Erişilebilirlik

AP'den Eleştiri Üstüne Eleştiri


Ria Oomen-Ruijten tarafından hazırlanan AP Türkiye Raporu, 2009-2014 yasama döneminin de son Türkiye raporu olma özelliği taşıyor.

Ria Oomen-Ruijten tarafından hazırlanan AP Türkiye Raporu, 2009-2014 yasama döneminin de son Türkiye raporu olma özelliği taşıyor.

AP’de 153’e karşı 475 oyla kabul edilen Türkiye raporu, son yılların en eleştirel içeriğine sahip belgesi olmasının yanı sıra Türkiye açısından ibrenin giderek olumsuza kaydığını gösteriyor

Hollandalı parlamenter Ria Oomen-Ruijten tarafından hazırlanan Türkiye raporu, Avrupa Parlamentosu’nda 153’e karşı 475 oyla kabul edildi. Bu sonuç sürpriz olmadığı gibi bir başka sürpriz olmayan unsuru da raporun, son yıllarda Türkiye ile ilgili olarak yayımlanan en eleştirel içeriğe sahip olması oluşturdu.

İlk taslak hazırlandığında eleştirilerin övgülerle belli bir denge oluşturduğu belgede bu denge özellikle 17 Aralık’tan sonra eleştiriler lehine bozuldu.

Yolsuzluk iddiaları, Avrupa Parlamentosu’nun hemen her Türkiye raporunda yer alsa da hiç bu kadar ön planda olmamıştı. “Üst düzey” olarak nitelendirilen yolsuzlukların “kaygı verici” olduğu vurgusu raporda dikkat çekiyor.

Yolsuzluk iddialarının araştırılmasıyla görevli savcıların ve güvenlik birimlerinin görevlerinden alınması da Avrupa Parlamentosu’nun eleştirdiği konular arasında yer alıyor. Bu hamlelerin, “soruşturmanın saygınlığına gölge düşürdüğü” ve “bağımsız yargı ilkesine aykırı olduğu” Avrupa Parlamentosu tarafından not ediliyor.

Son dönemde atılan adımlar arasında yer alan internet düzenlemesi de Avrupa Parlamentosu’nun eleştirilerinden nasibini aldı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın isim verilerek eleştirilmesi de raporun Türkiye açısından aldığı olumsuz halin göstergesi olarak algılanıyor. Raporda,
Başbakan Erdoğan’ın, “Facebook ve YouTube’a yasaklama getirilebileceğine” dair açıklamalarının kaygı verici olduğu belirtiliyor.

İlk taslaktan bu yana metinde yer alan Gezi olaylarının, Türk vatandaşlarının “daha iyi bir demokrasi istediğini gösterdiği” yorumu da raporda yer alırken polisin protesto gösterilerine katılanlara aşırı müdahalesi eleştirildi.

Oomen-Ruijten tarafından hazırlanan rapor sert olmasının yanı sıra Avrupa Parlamentosu’nun 2009-2014 döneminin son Türkiye raporu olması özelliği de taşıyor.

Türkiye’nin Kopenhag siyasi kriterlerinden uzaklaştığı mesajının verildiği, yargının tarafsızlık ve bağımsızlığı ile hukuk devleti ilkelerine yönelik mesajların dikkat çekici şekilde öne çıktığı belge, bundan sonra gündeme gelebilecek çok daha eleştirel ve yapıcı yaklaşımdan uzak raporların da habercisi olma potansiyeli taşıyor.

Türkiye’ye başından bu yana soğuk bakan çevrelere Türkiye’nin “dostu” olarak bilinen çevre ve isimlerin katılmaya başlaması ilişkilerin geleceği hakkındaki soru işaretlerinin de artmasına neden oluyor. Özellikle mayıs sonunda yapılacak Avrupa seçimleri sonrasında Avrupa Parlamentosu’nda aşırı sağın da etkisiyle “riskli” bir tablo oluşması halinde Avrupa Birliği - Türkiye ilişkilerinin de kaygan zemine kaymasına kesin gözüyle bakılıyor.
XS
SM
MD
LG