelede, kendisine ihtiyaç duyulduğunu biliyor. IŞİD ile mücadele için hergün uçaklar Türkiye'den kalkıyor. Dolayısıyla ile Türkiye ile köprüleri atmak söz konusu dahi olamaz," dedi.

Rusya-Türkiye: "Savaşın eşiğinden balayına"

Erdoğan ile Merkel'in arasının, Almanya'nın Erdoğan'ın video konferans aracılığıyla Köln'deki darbe karşıtı gösteriye bağlanmasına izin verilmemesi nedeniyle soğuduğu, Avusturya ile Türkiye arasında karşılıklı sert açıklamaların yapıldığı ve Avusturya'nın doğrudan Türkiye ile yaşanan "diplomatik kurgu"ya son vermesini istediği de belirtildi. Gazete, "AB konusunda çok hevesi kalmayan Ankara da yüzünü, Rusya'ya doğru çeviriyor. Daha bir kaç hafta öncesinde savaşın eşiğinde olan iki lider, bugün tam bir balayı yaşıyor. Etkileri ülke sınırlarını aşan darbe girişimi Batı tarafından küçümsendi. Hala gerçek doğasını anlamak için çok erken olsa da, darbe girişiminin yarattığı stratejik sonuçlar AB ve Amerika'ya kadar uzandı" ifadelerine yer verdi.

XS
SM
MD
LG