Erişilebilirlik

100 Büyük Düşünür Arasındaki İktisatçı Ekonomiyi Nasıl Görüyor?


100 Büyük Düşünür Arasındaki İktisatçı Ekonomiyi Nasıl Görüyor?

100 Büyük Düşünür Arasındaki İktisatçı Ekonomiyi Nasıl Görüyor?

Foreign Policy Dergisi bu yılki ‘100 Büyük Düşünür’ listesine Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nu alarak Türkiye’nin gündemine girdi. Ancak bu yılki listede Davutoğlu’nun yanı sıra Türkiye kökenli bir başka isim daha vardı : Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (M.I.T) öğretim üyesi Daron Acemoğlu. İktisatçı Acemoğlu ekonomi politikaları ve ekonomik kalkınma üzerine yaptığı araştırmalarıyla tanınıyor.

Demokrasi ve ekonomik kalkınma ilişkisi

Daron Acemoğlu, Foreign Policy dergisinin 2010 yılının en büyük 100 düşünürü listesine neden girdiğini açıklarken son derece alçak gönüllü bir yaklaşım sergiliyor. Acemoğlu, “Listeye neden alındığımdan tam emin değilim. Ama sanırım demokrasi ile ekonomik kalkınma arasındaki ilişkiyi ve sürdürülebilir kalkınmayı hangi unsurların belirlediğini ortaya koyan çalışmalarım listeye alınmamda etkili oldu,” diyor. Acemoğlu, bu araştırmalarda, Amerika veya Avrupa’nın neden Orta Amerika, Asya veya sahra altı ülkelere göre daha zengin olduğunu belirlemeye çalışmış.

Bu çalışma akla ‘ekonomik kalkınma ile demokrasi arasında doğrudan bir bağ varsa Çin gibi demokratik olmayan ülkeler nasıl bu kadar hızlı gelişebiliyor?’ sorusunu getiriyor.

İşte bu noktada Daron Acemoğlu çalışmalarından elde ettiği sonucu şöyle açıklıyor: “Aslında biraz şaşırtıcı ama demokrasi ile kalkınma arasında doğrudan bir ilişki yok. Saddam yönetimindeki Irak, Mugabe idaresindeki Zimbabwe veya Mobutu yönetimindeki Zaire düşünüldüğünde sanki bir bağ varmış gibi görünüyor. Ama verilere bakıldığında demokrasi ile ekonomik kalkınma arasındaki bağ yok denecek kadar az.”

Haberin Devamı ↓

“Kısa vadede demokrasi kalkınmanın önkoşulu değil”

Ama bu, eğer konuya 5, 10 veya 15 yıllık bir pencereden bakarsanız elde edebileceğiniz bir sonuç. İktisatçı Daron Acemoğlu, ‘Demokrasi ile kalkınma arasında doğrudan bir ilişki ancak uzun vadede kurulabiliyor,’ diyor. Ayrıca demokrasinin ne denli geniş, otokrasinin ne denli ağır olduğu da ilişkinin derecesini belirliyor diyen Acemoğlu Çin’deki ekonomik gelişmeyi de bu çerçevede değerlendiriyor: “Birçok ülke ekonomik kalkınmayı hızlandıran açık toplum gibi demokratik kurumlara dayanmadan büyüyebilir. Ama bunlar sadece ‘arayı kapatmaya’ dönük büyüme olarak adlandırılabilir. Çünkü burada yapılan ithal teknolojilerle dünyaya ayak uydurmaktan öteye gitmiyor.”

Özetle Acemoğlu’na göre Çin’in yaptığı gibi ithal teknolojilerle ‘arayı kapatma yarışında’ demokrasi önemli bir ön koşul oluşturmuyor. Ama uzun vadede yeni teknolojiler; yeni fikir ve ürünler geliştirmek gerektiğinde bir ülkenin nasıl idare edildiği, fikirlerin serbestçe tartışılıp-tartışılmadığı belirleyici oluyor. Bir başka deyişle, bu açıklama çerçevesinde Çin, kendi teknolojilerini geliştirmeye başladığında toplumsal bir gerilim yaşamaya aday görünüyor.

Çin’de kalkınma sürdürülebilir mi?

