Erişilebilirlik

'Asker ve Polis Sandıklarından BDP'ye Oy Çıktı'


Hasip Kaplan

Hasip Kaplan

BDP Şırnak milletvekili Hasip Kaplan, 2011 yılından beri TBMM çatısı altında bu konuda defalarca bilgilendirme yaptıklarını belirterek ‘demokratik özerklik’ projesinden asla vazgeçmeyeceklerini söylüyor

“Bizim demokratik özerklik projesi saklı gizli değil. Sadece Şırnak, Botan, Hakkari, Van, Diyarbakır değil. Biz Türkiye’de 20-25 bölge düşünüyoruz. Bölge parlamentosunun olduğu bir sistem. Orada halk kendi kararların alacak.” Şırnak’ın İdil ilçesindeki Meryemana Kilisesi’nde buluştuğumuz Barış ve Demokrasi Partisi Şırnak milletvekili Hasip Kaplan, 2011 yılından beri Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında bu konuda defalarca bilgilendirme yaptıklarını belirterek ‘demokratik özerklik’ projesinden asla vazgeçmeyeceklerini söylüyor.

Kaplan: ‘Demokratik özerkliğin bölünmeye dönüşeceği kirli propaganda’

Hasip Kaplan, bu süreçte hep açık sözlü davranmalarına rağmen “siz bölücülük yapıyorsunuz” suçlamalarından rahatsız: “Bu bölünme korkusu bu zamanda anlamsız. Her adımımızda bu sendrom önümüze çıkıyor. Açık söylemeliyim ki bu kirli ve sakat bir propaganda.”

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Gültan Kışanak’ın ‘Diyarbakır’daki petrolden pay istiyoruz’ açıklamaları kamuoyunda tepki toplamıştı. Hasip Kaplan’a göre, bu tepkiler bilgisizlikten kaynaklanıyor. Zira Kasım 2012’de TBMM’den geçen büyükşehir belediyesi yasası bu hakkı belediyelere veriyor.

Hasip Kaplan, “Bu pay daha önce özel idarenin elindeydi. Ancak büyükşehir yasasıyla il genel meclisleri kapatıldı ve özel idarenin hakları da büyükşehir belediye meclislerine devredildi. İşte daha sonra AK Parti bir uyanıklık yaparak bu kaynağın kontrolünü merkez valilerine verdi, muhalif belediyeler üzerinde vesayet kurdu. Bunun nedeni muhalif belediyeleri cezalandırmak. Biz yasal hakkımızı istiyoruz” diyor.

‘Demokratik özerklik her yerde yerel yönetimleri kuvvetlendirecek’

Demokratik özerkliğinin yalnız Kürtlerin yoğunlukta olduğu bölgelerde değil tüm Türkiye’de yerel yönetimleri kuvvetlendireceğini ifade eden Hasip Kaplan’a göre, bu sistemin geçerli olması halinde ne [Trakya’daki] Ergene nehri kimyasallarla kirletilebilir ne de Karadeniz’deki derelere halkın istemi dışında hidroelektrik santralleri yapılabilir.

30 Mart yerel seçimlerinin ardından herhangi bir değerlendirme yapmamış olan Abdullah Öcalan’ın hafta sonu İmralı adasında BDP’li vekillerle görüşmesi bekleniyor. Hasip Kaplan, bu görüşmenin BDP-HDP birleşmesi öncesinde tayin edici olacağını söylüyor.

Zaten göründüğü kadarıyla kısa bir süre içinde BDP liderliğinde bir değişim olacağı açık. Gültan Kışanak , Diyarbakır büyükşehir belediye başkanı oldu, Selahattin Demirtaş ise bir süredir medyadan uzak duruyor.

‘BDP-HDP birleşmesinden sonra 2015’te parti olarak gireceğiz’

Hasip Kaplan, en geç Haziran ayı ortalarında bu birleşmenin gerçekleşeceği kanaatinde. Kamuoyunda da bu görüş hakim. Ancak Şırnak milletvekili başka bir iddia ortayı atıyor.

“2015 seçimlerinde kitle partisi olmaya oynayacağız. Ne CHP ne de MHP bu rolü oynayabiliyor. Türkiye’de bir ana muhalefet boşluğu var. Bizim aramızda yer alacak, demokratlar, sosyal demokratlar, sosyalistler hatta liberal muhafazakarlarla bu boşluğu gidereceğiz. İddia ediyorum ki batı illerinde daha fazla milletvekili çıkaracağız.”

‘Asker ve polis sandıklarında bize oy çıktı’

Hasip Kaplan’ın bu büyük iddiası karşısında, “Bu ciddi bir riski de beraberinde getirmiyor mu? Ya %9’la baraj altı kalırsanız?” diye soruyorum. Deneyimli siyasetçi, “Siyasette riskler vardır. Risk olmadan yol yürünmez. Biz büyük risk aldık. Barış ve çözüm sürecinin bütün ağırlığını üstümüzde istiyoruz. Yerel seçimlerde güneydoğuda askerden polisten oy alamaya başladık. Şırnak’ta bazı tugay sandıklarında dörtte bir oranında oy aldık. Samimiyetimiz o cenahta da karşılık buldu” diyor.

Şırnak milletvekili, iddialı konuşurken 12 Eylül rejiminin kalıntısı olarak tanımladığı “Seçim barajı’nın kaldırılması için de mücadele etmekten geri durmayacaklarının” altını çiziyor. Sandığı milli irade olarak gören Başbakan Erdoğan’ın seçim barajının arkasında durmasının çelişki olduğunu vurgulayan Kaplan’a göre, barajının devamını isteyenler “ya diktatör heveslisi ya da dinozor.”

‘Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde AKP’yle de CHP’yle de işbirliği yapabiliriz’

Ve cumhurbaşkanlığı seçimi. Türkiye yerel seçimlerin ardından hızla cumhurbaşkanlığı seçimi havasına girdi. 30 Mart sonuçlarına bakıldığında en az %6 oyu olan BDP’nin “kilit parti olduğu aşikar.” Şırnak milletvekili, “İlk tur seçimde herkes kendi adayıyla yer almalı. Ondan sonra ikinci turda kimin kiminle işbirliği yaptığı ve cumhurbaşkanının neye göre seçildiği net anlaşılsın. Biz hiçbir partiye kapalı değiliz. Önyargımız yok. Bizim kafamızdaki cumhurbaşkanı devletin başı oldu. Milletin halkın sesi olmadı. Halkın sesi olacak cumhurbaşkanına ihtiyacımız var” diyor.

MHP’yle işbirliğini pek olası görmeyen Kaplan, “Nasıl şu an AKP’yle yan yana düşüyorsak CHP’yle de yan yana düşebiliriz. Bu çözüm sürecine nasıl baktıklarından geçiyor” görüşünü savunuyor. Tabii 30 Mart seçimleri öncesi CHP’nin HDP’nin işbirliği teklifini reddettiği hala hafızalarda taze.

Kaplan AKP’yi uyardı


Ve Hasip Kaplan’ın son sözleri: “Gezi direnişi ve 17 Aralık sürecine rağmen yerel seçimlerde AKP’yi tutan şey çözüm ve barış süreciydi. Ak Parti’yi uyarıyorum 30 Mart’ta ötelediniz artık öteleyecek vaktiniz yok.”

Yorumları göster

XS
SM
MD
LG