Erişilebilirlik

Arif Mardin, Oğlu Joe Mardin'in Girişimiyle Yine Müzikseverlerin Karşısında


Arif Mardin, Oğlu Joe Mardin'in Girişimiyle Yine Müzikseverlerin Karşısında

Arif Mardin, Oğlu Joe Mardin'in Girişimiyle Yine Müzikseverlerin Karşısında

2006’da kansere yenik düşen ünlü müzik yapımcısı Arif Mardin, oğlu Joe Yusuf Mardin’in girişimiyle bir kez daha müzik dünyasına katkıda bulunuyor. Kendisine kanser teşhisi konulmasından kısa bir süre sonra ‘All My Friends Are Here’ adlı bir albüm üzerinde çalışmaya başlayan Mardin’in bu projesini ölümünden sonra oğlu Joe Yusuf Mardin tamamladı

2006 yılında kansere yenik düşen ünlü müzik yapımcısı Arif Mardin, oğlu Joe Yusuf Mardin’in girişimiyle bir kez daha müzik dünyasına katkıda bulunuyor. Kendisine kanser teşhisi konulmasından kısa bir süre sonra ‘All My Friends Are Here’ adlı bir albüm üzerinde çalışmaya başlayan Mardin’in bu projesini ölümünden sonra oğlu Joe Yusuf Mardin tamamladı. 15 Haziran’da müzikseverlerin beğenisine sunulacak albümde Bette Middler’dan Norah Jonas’a kadar birçok ünlü isim yer alıyor. Joe Yusf Mardin Amerika'nın Sesi'nden Melek Çağlar'ın sorularını yanıtladı.

Melek Çağlar – 15 Haziran'da piyasaya sürülecek yeni albümle başlamak istiyorum söyleşimize, bu albüm babanız Arif Mardin’e adanmış bir albüm, aynı zamanda babanızın girişimiyle başlatılan bir çalışma. Nasıl oluştu bu albüm fikri?

Joe Mardin, New York'taki stüdyomuza konuk oldu

Joe Mardin, New York'taki stüdyomuza konuk oldu

Joe (Yusuf) Mardin – 2005 yılında babama pankreas kanseri teşhisi konuldu. Babam, bunun hemen ardından bir yandan kemoterapiye bir yandan da geçmişte yazdığı caz parçalarını yeniden gözden geçirmeye başladı. Bunları bir albümde toplamaya karar verince aynı yılın Kasım ayında kayıtlara başladık. Babamın ‘hayatımın albümü’ dediği bu çalışmada kaydettiğimiz ilk şarkı So Blue oldu. Bu parçayı albümde Chaka Kahn seslendiriyor. Daha sonra babamla geçmişte birlikte çalışan birçok isim bize katıldı, Diane Reeves, Carly Simon, Norah Jones, Doctor John gibi isimlerle çalıştık.

Melek Çağlar – O zaman bu albüm babanız için çok duygusal bir öneme sahipti diyebilir miyiz?

Joe (Yusuf) Mardin – Duygusal demek doğru olur mu bilemiyorum. Babam bu eski çalışmalarını yeniden düzenlemek istedi, çünkü popüler müzik yapımcılığının dışında var olan sanatçı kimliğini öne çıkarmak istiyordu.

Norah Jones, Bette Midler Mardin için söyledi

Melek Çağlar – Az önce albümde yer alan bazı isimleri sıraladınız kimler var bu albümde? Babanızın her zaman birlikte çalıştığı isimler mi?

Joe (Yusuf) Mardin – Bu albümde yer alan sanatçılar babamın her zaman birlikte çalışmaktan keyif aldığı isimler. Bette Midler, Norah Jones, Chaka Khan, Carly Simons, The Great Daniel Kieff. Ayrıca eski Bee Gees grubu da katıldı, ‘All My Friends Are Here’ albümüne. Bu sanatçıların çoğu babamın favori sanatçıları olmanın ötesinde, arkadaşları, aile bireyleri gibiler.

Melek Çağlar – Arif Mardin bu albümdeki parçaların çoğunun hem müziğini besteledi hem de sözlerini yazdı. Buna rağmen, bu albümden bahsederken, her zaman ‘tuhaf şarkılar, ilginç sözler’ tanımlaması yapıyordu. Sizce neden bu tür bir tanımlama kullanıyordu?

