Erişilebilirlik

Avrupa Birliği’nde Asgari Ücret Tartışması


Ekonomik iyileşmenin hafif de olsa sinyalleri görülmeye başlanan Avrupa Birliği’nde Polonya ve Romanya dahil bazı ülkelerde asgari ücrete ilişkin yeni tartışmalar yaşanıyor. Tartışmalar, asgari ücret yasasının olmadığı tek Avrupa Birliği ülkesi olan Almanya’da da önemli bir gündem maddesi. Başbakan Angela Merkel ve geçtiğimiz ay yapılan seçimlerdeki rakibi Sosyal Demokrat Partili Peer Steinbrück de asgari ücret tartışmalarının içindeydi.

33 yaşındaki Sabine Theodono, Frankfurt’ta küçük bir kuaför salonunda çalışıyor.

Saatte 5 Euro (6,5 dolar) kazanan kuaförler, Almanya’da en düşük ücretle çalışanlar arasında yer alıyor. Alman Federal İstatistik Dairesi’ne göre Almanya’da 12 milyon yoksul yaşıyor. Bu rakam, son 10 yılda 400 binlik bir artışa işaret ediyor.

Haftada 40 saat çalıştığını söyleyen Sabine, evli olmasa ve sadece kendi kazandığı parayla yaşamak zorunda kalsa faturaları ödeyemeyeceğini dile getiriyor. Sabine, Almanya’da özellikle son yıllarda hayat pahalılığının giderek arttığına dikkat çekiyor.

Sosyal Demokrat Parti, geçtiğimiz ay yapılan genel seçimler öncesinde yürüttüğü seçim kampanyasında asgari ücret konusunu parti gündeminin ana maddesi haline getirmişti. Partinin lideri Peer Steinbrück, asgari ücretin 8 buçuk Euro olmasını önermiş, seçimi kazandığı takdirde iktidara geldikten sonra ilk yüz gün içinde asgari ücret yasasını çıkaracağına dair söz vermişti.

ING Bank’tan iktisatçı Carsten Brzeski şöyle konuşuyor: ”Euro’nun kurtarılmasından ve başka ülkelere kredi verilmesinden bahsediyoruz. Alman toplumuna kendi ülkelerinde yaşayan insanların kötü durumda olduğunu anlatmak zordur. Bu nedenle muhalefet partileri asgari ücreti seçim gündemine alarak kullandı.”

Başbakan Angela Merkel başlangıçta asgari ücret yasasına karşı çıkmış olsa da seçim kampanyası sırasında sendika ve sanayi kollarının toplu iş sözleşmeleri yoluyla kendi asgari ücretlerini belirlemeleri gerektiğini savundu.

Merkel’in Hıristiyan Demokrat Partisi, ulusal asgari ücret uygulaması yüzünden Alman ürünlerinin rekabet dışı bırakılacağı ve milyonlarca kişinin işsiz kalacağını savunuyor. Parti, Fransa’yı örnek göstererek bu ülkedeki saatte 9,43 Euro’luk asgari ücretin işverenleri yeni eleman almaktan caydırdığını, bu durumun da gençler arasındaki işsizlik oranını hızla yükselttiğine dikkati çekiyor.

İktisatçı Carsten Brzeski’nin yorumu şöyle: ”Bu durum, Avrupa’daki birçok ülkede rekabeti baltaladı. Fransa ve Belçika, buna birer örnek. Maliyetin yüksek olması yüzünden Fransa ve Belçika’daki firmalar pazar paylarını kaybetti. Bütün Avrupa Birliği üyelerinin ihtiyacı olan acil ihracatlarla ülke içinde sosyal adalet sağlamak arasında denge kurmak çok zor.”

Almanya’daki en büyük tartışma konularından biri, yüksek maaşları kimin yükleneceği, faturayı kimin ödeyeceği. Yani tüketiciler mi yoksa hükümet mi bu yükü üstlenecek?

Almanya’nın güneybatısındaki Mainz kentinde kuaför salonu sahibi Kida İmran, daha yüksek asgari ücret verebileceklerini, ancak o zaman hükümetin yardımına ihtiyaç duyacaklarını söylüyor. Almanya’da vergilerin çok yüksek olduğuna işaret eden İmran, vergilerin düşürülmesi durumunda iş sahiplerinin az da olsa nefes alabileceğini, böylece elemanlarına daha fazla maaş verebileceklerini belirtiyor.

Almanya’daki asgari ücret yasası tartışmaları sürerken beklenenin üzerinde gerçekleşen ekonomik büyüme, ihracat fazlası ve diğer Avrupa Birliği ülkelerine oranla daha düşük işsizlik oranına ilişkin müjdeli haberler, moralleri yükseltti.

ING Bank’tan Carsten Brzeski’ye göre seçimi kazanan taraf olan Merkel’in partisi, edindiği ivmeyi fırsat bilerek asgari ücret tartışmalarına olumlu bir nokta koymalı: ”Asgari ücrete dair bir standart getirilecek çünkü insanlara, ekonominin lokomotif gibi çalıştığını söylerken bazılarının bundan neden faydalanamadığını anlatmak çok zor.”

Avrupa Birliği’nin Temmuz ayında yayınladığı bir rapora göre, birlik içinde en yüksek asgari ücret uygulamasına sahip ülke, Lüksemburg. En düşük asgari ücretse Bulgaristan’da.
XS
SM
MD
LG