Erişilebilirlik

Eser Hırsızı Askerin Hayatı Belgesel Oldu

  • Greg Flakus

Önceki yıl çıkan “Hazine Avcıları” isimli film, Naziler’in İkinci Dünya Savaşı’nda çaldıkları sanat eserlerinin yerini tespit etmekle görevlendirilen Amerikalı askerlerin öyküsünü anlatıyordu. “The Liberators” adlı yeni bir belgesel ise Almanya’dan paha biçilemez bazı sanat eserlerini çalan Amerikalı bir askeri konu alıyor

Asker, bu eseri ölünceye kadar yaşadığı Texas’a taşımış. Sanat uzmanları bin yıllık eserlerin değerinin 200 milyon dolardan fazla olduğunu söylüyor. Almanya’nın Quedlinburg kenti sakinleri, altın kaplı figürlerin ve diğer eşyaların, kendilerinin Naziler’den ve müttefik bombardımanlarından korumaya çalıştıkları tarihin bir parçası olduğunu söylüyor.

Bir Amerikan bölüğü mağarada buldukları eserleri korumaya çalışmış. Ancak, üniversitede sanat tarihi okuyan Üsteğmen Joe Meador eserlerin değeriyle ilgili fikir sahibiymiş ve bunların bir kısmını yanına almayı başarmış. Bazı eserlerin kayıp olduğunu fark eden kasabalılar, bu eserleri savaş sırasında kaybolan eserler listesine ekletmiş.

Quedlinburg’dan gelen sanat eserlerinin yeri, Meador’un ailesinin bazılarını 1990 yılında satışa çıkarmasına dek bilinmiyordu. Meador, eserleri önce yaşadığı Texas’ın Whitewright kasabasındaki bir dükkanda, sonra da yakındaki Denison kentinde bir banka kasasında saklamış.

Meador 1980’nde öldükten sonra ailesi eserlerin bazılarını 3 milyon dolar karşılığında, kendilerini kayıp sanat eserlerini bulmaya adamış bir Alman vakfına satmış. Bunun üzerine New York Times’dan CBS’e kadar birçok medya kuruluşu bu değerli eşyaların hangi nedenle bu ufak kasabalara ulaştığını öğrenmek için Texas’a akın etmişti.

Amerikan devleti ise Meador ailesinin bazı üyelerine dava açmış, iki kişi mahkum olmuştu. Ancak ceza davaları zamanaşımı nedeniyle düşmüştü.

Yönetmen “Neden” diye Soruyor

2004 senesinde, New York Üniversitesi’nde sinema okuyan bir Denison sakini olan Cassie Hay, bazı eski gazeteleri karıştırırken bu öyküye rastlamış, ayrıca konuyla ilgili bir kitap okumuş.

Hay, kitabın New Yorklu bir bakış açısıyla yazıldığını düşünmüş ve öyküyü, herkesin bakış açısından değerlendirmenin çok ilginç olacağına karar vermiş.

Böylece film projesine başlayan Hay, herkesin dürüst ve iyi bir vatandaş olarak gördüğü Meador’un, neden sanat eserlerini sahiplerinden çaldığını araştırmaya başlamış. Yönetmen, sonuçta ince çizgilere ulaştığını söylüyor. Meador’un ailesi yaptıklarını savunuyor ve haklı çıkarmaya çalışıyor.

Hay “Kimse yüzde yüz kötü ya da iyi değildir” diyor ve ailesinin Meador’un iyi yönlerini ve bu eserlere ne kadar değer verdiğini hatırlamak istediğini söylüyor.

Hay için, Meador’un bu eserlerden mali bir gelir elde etmeye çalışmaması önemli. O, bu eserleri bir savaş anısı olarak kendi zevki için saklamış ve olaydan çok az kişiye bahsetmiş. Ancak aynı zamanda eserleri sahiplerine teslim etmeye de çalışmamış.

Yönetmen “Tam siyah ya da beyaz olmayan öyküleri seviyorum. İçinde yaşadığımız gri bölgeler hoşuma gidiyor” diyor.

Aranan Cevaplar

Hay, filmi yapacak bütçeye sahip olduğunda Whitewright ve Denison’da bulabildiği herkesle konuşmuş. Washington’da kayıp sanat detektifliği yapan Willi Korte de ona yardımcı olmuş. Yönetmen, Quedlinburglu toplum liderlerinin de kendine son derece sıcak davrandığını söylüyor.

Hay’e göre Meador’un eserleri geri göndermek istememesinin bir nedeni de Quedlinburg’un Doğu Almanya’da oluşu olabilir. 1980 yılında bölge hala Sovyet idaresindeydi. Ancak bu onun eserleri en başta neden aldığını açıklamıyor.

Hay, Meador’un yazdıklarını incelemiş, onu hayatı boyunca tanıyan komşularıyla röportaj yapmış ve ailesiyle konuşarak böyle bir eylemi neden gerçekleştirdiğini anlamaya çalışmış.

Yönetmen, Meador’un, bu eserlerin savaşla harap olan bu bölgede mahvolacağından korkmuş, bu nedenle de saklamayı seçmiş olabileceğini düşünüyor.

Cassie Hay’in konuştuğu insanların bazıları da insanın bu tür eserlere sahip olamaya çalışırken, sonuçta bu eserlerin onlara sahip olduğuna dikkat çektiklerini belirtiyor.

XS
SM
MD
LG