Erişilebilirlik

24 Kasım Amerikan Basınından Özetler


Washington Post Kuzey Kore’nin Güney Kore’ye saldırısını Obama yönetiminin dikkatini çekmeye yönelik bir kışkırtma olarak görüyor. Ancak gazete, Pyongyang’a kesinlikle taviz verilmemesi çağrısında bulunuyor:

24 Kasım Amerikan Basınından Özetler

24 Kasım Amerikan Basınından Özetler

“Hem Bush hem de Clinton yönetimleri, Kuzey Kore’ye silahsızlanma vaadi karşılığında siyasi ve ekonomik tavizler önerdiler. Her seferinde bu tavizleri kabul eden Kim, buna karşılık nükleer silahlarını ve füzelerini tam anlamıyla denetime açmayı veya imha etmeyi reddetti. Şimdi Obama yönetimi Pyongyang’a elçiler göndermek yerine BM Güvenlik Konseyi’nden Kuzey Kore’nin kınanması ve hatta bu ülkeye yönelik yaptırımların genişletilmesi yönünde bir karar çıkartmaya çalışmalıdır.”

New York Times ise Kuzey Kore’nin kışkırtıcı tavırlarına son verilmesinde en büyük sorumluluğun Çin’e düştüğünü belirtiyor. Gazete, Pyongyang’ın nükleer faaliyetlerinin de giderek yoğunlaştığına dikkat çekiyor:

24 Kasım Amerikan Basınından Özetler

24 Kasım Amerikan Basınından Özetler

“Obama, Kuzey Kore’nin oyununa gelmeme konusunda ısrarlı. Amerikalı yetkililer hem altılı görüşmelerin canlandırılmasına hem de ikili görüşmelere açık kapı bırakıyorlar. Ancak bu konuda Amerika’nın ciddi bir stratejisi olmadığını görüyoruz. Çin, Birleşmiş Milletler yaptırımlarının da desteğiyle, şimdilik Kuzey Kore’yi bu çıkmaz yoldan çevirebilme konusunda en fazla şansa sahip olan ülke olarak görünüyor. Dolayısıyla öncülüğü Çin üstlenmelidir. Ancak Washington’un da yeniden sürece dahil olması gerekiyor.”

USA Today havaalanlarında uygulamaya konulan yeni önlemlerin ardından Ulaştırma Güvenliği Dairesi’nin de tartışılmaya başladığını kaydediyor. Gazete, ulaştırma güvenliğinin özelleştirilmesi veya çalışanların sendikalaşması gibi önerilere karşı çıkıyor:

24 Kasım Amerikan Basınından Özetler

24 Kasım Amerikan Basınından Özetler

“Özel sektörün daha verimli olduğu düşüncesi çok cazip geliyor. Bu düşünce genellikle doğrudur, ancak bu durum özelinde doğru değildir. Havaalanı güvenliğinin özelleştirilmesi, FBI’ın görevini özelleştirmesi kadar mantıksızdır. Ayrıca terörü önlemeye çalışan bir kurumun her an tetikte olması gerekir. Oysa sendikalar, Ulaştırma Güvenliği Dairesi’nin çalışma koşullarında hızlı biçimde değişikliğe gitmesini veya sorumsuzca davranan çalışanları işten çıkartmasını engelleyebilir. Vücut taraması veya elle arama konusunda yaşanan tartışmalar, Ulaştırma Güvenliği Dairesi’nin bazı sorunlar yaşadığını gösteriyor. Eğer Kongre üyeleri bu tartışmalara dahil olmak istiyorlarsa, sağduyudan uzak ideolojik yaklaşımlarda bulunmak yerine yolcuları doğrudan etkileyen sorunlara el atmalıdırlar.”

Los Angeles Times bu yıl Şükran Günü’nün yabancı düşmanlığının arttığı bir dönemde kutlandığına dikkat çekiyor. Gazete, Şükran Günü’nün göçmenlere karşı anlayış ve hoşgörü anlamına geldiğini vurguluyor:

24 Kasım Amerikan Basınından Özetler

24 Kasım Amerikan Basınından Özetler

“Perşembe günü, bütün aileler Şükran Günü sofrasında biraraya geldiklerinde, umarız bu tatilin gerçek anlamını düşünürler. Şükran Günü, Amerika’nın yerlilerinin iş ve dini özgürlük arayan ve resmi evrakları olmayan göçmenleri, yardımseverlik duygusu ve iyi niyetle karşılaması demektir. Bu yerliler, belki saf ama iyi samimi insanlardı. Daha Amerika kurulmadan önce Amerikan ruhuna sahiptiler. Ev sahipleri ve misafirler, farklı diller konuşuyor, farklı dinlere inanıyorlardı. Ancak yine de birlikte yemek yediler, birbirlerine saygı duydular, kültürleri arasındaki büyük farklılığa rağmen ortak insanlık değerlerine sahip olduklarını gördüler.”

XS
SM
MD
LG