Erişilebilirlik

22 Aralık Amerikan Basınından Özetler


Washington Post federal bir mahkemenin, terörle mücadele kapsamında bazı şüpheliler için vur emri verilmesine karşı çıkmadığını belirtiyor. Yargının bu kararını destekleyen gazete, yönetimin de bu uygulamayı belli kurallara bağlamasını istiyor:

22 Aralık Amerikan Basınından Özetler

22 Aralık Amerikan Basınından Özetler

“Obama yönetimi, bir saldırı düzenlenmeden önce ilgili Kongre yöneticilerini bilgilendirdiğini ve bu tür saldırıların Başkan tarafından imzalanarak onaylandığını açıkladı. Ancak yönetim bu tür bir saldırının doğru ve gerekli olup olmadığını, hangi kriterlere göre belirlediğini de kamuoyuna açıklamalıdır. Ayrıca bir Amerikan vatandaşını hedef almadan önce, ona teslim olma veya hakkındaki karara itiraz etme fırsatı verilmesini de değerlendirmelidir. Bazı kişilerin hedef seçilmesine son çare olarak başvurulmalıdır. Bu yöntem, söz konusu kişinin yakın bir tehdit oluşturması, sığındığı ülkenin onu yakalamaya yanaşmaması veya yakalayacak gücünün olmaması durumunda kullanılmalıdır. Yargıç Bates’in bu koşullar oluştuğunda, Başkan’ın hızla harekete geçme yetkisine dokunmaması doğru bir karardır.”

USA Today havaalanlarında güvenliğin sağlanması için İsrail modelinin uygulanması yönündeki çağrıların arttığına dikkat çekiyor. Ancak gazete, İsrail modelinin Amerika’da için doğru bir yöntem olmadığını savunuyor:

22 Aralık Amerikan Basınından Özetler

22 Aralık Amerikan Basınından Özetler

“İsrail’in tek büyük uluslararası havaalanı olan Tel Aviv’deki Ben Gurion havaalanından yılda yaklaşık 11 milyon yolcu geçiyor. Buna karşılık Amerika’daki 450 havaalanından 770 milyon yolcu geçiyor. Ayrıca İsrail’de güvenlik maliyetlerinin bedelini El-Al ödüyor. El-Al, güvenlik önlemleri için geçen yıl yolcu başına 57 dolar harcadı. Amerika’da ise devlet tarafından karşılanan güvenlik harcamaları yolcu başına yedi doları bile bulmuyor. İsrail’deki güvenlik önlemleri etnik temelli bir denetime ve sicil sorgulanmasına dayanıyor. İsrailliler, havayolu güvenliği için mahremiyetlerinden ve temel haklarından feragat edebiliyorlar. Amerika’da ise 11 Eylül’den sonra bile birçok kişi buna karşı çıkıyor.”

Los Angeles Times Wikileaks’in kurucusu Julian Assange’ın İsveç’te cinsel suçlarla ilgili olarak yargılanmasını değerlendiriyor. Gazete, açılan dava ile belgelerin sızdırılmasının ilişkilendirilmesine karşı çıkıyor:

22 Aralık Amerikan Basınından Özetler

22 Aralık Amerikan Basınından Özetler

“Assange’i destekleyenler, bir noktadan sonra taciz suçlamasına dönüşen tecavüz iddialarının İsveçli yetkililer tarafından gündeme getirilmesini Amerika’ya bağlıyorlar. Amerika’nın Wikileaks’i ve Assange’ı gizli belgeleri açıkladıkları için cezalandırmak istediğini öne sürüyorlar. Biz bu iddiaları doğrulayacak bir kanıt göremedik. İsveç’te suçlamaların bu tür nitelik değiştirmesi yaygın bir uygulamadır. Ancak Amerika eğer gerçekten bir baskı uyguluyorsa, bu hiç hoş bir şey değildir. Assange’ı destekleyenlerin elinde bunu doğrulayacak bir kanıt varsa, bu kanıtı açıklamalıdırlar. Bu yapılmadıkça, davanın adil biçimde ve İsveç yasalarına uygun olarak görüleceğini düşüneceğiz.”

Christian Science Monitor Beyaz Rusya ve Fildişi Sahili’ndeki seçimlere hile karıştırılmasına gösterilen tepkiyi eleştirenlere karşı çıkıyor. Gazete, bu tepkilerin içişlerine müdahale olarak görülemeyeceğini vurguluyor:

22 Aralık Amerikan Basınından Özetler

22 Aralık Amerikan Basınından Özetler

“Demokrasi konusundaki küresel mücadelede, bir kez daha egemenlik gerekçesi seçim yolsuzluklarını savunmak amacıyla gündeme getiriliyor. Beyaz Rusya ve Fildişi Sahili’ndeki baskıcı yönetimleri savunanlar, yabancıların içişlerini ilgilendiren seçimlere burnunu sokmaması gerektiğini öne sürüyor. Ancak yabancılar burunlarını soktular ve sokmaları da gerekiyor. Çünkü, ciddi bir insani krizin veya insan hakları ihlalinin olması durumunda, özellikle de böyle bir gelişmenin bütün bir bölgede istikrarı tehlikeye atması halinde, diplomatik, ekonomik ve hatta askeri müdahale yapılabileceği konusunda dünyada bir çeşit küresel uzlaşma sağlanmış bulunuyor.”

