Erişilebilirlik

21 Mart Amerikan Basınından Özetler



Los Angeles Times’dan Doyle McNamus, Libya’ya müdahalenin, uluslararası krizleri çözmede yeni bir işbirliği modeli oluşturabileceğini öne sürüyor. Daha iki hafta önce Amerikalı yetkililerin Libya’ya uçuş yasağı uygulamanın kötü bir fikir olduğunu düşünürken şimdi birden bunu savunduklarını belirten yazar, Obama Yönetimi’nin Muammer Kaddafi’yi devirmek isteyenlere yardım etme yükümlülüğüyle, Amerika’yı bir başka Müslüman ülkede yeni bir savaşa sokma korkusu arasında sıkışıp kaldığını söylüyor. Yazının devamı şöyle:

‘Sorunun özü, Amerika’nın Libya’da çok fazla çıkarı olmamasından kaynaklanıyor. 2003‘ten beri El Kaide’yle mücadelede adeta müttefikimiz haline gelen, 40 yıllık iktidarına alışık olduğumuz Kaddafi’nin kazanması ya da kaybetmesi Amerika’nın çıkarlarını doğrudan etkilemiyordu. Ancak Obama Yönetimi, Libya’da sivillere yardım edilmesi gerektiği, uçuş yasağı uygulamanın görüldüğünden daha zor olduğu, Amerikan ordusunun kaynaklarının zaten yeterince azaldığı ve Libya’ya karşı atılacak adımlarda Arap dünyasının desteğinin sağlanması gerektiği gibi gerçekler arasında bölünmüştü. Fransa ve İngiltere’yse askeri müdahalede başrolü oynamayı kabul etti. Arap Birliği uçuş yasağı fikrini destekledi. Birleşik Arap Emirlikleri, Ürdün, Suudi Arabistan ve Katar da destek verdi. Mısır’ın Libya sınırına silah yığdığına dair haberler alınıyor. Hava saldırıları Kaddafi’yi durdurmaya yetecek mi? Batının ve Arap dünyasının kurduğu bu koalisyon Kaddafi’yi devirmeyi başaracak mı? Ya da uzun bir iç savaşın başlamasına mı yol açacak? Başkan ‘Kaddafi artık gitmeli’ dediğinde artık bu sözünden geri dönmesi çok zor. Ancak artık herşeyi Amerika belirlemiyor. Birleşmiş Milletler ya da NATO askeri müdahale çağrısında bulunduğunda gerek Amerikalılar gerekse uluslararası toplum, liderliği Amerika’nın yapmasına çok alışkındı. Ancak bu sefer başı çeken biz değiliz. Eğer bu yeni işbirliği modeli başarılı sonuç verirse Amerika’nın uluslararası krizlerle başa çıkmak için liderlik yapma zorunluluğu da ortadan kalkacak. Bu sonuç, Kaddafi’yi devirmeyi başarabilmek kadar önemlidir.’

USA Today ise Amerika’nın Libya’ya müdahalesinin ustaca olduğunu belirtiyor ancak ‘bu müdahale nasıl sonuç verecek’ diye soruyor. Askeri müdahalenin Kaddafi’nin 42 yıllık iktidarını belki de pürüzsüzce sona erdireceğini ya da Kaddafi’nin barış içinde iktidardan inmesine yardımcı olabileceğini belirten gazete, bütün bunların büyük başarı sayılacağını, ancak askeri müdahalelerin her zaman görüldüğü kadar kolay sonuç vermeyeceğini kaydediyor. Yazının devamı şöyle:

‘Askeri müdahale belki de Libya’daki bölünmüş muhalefeti biraraya getirecek, birlik içinde bir hükümetin kurulması sağlanacak, ülke çökmekten kurtulacak. Belki tüm bunlar Amerika, Avrupa ve Arap müttefiklerin umduğu gibi sadece bombardımanla elde edilecek kazanımlar olacak. Askeri müdahale şimdiden binlerce sivilin katledilmesini önledi. Ancak herşey göründüğü kadar kolay olmayabilir. General Patraeus 8 yıl önce Irak Savaşı’nın başında ‘bana bunun nasıl biteceğini söyleyin’ demişti. Askeri müdahalelerin başarısının tanımı hala açık ve net değil. Başkan Obama haftalardır Kaddafi’nin artık gitmesi gerektiğini söylüyor. Ancak Genelkurmay Başkanı Amiral Mike Mullen Kaddafi’nin iktidarda kalabileceği olasılığını da dile getiriyor. Eğer Kaddafi kalırsa askeri müdahale fiyasko olacak. Obama’nın Avrupa ülkelerine liderlik rolünü devretmesi akıllıca bir adımdı. Askeri müdahale her zaman son çare olmalı. Libya’ya müdahale çok şey kaybedilebilecek büyük bir kumar. Ancak en azından başlangıçta doğru adımlar atıldı.’

New York Times ise Dış İlişkiler Konseyi’nden genç araştırmacı Matthew C. Klein’ın Amerika’daki işsiz üniversite mezunlarının önündeki zorlukları ele alan bir yazısına yer veriyor. Klein, şöyle diyor:

‘Şu anda hepimiz acaba devrilecek bir sonraki Arap rejimi hangisi olacak diye tahminde bulunmaktan zevk alıyoruz. Ama dönüp kendimize bir bakalım. Amerika’da işsizlik oranı çok yüksek. İmtiyazlı sınıf olan bitenden kopuk. Gençler hayal kırıklığı içinde. 24 yaşında bir Amerikalı olarak zengin demokrasimizin Arap halklarını ayaklandıran nedenlerin çoğuna sahip olduğunu söyleyebilirim. 25 yaşın altındaki her dört Mısırlıdan biri işsiz. Amerika’da da 16 ila 24 yaş arasındakiler arasındaki işsizlik oranı yüzde 21. Biz çok çalışmanın ve iyi bir eğitimin başarılı olmaya yeteceği inancıyla büyüdük. Ama gelin şimdi bunu çok iyi bir üniversiteden uluslararası ilişkiler derecesiyle mezun olan, çok iyi Çince konuşan ama sadece cankurtaran olarak iş bulabilen arkadaşıma anlatın. İtalya, Portekiz ve İspanya’da da durum farklı değil. Mısırlı gençlerin öfkesinin nedeninin Hüsnü Mübarek olduğunu söylemek kolaydı. Ama Barack Obama o kadar da kolay bir hedef değil. Suçlayacak biri olmadığında da gençlerin hayal kırıklığı daha da büyüyor. Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki ayaklanmalar Batı dünyası için bir uyarı olmalı.’

XS
SM
MD
LG