Joe (Yusuf) Mardin – Doğru, ‘tuhaf şarkılar, ilginç sözler’ tanımlamasını kullanıyordu. Babam, popüler müzik yapımcısı olarak çok başarılıydı, ama aynı zamanda modern ve klasik caz parçaları da besteleyen bir müzisyendi. Babam bu son çalışmasında popüler müzik yapmadığının bilinmesini istiyordu. Ticari anlamda başarı getirecek hit parçalardan ziyade sanat ağırlıklı şarkılar içerdiğini anlatmak için kullanıyordu bu tanımlamayı.

'Albüm babamı memndun ederdi'

Arif Mardin, oğlu Joe Mardin'le "All My Friends Are Here" albümünün kayıtları sırasında görülüyor

Arif Mardin, oğlu Joe Mardin'le "All My Friends Are Here" albümünün kayıtları sırasında görülüyor

Melek Çağlar – Bir sanatçı, yapımcı olarak bu kadar duygu yüklü bir projede çalışmak sizi nasıl etkiledi? Babanızla birlikte birçok ortak çalışmaya imza attınız, ama bu, babanız olmadan bitirmek zorunda kaldığınız ilk albüm. Neler hissettiniz, bunu, babanızın ölümünden sonra devam ettirmek zorunda kalınca?

Joe (Yusuf) Mardin – Arif Mardin’le yan yana çalışma fırsatına sahip olduğum için çok şanslı sayıyorum kendimi. Yıllarca stüdyolarda babamla birlikteydim; yapımcılık hakkında, müzik hakkında çok şey öğrendim. Sanatçılarla nasıl çalışılır, onlarla nasıl konuşulur, onların yetenekleri en iyi şekilde nasıl ortaya çıkarılır, bunun için nasıl bir atmosfer gerekir, hep babamdan öğrendim. İşte bu deneyim bu projeyi onun ölümünden sonra bitirmemde etkili oldu. Uzun yıllar babamın kayıt mühendisliğini yapan Michael O’Reilly de ben de onun neyi istediğini, neyi istemediğini çok iyi biliyorduk. Onun için ölümünden sonra albümle ilgili olarak aldığımız her kararın onu memnun edecek kararlar olduğunu düşünüyorum.

Melek Çağlar – Yine bir sanatçı ve bir yapımcı olarak babanızla birbiriniz nasıl tamamlıyordunuz?

Joe (Yusuf) Mardin – Babam bu konuya onunla ilgili belgeselde değiniyor; ‘Oğlumla görüş ayrılığına düştüğümüz oluyor, hatta kavga ettiğimizde… Ama yıllar içinde birbirimizle anlaşmayı, iyi geçinmeyi öğrendik’ diyordu. Elbette müzik konusunda ondan çok şey öğrendim yıllar içinde öyle bir noktaya geldik ki müziğe dair konularda birbirimizin görüşlerini, cümlelerini tamamlar olduk. Ben onun müzik alanında ne istediğini biliyordum, o da benim istediklerimi biliyordu. Bunlara ulaşmak için de birbirimize yardım ediyorduk.

Melek Çağlar – Babanızın yaşamı hakkında bir de belgeseliniz var. Arif Mardin’in Hikayesi adlı bu belgeselde Arif Mardin’i bir baba, bir yapımcı olarak nasıl aktarıyorsunuz izleyicinize?

Joe (Yusuf) Mardin – Birçok kişi babamı son derece başarılı bir pop müzik yapımcısı olarak tanıyor. Birçok kişi ise onun modern ve klasik caz alanındaki çalışmalarından habersiz. Bu belgeselde Arif Mardin’in sadece hit parçalar çıkaran bir yapımcı değil, aynı zamanda ciddi bir besteci olduğunu da gösteriyoruz. Ayrıca Türkiye’den nasıl geldiği, annemle nasıl karşılaştığı gibi özel yaşamıyla ilgili kesitler de sunuyoruz. Bu belgeselde babamın aynı zamanda ne kadar iyi bir baba ve eş olduğunu da anlatmaya çalıştım. Annemin de katkısıyla babam hem aile hem de meslek yaşamını birlikte yürütmeyi başardı.

Melek Çağlar – Babanızın Türk olması müziğini nasıl etkiledi? Çalışmalarında Türk olmasının izleri var mı sizce?