Washington Post federal bir mahkemenin, terörle mücadele kapsamında bazı şüpheliler için vur emri verilmesine karşı çıkmadığını belirtiyor. Yargının bu kararını destekleyen gazete, yönetimin de bu uygulamayı belli kurallara bağlamasını istiyor:

“Obama yönetimi, bir saldırı düzenlenmeden önce ilgili Kongre yöneticilerini bilgilendirdiğini ve bu tür saldırıların Başkan tarafından imzalanarak onaylandığını açıkladı. Ancak yönetim bu tür bir saldırının doğru ve gerekli olup olmadığını, hangi kriterlere göre belirlediğini de kamuoyuna açıklamalıdır. Ayrıca bir Amerikan vatandaşını hedef almadan önce, ona teslim olma veya hakkındaki karara itiraz etme fırsatı verilmesini de değerlendirmelidir. Bazı kişilerin hedef seçilmesine son çare olarak başvurulmalıdır. Bu yöntem, söz konusu kişinin yakın bir tehdit oluşturması, sığındığı ülkenin onu yakalamaya yanaşmaması veya yakalayacak gücünün olmaması durumunda kullanılmalıdır. Yargıç Bates’in bu koşullar oluştuğunda, Başkan’ın hızla harekete geçme yetkisine dokunmaması doğru bir karardır.”

USA Today havaalanlarında güvenliğin sağlanması için İsrail modelinin uygulanması yönündeki çağrıların arttığına dikkat çekiyor. Ancak gazete, İsrail modelinin Amerika’da için doğru bir yöntem olmadığını savunuyor:

“İsrail’in tek büyük uluslararası havaalanı olan Tel Aviv’deki Ben Gurion havaalanından yılda yaklaşık 11 milyon yolcu geçiyor. Buna karşılık Amerika’daki 450 havaalanından 770 milyon yolcu geçiyor. Ayrıca İsrail’de güvenlik maliyetlerinin bedelini El-Al ödüyor. El-Al, güvenlik önlemleri için geçen yıl yolcu başına 57 dolar harcadı. Amerika’da ise devlet tarafından karşılanan güvenlik harcamaları yolcu başına yedi doları bile bulmuyor. İsrail’deki güvenlik önlemleri etnik temelli bir denetime ve sicil sorgulanmasına dayanıyor. İsrailliler, havayolu güvenliği için mahremiyetlerinden ve temel haklarından feragat edebiliyorlar. Amerika’da ise 11 Eylül’den sonra bile birçok kişi buna karşı çıkıyor.”

Los Angeles Times Wikileaks’in kurucusu Julian Assange’ın İsveç’te cinsel suçlarla ilgili olarak yargılanmasını değerlendiriyor. Gazete, açılan dava ile belgelerin sızdırılmasının ilişkilendirilmesine karşı çıkıyor:

“Assange’i destekleyenler, bir noktadan sonra taciz suçlamasına dönüşen tecavüz iddialarının İsveçli yetkililer tarafından gündeme getirilmesini Amerika’ya bağlıyorlar. Amerika’nın Wikileaks’i ve Assange’ı gizli belgeleri açıkladıkları için cezalandırmak istediğini öne sürüyorlar. Biz bu iddiaları doğrulayacak bir kanıt göremedik. İsveç’te suçlamaların bu tür nitelik değiştirmesi yaygın bir uygulamadır. Ancak Amerika eğer gerçekten bir baskı uyguluyorsa, bu hiç hoş bir şey değildir. Assange’ı destekleyenlerin elinde bunu doğrulayacak bir kanıt varsa, bu kanıtı açıklamalıdırlar. Bu yapılmadıkça, davanın adil biçimde ve İsveç yasalarına uygun olarak görüleceğini düşüneceğiz.”

Christian Science Monitor Beyaz Rusya ve Fildişi Sahili’ndeki seçimlere hile karıştırılmasına gösterilen tepkiyi eleştirenlere karşı çıkıyor. Gazete, bu tepkilerin içişlerine

Washington Post federal bir mahkemenin, terörle mücadele kapsamında bazı şüpheliler için vur emri verilmesine karşı çıkmadığını belirtiyor. Yargının bu kararını destekleyen gazete, yönetimin de bu uygulamayı belli kurallara bağlamasını istiyor:

“Obama yönetimi, bir saldırı düzenlenmeden önce ilgili Kongre yöneticilerini bilgilendirdiğini ve bu tür saldırıların Başkan tarafından imzalanarak onaylandığını açıkladı. Ancak yönetim bu tür bir saldırının doğru ve gerekli olup olmadığını, hangi kriterlere göre belirlediğini de kamuoyuna açıklamalıdır. Ayrıca bir Amerikan vatandaşını hedef almadan önce, ona teslim olma veya hakkındaki karara itiraz etme fırsatı verilmesini de değerlendirmelidir. Bazı kişilerin hedef seçilmesine son çare olarak başvurulmalıdır. Bu yöntem, söz konusu kişinin yakın bir tehdit oluşturması, sığındığı ülkenin onu yakalamaya yanaşmaması veya yakalayacak gücünün olmaması durumunda kullanılmalıdır. Yargıç Bates’in bu koşullar oluştuğunda, Başkan’ın hızla harekete geçme yetkisine dokunmaması doğru bir karardır.”

