Erişilebilirlik

19 Ağustos Amerikan Basınından Özetler


Wall Street Journal Erdoğan’ın anayasa değişikliği referandumunda tavrını açıklaması için TÜSİAD’ı uyardığını yazıyor. Haberde, Erdoğan’ın açıklamasının bir tehdit olarak algılandığı görüşüne yer veriliyor;

“Başbakan’ın açıklamaları, hükümetin Doğan Medya Grubu’na büyük vergi cezaları uygulamasından dolayı zaten kaygılı olan iş çevrelerindeki endişeyi daha da artırdı. Eğer referandumdan evet çıkarsa, Anayasa Mahkemesi üyelerinin sayısı 11’den 17’ye çıkacak ve AKP’li cumhurbaşkanı Gül, yeni üyelerin atanmasında belirleyici olacak. Yargıçların atanmasını ve disiplin cezalarını belirleyen Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun üye sayısı da 7’den 22’ye çıkacak. Hükümet, bu değişikliklerin cumhuriyetin kurulduğu 1923 yılından bu yana Türk demokrasisi üzerinde etkili olan asker vesayetini kırmak ve Avrupa Birliği’ne girmek için gerekli olduğunu söylüyor. Değişikliğe karşı çıkanlar ise, önemli kurumlardaki muhalefetin temizlenmesinden sonra hükümetin mahkemeleri ve diğer devlet kurumlarını muhalefeti sindirmek amacıyla kullanacağından kaygı duyuyor.”

Washington Post Cumhuriyetçi Parti yöneticilerinin Sıfır Noktası yakınına yapılması planlanan camiyi siyasi istismar konusu yaptıklarını belirtiyor. Gazete, eski başkan Bush’tan bu konuda devreye girmesini istiyor;

“Eski başkan George W. Bush, 2009’da görevi devretmesinden bu yana, anlaşılır nedenlerle siyasi yorumlarda bulunmaktan kaçındı. Bush bu tavrıyla, halefine selefinden yersiz eleştiriler duymadan görevini yapma fırsatı verdi ve başkanlık makamına saygısını gösterdi. Ancak şimdi ortada Bush’un kendi partisinin yetişkin birinin yol göstericiliğinden yararlanacağı bir konu var… Bush, kendi başkanlığı döneminde Müslümanlar ile teröristler arasındaki ayrımı sürekli olarak vurguladı. Bir politikacı olarak, Cumhuriyetçi Parti’nin Müslümanlar da dahil olmak üzere, azınlıklara seslenmesinin öneminin farkındaydı. Şimdi Teksas’dan yapacağı bir açıklama, mirasını devralanlar için faydalı bir ders niteliği taşıyabilir.”

Christian Science Monitor Fannie Mae ve Freddie Mac’in artık konut sektörünü yönlendirme özelliğini kaybettiğini vurguluyor. Gazete, Obama yönetiminin devletin konut sektöründeki rolünde kapsamlı bir reforma hazırlandığını hatırlatıyor;

“Federal hükümetin, konut edinmeye yönelik desteği şu anda yılda 230 milyar doları buluyor. Eğer Kongre, gelecek yıl konut reformu konusunda partiler üstü bir uzlaşma sağlayabilirse, bu rakam düşecektir. Kongre üyeleri bu konuda devletin konut sektöründeki rolünü azaltmayı başaran Kanada gibi ülkeleri örnek almalıdır. Yeni konut politikasının oluşturulmasında uzlaşma sağlanmasına yönelik ilk adımlar atılmış durumda. Amerika’nın konut sektöründe yeniden bir çöküş yaşamaması için mümkün olan en geniş uzlaşma sağlanmalıdır.”

Boston Globe Japonya’nın komşularıyla yakınlaşma politikasının Amerika’dan uzaklaşması anlamına gelmediğini savunuyor. Gazete, Naoto Kan hükümetinin bu politikasının tam tersine Amerika’nın çıkarlarına uygun olduğunu öne sürüyor;

“Kuzey doğu Asya’da Amerika’nın güvenlik önceliği, Çin’in gücünün barışçıl bir biçimde artması ve Kuzey Kore’nin nükleer programının oluşturduğu tehdidin Pekin’de süren altılı görüşmeler yoluyla ortadan kaldırılmasıdır. Çin ile Japonya arasındaki ilişkilerin daha iyi bir noktaya gelmesi, Çin’in komşuları için yıkıcı bir tehdit oluşturma ihtimalini azaltacaktır. Japonya ile Kuzey Kore’nin daha da yakınlaşması, Kuzey Kore’ye karşı birleşik bir cephe oluşturulmasına yardımcı olacaktır. Japonya, Çin ve Güney Kore arasında daha yakın ilişkiler kurulması, Amerika’nın öncelikleri konusunda daha fazla işbirliği anlamına gelecektir. Bu da hem Asya için hem de Amerika için bir zafer demektir.”

XS
SM
MD
LG