Erişilebilirlik

AP ile Gerilim Tırmanıyor


AP, Türkiye'nin vize muafiyeti için gerekli şartları ne kadar yerine getirdiğinin ele alınacağı bir oturum düzenliyor.

AP, Türkiye'nin vize muafiyeti için gerekli şartları ne kadar yerine getirdiğinin ele alınacağı bir oturum düzenliyor.

Türk vatandaşlarına vize muafiyeti için siyasi onayı şart olan Avrupa Parlamentosu’nun “kriterler tamamlanmadan onay sürecini” başlatmayı, Türkiye’nin de konjonktür nedeniyle karşılanmayan kriterler arasında yer alan terörle mücadele alanında istenen adımı atmayı reddetmesi gerilimi tırmandırıyor

Ankara’nın Avrupa Birliği’nden en önemli beklentileri arasında yer alan vize muafiyeti konusunda hiç olmadığı kadar hedefe yaklaşılmışken son gelişmeler ve tarafların konuya yaklaşımındaki farklılıklar süreci tehlikeye atan bir boyut kazandı.

Avrupa Birliği Komsiyonu’nun, 4 Mayıs’ta vize serbestisi verilmesi doğrultusundaki tavsiyesinin hemen ardından Avrupa Parlamentosu, karşılanması gereken 72 kriterin 5 tanesinin tamamlanmamış olmasından hareketle, kriterlerin hepsi tamamlanana kadar siyasi onay sürecini başlatmama kararı aldı.

Bugün konuya ilişkin olarak Avrupa Parlamentosu’nda yapılacak oturum öncesinde verilen mesajlar kurumun tavrında herhangi bir değişiklik olmadığını gösteriyor. Gerek Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz, gerekse önde gelen parlamenterler kriterler tamamlanmaksızın siyasi onay sürecinin başlamayacağını net şekilde dile getirdi.

Avrupa Birliği’nin Türkiye’nin karşılamasını istediği beş kriteri şu şekilde özetlemek mümkün:

-Organize suçlar ve terörle mücadeleyle ilgili yasaların Avrupa İnsan hakları Sözleşmesi (AİHS), Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatı, AB müktesebatı ve AB üyesi ülkelerin uygulamalarıyla uyumlu olacak ve uygulamada güvenlik ile özgürlük hakkını, adil yargılanma hakkını, ifade özgürlüğünü, toplantı ve dernek kurma özgürlüğünü güvence altına alacak şekilde gözden geçirilmesi. En sorunlu kriteri bu oluşturuyor. Türkiye’nin bu alanda her şeyden önce terör tanımını uyumlaştırması ve kapsamını daraltması gerekiyor.

Avrupa Birliği son yıllarda terörle mücadeleye ilişkin yasal çerçevede olumlu adımlar atıldığını görmezden gelmiyor. Buna karşın Avrupa Birliği, Türkiye’nin bu alanda 2013’ten bu yana reform yapmamasından yakınıyor. Mart 2015’te kabul edilen İç Güvenlik Paketi ise ilerleme olarak değil gerileme olarak niteleniyor. Bu paketle getirilen bazı değişikliklerin insan hakları üzerinde olumsuz etki yarattığı görüşü hakim.

Gelinen aşamada yaşanan sorunun büyük bölümü AB’nin insan hakları ve temel özgürlükleri, Türkiye’nin ise konjonktürün de etkisiyle güvenlik boyutunu öne çıkararak hareket etmesi nedeniyle yaşanıyor. Türkiye ise terörün yoğun şekilde kendini hissettirdiği, kayıpların verildiği bir ortamda talep edilen yönde bir değişikliğin mümkün olmadığını savunmayı sürdürüyor.

Bugün Strasbourg’da temaslarda bulunan Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, “Terörle Mücadele Kanunu’nda bir değişikliği kabul etmek mümkün değildir. 450 şehit verdiğimiz, terörle mücadele operasyonlarının yapıldığı, canlı bombaların insanların canına kıydığı bir ortamda Terörle Mücadele Kanunu’nun Türkiye’de ele alınması mümkün değildir” dedi.

-Avrupa Konseyi bünyesinde görev yapan Yolsuzluğa Karşı Devletler Grubu’nun (GRECO) yolsuzlukla mücadele alanındaki önerilerinin uygulanması. Türkiye yolsuzlukla mücadele alanında 30 Nisan’da yeni bir strateji ve eylem planını kabul etti. Ancak GRECO önerilerinin etkili şekilde izlenmesine olanak sağlayacak düzenlemeyi hayata geçirmek durumunda. Türkiye’nin önümüzdeki günlerde bu kriteri karşılama yönünde adım atması gündeme gelebilir.

-Avrupa Polis Teşkilatı (EUROPOL) ile Operasyonel İşbirliği Anlaşmsası yapılması ve uygulanması. Türkiye, 2 Mayıs’ta EUROPOL’e bir mektup göndererek bu anlaşmayı arzusunu dile getirdi ancak bunun hayata geçirilmesi gerekiyor.

-Avrupa standartlarıyla uyumlu bir kişisel verilerin korunması yasasının kabul edilmesi ve uygulanması. Türkiye, 24 Mart’ta bu yönde bir yasa kabul etti ancak bu AB tarafından yeterli bulunmadı. Özellikle verileri korumadan sorumlu birimin bağımsız şekilde hareket edebilmesinin güvence altına alınması ve kolluk güçlerinin faaliyetlerinin yasa kapsamına alınması isteniyor.

-Suç bağlantılı konularda AB’nin tüm ülkeleriyle etkili işbirliği sağlanması. Türkiye, bu konuda AB ülkeleriyle daha yakın temas sağlama niyetini iletti. Bu kriterin karşılanması konusunda en büyük sıkıntıyı Türkiye’nin Kıbrıs’ı tanımaması oluşturuyor.

Türkiye’nin özellikle terörle mücadele alanında istenen değişikliği yapmaması, Avrupa Parlamentosu’nun da mevcut tavrını koruması halinde 18 Mart’ta Avrupa Birliği ile Türkiye arasında varılan mutabakatın unsurları arasında yer alan “30 Haziran sonrasında vize muafiyeti” hedefinin hayata geçirilmesi pek mümkün olmayacak. Bu hedef için Ekim 2016 tarihi öne çıkmaya başladı.

XS
SM
MD
LG