USA Today havaalanlarında güvenliğin sağlanması için İsrail modelinin uygulanması yönündeki çağrıların arttığına dikkat çekiyor. Ancak gazete, İsrail modelinin Amerika’da için doğru bir yöntem olmadığını savunuyor:

“İsrail’in tek büyük uluslararası havaalanı olan Tel Aviv’deki Ben Gurion havaalanından yılda yaklaşık 11 milyon yolcu geçiyor. Buna karşılık Amerika’daki 450 havaalanından 770 milyon yolcu geçiyor. Ayrıca İsrail’de güvenlik maliyetlerinin bedelini El-Al ödüyor. El-Al, güvenlik önlemleri için geçen yıl yolcu başına 57 dolar harcadı. Amerika’da ise devlet tarafından karşılanan güvenlik harcamaları yolcu başına yedi doları bile bulmuyor. İsrail’deki güvenlik önlemleri etnik temelli bir denetime ve sicil sorgulanmasına dayanıyor. İsrailliler, havayolu güvenliği için mahremiyetlerinden ve temel haklarından feragat edebiliyorlar. Amerika’da ise 11 Eylül’den sonra bile birçok kişi buna karşı çıkıyor.”

Los Angeles Times Wikileaks’in kurucusu Julian Assange’ın İsveç’te cinsel suçlarla ilgili olarak yargılanmasını değerlendiriyor. Gazete, açılan dava ile belgelerin sızdırılmasının ilişkilendirilmesine karşı çıkıyor:

“Assange’i destekleyenler, bir noktadan sonra taciz suçlamasına dönüşen tecavüz iddialarının İsveçli yetkililer tarafından gündeme getirilmesini Amerika’ya bağlıyorlar. Amerika’nın Wikileaks’i ve Assange’ı gizli belgeleri açıkladıkları için cezalandırmak istediğini öne sürüyorlar. Biz bu iddiaları doğrulayacak bir kanıt göremedik. İsveç’te suçlamaların bu tür nitelik değiştirmesi yaygın bir uygulamadır. Ancak Amerika eğer gerçekten bir baskı uyguluyorsa, bu hiç hoş bir şey değildir. Assange’ı destekleyenlerin elinde bunu doğrulayacak bir kanıt varsa, bu kanıtı açıklamalıdırlar. Bu yapılmadıkça, davanın adil biçimde ve İsveç yasalarına uygun olarak görüleceğini düşüneceğiz.”

Christian Science Monitor Beyaz Rusya ve Fildişi Sahili’ndeki seçimlere hile karıştırılmasına gösterilen tepkiyi eleştirenlere karşı çıkıyor. Gazete, bu tepkilerin içişlerine müdahale olarak görülemeyeceğini vurguluyor:

“Demokrasi konusundaki küresel mücadelede, bir kez daha egemenlik gerekçesi seçim yolsuzluklarını savunmak amacıyla gündeme getiriliyor. Beyaz Rusya ve Fildişi Sahili’ndeki baskıcı yönetimleri savunanlar, yabancıların içişlerini ilgilendiren seçimlere burnunu sokmaması gerektiğini öne sürüyor. Ancak yabancılar burunlarını soktular ve sokmaları da gerekiyor. Çünkü, ciddi bir insani krizin veya insan hakları ihlalinin olması durumunda, özellikle de böyle bir gelişmenin bütün bir bölgede istikrarı tehlikeye atması halinde, diplomatik, ekonomik ve hatta askeri müdahale yapılabileceği konusunda dünyada bir çeşit küresel uzlaşma sağlanmış bulunuyor.”

müdahale olarak görülemeyeceğini vurguluyor:

“Demokrasi konusundaki küresel mücadelede, bir kez daha egemenlik gerekçesi seçim yolsuzluklarını savunmak amacıyla gündeme getiriliyor. Beyaz Rusya ve Fildişi Sahili’ndeki baskıcı yönetimleri savunanlar, yabancıların içişlerini ilgilendiren seçimlere burnunu sokmaması gerektiğini öne sürüyor. Ancak yabancılar burunlarını soktular ve sokmaları da gerekiyor. Çünkü, ciddi bir insani krizin veya insan hakları ihlalinin olması durumunda, özellikle de böyle bir gelişmenin bütün bir bölgede istikrarı tehlikeye atması halinde, diplomatik, ekonomik ve hatta askeri müdahale yapılabileceği konusunda dünyada bir çeşit küresel uzlaşma sağlanmış bulunuyor.”

XS
SM
MD
LG