Joe (Yusuf) Mardin – Bu çok yerinde bir soru. Babam 1940’larda İstanbul’da ilk gençlik yıllarında 78’lik plaklarda caz müziği dinliyordu. Hem de sadece popüler parçalara değil, Dizzy Gillespie, Charlie Parker ve Duke Ellington gibi sanatçılara hayrandı. Sanırım bu gençlik yıllarında dinlediği müzik meslek yaşamına, daha o dönemde biçim verdi. Belgesel filmimde yapımcı Ahmet Ertegün’ün de dediği gibi İstanbul’dan Amerika’ya gelen genç Arif’in beraberinde derin bir Amerikan caz kültür ve bilgisi getirmesi buradaki herkesi adeta büyülemişti.

Amerika’nın Sesi’nin katkısı

Arif Mardin, Amerika'nın Sesi için yapılacak bir kayıt öncesinde hazırlık çalışması yapıyor

Arif Mardin, Amerika'nın Sesi için yapılacak bir kayıt öncesinde hazırlık çalışması yapıyor

Joe (Yusuf) Mardin – Şunu da hatırlatmak istiyorum. Babamın Amerika’ya gelişinde Amerika’nın Sesi’nin ciddi bir katkısı var. 1956 yılında Dizzy Gillespie Amerika Dışişleri Bakanlığı’nın desteğiyle düzenlenen bir turne sırasında Türkiye’ye gitmişti. O dönemde orkestrasının şefliğini Quincy Jones yapıyordu. İşte babam Quincy Jones ve Dizzy Gillespie ile bu konserler sırasında tanışmış. Amerika’nın Sesi de o sıralarda yine bir program çerçevesinde babamdan üç parça hazırlamasını istemiş, bu parçaları da Quincy Jones’a kaydettirmişler. İşte bu ortak çalışma kaydı babama Berkleee Müzik Okulu’nun Quincy Jones adına verdiği ilk bursu kazandırmış. Zaten babamın Boston’da Berklee Müzik Okulu’nda Amerika’nın Sesi mikrofonları önünde kayıt yaparken birçok resmi var.

Melek Çağlar – Babanız Arif Mardin onun yokluğunda tamamladığınız bu çalışmayı sizce beğenir miydi? Az önce ölümünden sonra albüm konusunda bazı zor kararlar almak durumunda kaldığınızı söylemiştiniz?

Joe (Yusuf) Mardin – Albüm çalışmaları sırasında, doktorları babamın fazla zamanı kalmadığını anlamışlardı, bu beni çok üzdü, çünkü hayatımın projesi dediği albümü bitiremeyecekti. Ama aramızdan ayrılmadan önce neyi nasıl istediği konusunda çok konuştuk. Bana yazılı olarak da bırakmıştı, neler istediğini. Öldüğü günün gecesi son aranjmanını tamamlayıp bana verdi. Benim için onun bu albümü bitirecemeyeceğini bilmek ve bunu kabullenmek çok zordu. Ama çıkan sonucu eminim beğenirdi.

Melek Çağlar – Bundan sonraki projeleriniz neler olacak?

Mardin – Yeniden müzik çalışmalarına ağırlık veriyorum, babam hakkındaki belgesel beni biraz müzkten uzaklaştırmıştı. Bu yıl içinde kendi albümümü çıkarmayı planlıyorum. Yeni projelerle müzik tekrar öne çıkacak.

Melek Çağlar – Sayın Yusuf (Joe) Mardin teşekkür ediyorum.

Joe (Yusuf) Mardin – Ben teşekkür ederim.

  • 16x9 Image

    Melek Çağlar

    Melek, meslek yaşamına yazılı basında başladı. Haftalık Barometre gazetesinde muhabir ve Management-Marketing sayfa editörü olarak çalıştıktan sonra 1990’lı yılların başında aynı gazetenin Yazı İşleri Müdür Yardımcısı olarak görev yaptı. Meslek yaşamına kısa bir ara verip İngiliz Kraliyet bursuyla City University London’da gazetecilik eğitimi aldı. 1994 yılında Amerika’ya yerleşmeden önce Hürriyet gazetesinde çalıştı. Meslek yaşamına halen Internet, radyo ve televizyon yayıncılığı yapan Amerika’nın Sesi’nde devam ediyor. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunu olan Melek, yüksek lisans derecesini 2002 yılında tamamladığı George Washington Üniversitesi MBA programından aldı.

XS
SM
MD
LG