Erişilebilirlik

'Aşırı Hava Şartları İyiye Gitmeyecek'

  • Elizabeth Lee

Dünya nüfusu arttıkça sel, kuraklık, şiddetli fırtına gibi doğa olaylarından olumsuz yönde etkileniyor. Uzmanlar dünyada şiddetli fırtınaların artacağı öngörüsünde. Los Angeles’taki Pasifik Akvaryumu, kamuoyunu şiddetli hava şartları konusunda bilinçlendirmek için yeni bir yöntem kullanıyor

Amerika Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi’nden meteorolog Mark Jackson, şiddetli kasırga, tayfun, aşırı kuraklık gibi hava olaylarının artık sıradışı sayılmadığını söylüyor: ”Aşırı hava şartları tüm dünyada artık normal hale geldi. Bazı bölgelerde aşırı sıcak hava ve buna bağlı olarak kuraklık hüküm sürerken diğer bölgelerde şiddetli yağış ve bunun sonucunda sel felaketleri görüyoruz.”

California Üniversitesi’nden coğrafya profesörü Glen MacDonald, küresel hava şartlarının iyiye gitmeyeceğini söylüyor: ”Kurak bölgeler daha da kuraklaşacak. Fazla miktarda yağış alan bölgelerdeyse yağışlar daha da artacak. Örneğin bizim California’da ihtiyacımız olan yağışı onlar alacak.”

Ancak MacDonald, sadece 150 yıllık iklim verileri kaydı olduğunu, bu nedenle aşırı hava şartlarından bahsederken dikkatli olunması gerektiğini söylüyor: ”Kasırga sistemleri, seller, kuraklık ve yağışlar hakkında öngörülerde bulunurken dikkatli olmamız gerekiyor. Elimizde iklim konusunda genellemeler yapacak kadar çok istatistik olduğunu düşünmüyorum.”

Aşırı hava şartlarının tahrip edici etkisini en aza indirgemenin yollarından biri, şu anda 14 gün olan hava tahmini süresini uzatmak. Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi, 15 ila 30 gün sonraki aşırı hava olaylarını tahmin edebilen bir model üzerinde çalışıyor.

Mark Jackson: ”Bu model, aşırı hava şartlarına hazırlıklı olmamıza ve uyum sağlamamıza yardım edebilir. Bunu başarmak mümkün.”

Jerry Schubel: ”Daha uzun süre öncesinden yapılan daha doğru tahminler, önlem alınmadığı sürece hiçbir işe yaramaz.”

Pasifik Akvaryumu’ndan Jerry Schubel, kamuoyunun, aşırı hava şartlarının çok ciddi olduğunu anlaması gerektiğini söylüyor: ”Dünyada güvende olan hiçbir bölge yok.”

Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi tarafından geliştirilen ve “Science on a Sphere yani Bilim Küresi” adı verilen bu küre, bilimsel verileri ve eğitim programlarını sergiliyor. Avrupa, Asya, Kuzey ve Güney Amerika’da yüzden fazla müze ve kurum, ziyaretçilerin çevresel olayları ve hava şartlarını daha iyi anlamaları ve değişen küresel iklime daha iyi ayak uydurmayı öğrenmeleri için Bilim Küresi’nden yararlanıyor.

XS
SM
MD
LG