İktisatçı Daron Acemoğlu bu nedenlerden dolayı Çin ve Rusya gibi ülkelerdeki ekonomik büyümenin sürdürülebilir olmadığı görüşünde. Acemoğlu, “Çin’in kalkınmasının iki üç yıl içinde duracağını düşünmüyorum, Çin’de yatırım yapılabilecek hala çok alan var. Ama ucuz işgücü ve düşük teknoloji uzun vadede sürdürebilir bir kalkınma modeli olamaz. Çin yeni teknolojiler geliştirmek, yaratıcı olmak zorunda. Bu da sadece eğitimle olmaz yeni fikirlerin ve statükoyu değiştirmek isteyen yeni çıkar gruplarının oluşumuna izin verilmesi gerekiyor,” diyor.

Türkiye orta yerde

Ekonomik kalkınma ile demokrasi arasındaki ilişkide Türkiye hangi çizgide? Çin’e mi daha yakın yoksa çoğulcu Batı sistemine mi? Acemoğlu’na göre Türkiye bu uzun çizginin tam ortasında duruyor. M.I.T iktisat uzmanı Daron Acemoğlu “Türkiye demokrasi yolunda çok büyük adımlar attı ama hala demokrasinin temel taşlarından biri olan çoğulculuk konusunda olması gereken yerde değil,” diyor.

Acemoğlu, ekonomik büyümenin sağlıklı biçimde devamı açısından Türkiye’de daha çok çoğulculuğa, iktidarı daha geniş kesimlerle paylaşmaya, iktidarla muhalefet arasında daha fazla diyaloğa ihtiyacı olduğu görüşünde.

Ancak Daron Acemoğlu, Çin’in uzun süreli sağlıklı büyümesi konusunda taşıdığı çekinceleri Türkiye için taşımıyor. Acemoğlu, “Türkiye’de demokrasinin önünde Çin’de olduğu gibi ciddi bir engel yok, ama demokrasi alanında daha fazla ilerlemeye ihtiyacımız olduğunu da kendimize hatırlatmamız gerekiyor,” diyor.

Daron Acemoğlu, 2011 yılında ‘Why do Nations Fail?’ isimli bir kitap yayınlamaya hazırlanıyor. Ekonomi uzmanı, kitabında ulusların neden başarısızlığa uğradıklarını anlatıyor.

Gelişimi teşvik eden ana unsur ‘kurumsal yapılar’

‘Uluslar neden başarısız olur’ sorusunun yüzlerce sayfalık açıklamasını Daron Acemoğlu Amerika’nın Sesi dinleyicileri için tek bir kavram çerçevesinde özetliyor: Kurumsal yapılar.

Acemoğlu, cevap ‘kurumsal yapıda saklı’ diyor. Bu kurumları da toplumu bir arada tutan, toplumun bilinçli olarak tercih ettiği kurallar olarak tanımlıyor.

Yani özetle ülkelerin coğrafi konumları, iyi liderlere ve belirli bir kültüre sahip olmaları başarıyı açıklayan ana unsurlar değil.

İktisatçı sözlerini şu örnekle destekliyor: “60 yıl önce Konfüçyüs kültürünün etkisi nedeniyle Çin’in ve diğer Asya ülkelerinin büyüyemeyeceğini söylüyorduk. Oysa yaşadığımız gelişmeler belirli kültürlerin başarıya endeksli olduğu yolundaki bu tür yargıları çürüttü” diyor.

  • 16x9 Image

    Melek Çağlar

    Melek, meslek yaşamına yazılı basında başladı. Haftalık Barometre gazetesinde muhabir ve Management-Marketing sayfa editörü olarak çalıştıktan sonra 1990’lı yılların başında aynı gazetenin Yazı İşleri Müdür Yardımcısı olarak görev yaptı. Meslek yaşamına kısa bir ara verip İngiliz Kraliyet bursuyla City University London’da gazetecilik eğitimi aldı. 1994 yılında Amerika’ya yerleşmeden önce Hürriyet gazetesinde çalıştı. Meslek yaşamına halen Internet, radyo ve televizyon yayıncılığı yapan Amerika’nın Sesi’nde devam ediyor. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunu olan Melek, yüksek lisans derecesini 2002 yılında tamamladığı George Washington Üniversitesi MBA programından aldı.

XS
SM
MD
LG