Erişilebilirlik

Aşırı Sağcı Alman AfD Partisi Bölünmenin Eşiğinde


Almanya’da son dönemde birçok eyalette sürpriz şekilde iki haneli oy oranlarına ulaşan ve önümüzdeki yıl yapılacak genel seçimler öncesinde başta Angela Merkel’in partisi CDU olmak üzere mevcut partilerin ve ülkedeki göçmenlerin korkulu rüyası haline gelen Almanya için Alternatif AfD, parti yönetiminde yaşanan çatışma nedeniyle bölünmenin eşiğine geldi. Partiyi sarsan kriz, daha dört ay önce Baden Württemberg’teki eyalet seçiminde 23 milletvekili çıkaran AfD meclis grubundan 12 milletvekilinin istifası ile doruk noktasına ulaştı.

AfD Eşbaşkanı ve Baden Württemberg Grup Başkanı Jörg Meuthen de partisinden istifa ederek, Baden Württenberg için Alternatif adı altında yeni bir meclis grubu kurdu. Meuthen ile partinin diğer Eş-Başkanı Frauke Petry arasında aylardır ideolojik çatışma ve iktidar mücadelesi yaşandığı biliniyordu. AfD’nin ılımlı-liberal kanadının temsilcisi olan Meuthen, Perty’i Müslüman ve göçmenler konusundaki sert çizgisi nedeniyle uzun zamandır eleştiriyor.

İki siyasetçi arasındaki çatışma, Baden-Württemberg eyaleti milletvekili Wolfgang Gedeon'un Yahudi Soykırımı ile ilgili sözlerinden sonra tümüyle ortaya çıktı. Almanya’da Yahudi Soykırımı konusuna gereğinden fazla ilgi gösterildiğini savunan Gedeon, insanların soykırımın boyutunu tartışma hakkı bulunması gerektiğini, konunun tabulaştırılmasına karşı olduğunu açıkladı. Jörg Meuthen, Gedeon’un anti-semitik olarak tanımlanan açıklamaları nedeniyle partiden atılmasını talep ederken, Petry ise buna karşı çıktı. Gedeon kendi rızasıyla istifayı reddetti, ihracı için parti grubunda yapılan oylamada gereken üçte iki çoğunluk sağlanamadı. Bu gelişme üzerine Meuthen, kendisine destek veren 12 milletvekili ile istifa ederken, parti yönetimi büyük bir krizle karşı karşıya kaldı ve “aşırı sağa kayan AfD kendi kendisini mi bitiriyor” sorusunu akıllara getirdi.

Tartışılan başka bir konu ise, anti-semitizmin AfD’yi bölünmenin eşiğine getirirken, açık şekilde izlediği İslamofobik politikaların aynı tepkilere neden olmaması. Avrupa’daki diğer aşırı sağ-sağ popülist partiler de, anti-semitik olmadıklarına vurgu yaparken, İslam düşmanlıklarını gizlemiyor, tersine Müslümanlara karşı tavırlarıyla oy talep ediyorlar. Nitekim Almanya için Alternatif AfD kısa süre önce kararlaştırdığı seçim programında, İslam’ın Almanya’ya ait olmadığı savunarak, “İslam anayasal düzenimiz ve kültürümüzle bağdaşmıyor” demişti. Programda minare ve ezan, dinlerin hoşgörülü birlikteliğine aykırı bulunuyor ve açıktan ezan okunmasının, ayrıca sünnetin yasaklanması talep ediliyor. Hamburg Üniversitesi’nden siyaset bilimci Yaşar Aydın, anti-semitist söylemlerin oy kaybettirdiğini, buna karşılık İslam karşıtı söylemlerin ise prim yaptığını savunuyor.

2013 yılında kurulan ve o yıl genel seçimlerde %4,7 oy ile meclise girme olanağını kıl payıyla kaçıran AfD partisinin oy oranları İslam karşıtı söylemleri sayesinde Baden-Württenberg’in yanısıra, Saksonya-Anhalt eyaletinde %25’e kadar yükselmişti. Geçtiğimiz haftalarda yapılan anketler, Almanya çapında %10-15 oy aralığındaki AfD’nin CDU ve SPD’den sonra üçüncü parti olmak için Yeşillerle yarıştığını gösteriyor. Yaşanan bu son krizin AfD’yi ne ölçüde sarsacağı ise şu an Alman siyasetinde en çok merak edilen konulardan biri.


XS
SM
MD
LG