Erişilebilirlik

Türkiye’de 7 Haziran Genel Seçimleri'nin ardından koalisyon hükümeti arayışı sürerken yaşanan terör olaylarına, bu sabah Ankara’da barış yürüyüşündeki bombalı saldırıyla bir yenisi eklendi.

DİSK, KESK, TMMOB ve Türk Tabipler Birliği’nin Ankara’da düzenlediği ‘Barış, Emek ve Demokrasi Mitingi’nde bombalar patladı.

Başbakanlık Koordinasyon Merkezi'nden yapılan açıklamada ölü sayısının 95'e çıktığı bildirildi. Yaralı sayısıysa 200'e yakın.

Ankara’da geçtiğimiz ay ilki gerçekleşen Barış Mitingi bugün yeniden düzenleniyordu. Siyasi partiler, sendikalar, sivil toplum örgütleri ve meslek örgütleri yapılan çağrılar üzerine binlerce kişi buluşma noktası Ankara Garı’na gelmişti. Bugün sabah saat 09.30 civarında henüz katılımcılar Ankara Garı önünde toplandığı sırada patlama meydana geldi. İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada iki ayrı bombalı saldırı olduğu belirtilerek saati 10.04 olarak açıklandı.

‘Patlama sırasında 5-6 metrelik alev topu yükseldi’

Olay esnasında miting alanında bulunan Eğitim Sen 6 No’lu Şube Başkanı Görkem Doğan, Amerika’nın Sesi’ne patlama anını şöyle anlattı:

‘‘Patlama, 120 metre arkamızda HDP kortejinin içinde oldu. 10 saniye arayla iki patlama gerçekleşti. O esnada beş altı metrelik alev topu yükseldi. Hemen duruldu. Çok kalabalık vardı. Bizim otobüsle İstanbul’dan gelen arkadaşımızın eşini kaybettik. Patlama sonrası grupların paniklemesini engellemeye çalıştık.’’

Başkentteki saldırı üzerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul programını iptal ettiği açıklanırken, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile HDP eş genel başkanları Selahattin Demirtaş ile Figen Yüksekdağ da seçim gezilerini iptal ederek Ankara’ya döndü.

Yaralılar; Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Hacettepe Üniversitesi Hastanesi, İbni Sina Hastanesi ile Başkent Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırıldı. Sosyal medyadan çok sayıda kan ihtiyacı çağrısı yapılırken Kızılay Başkan Yardımcısı Dr. Kerem Kınık, kan yetersizliği olmadığını söyledi.

Olaya ilişkin ilk resmi açıklama İçişleri Bakanlığı’ndan geldi. Açıklamada şunlar dile getirildi:

“10.10.2015 tarihinde 12:00-16:00 saatleri arasında, Ankara Tren Garı’ndan Sıhhiye meydanına kadar toplantı ve gösteri yürüyüşü yapılacağı bildiriminde bulunulmuştur. KESK, DİSK, TMMOB ve Tabipler Birliği ve diğer sivil toplum örgütlerinin katılımı ile saat 09:30 itibariyle Ankara Tren Garı önünde toplanmaların başladığı ve katılımın devam ettiği sırada, saat 10:04 civarında henüz sebebi belirlenemeyen iki ayrı patlama meydana gelmiştir. Patlama sonucunda ilk belirlemelere göre 30 vatandaşımızın hayatını kaybettiği, 126 vatandaşımızın ise yaralandığı değerlendirilmektedir. Yaralıların tedavileri çeşitli hastanelerde devam etmektedir. Demokrasimizi ve Ülkemizin huzurunu hedef alan bu menfur saldırıyı lanetle kınıyoruz. Olayla ilgili bütün birimlerimiz çalışmalarını sürdürmekte olup, gelişmeler hakkında kamuoyu ayrıca bilgilendirilecektir. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına ve Milletimize başsağlığı, yaralılara acil şifalar dileriz.”

Ankara’da güvenlik zirvesi

Bombalı saldırı sonrası Başbakan Ahmet Davutoğlu, Ankara’da güvenlik zirvesi topladı. Toplantıya, Başbakan Yardımcıları Yalçın Akdoğan, Numan Kurtulmuş, Tuğrul Türkeş, İçişleri Bakanı Selami Altınok, Adalet Bakanı Kenan İpek, Başbakanlık Müsteşarı Kemal Madenoğlu, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Emniyet Genel Müdürü Celalettin Lekesiz, Ankara Valisi Mehmet Kılıçlar, Başbakanlık Baş Müşaviri Hatem Ete, Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı Özer Kontoğlu ile Sağlık Bakanlığı’ndan yetkililer katıldı.

Bombalı saldırı sonrası siyasilerden de arka arkaya açıklamalar geldi. Hemen her kesimden siyasetçi teröre tepki gösterdi.

Erdoğan: ‘Teröre en büyük desteği terör örgütlerine karşı çifte standart sergileyenler veriyor’

Yaptığı yazılı açıklamada terörü kınayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Barış mitingine atıfta bulunmadı.

Cumhurbaşkanı, ‘‘Birlik ve beraberliğimize, ülkemizin huzuruna kasteden bu menfur saldırıyı şiddetle kınıyorum. Kaynağı, söylemi, amacı, adı ne olursa olsun, her türlü terör eyleminin ve terör örgütünün karşısındayız, hep birlikte de karşısında olmak mecburiyetindeyiz. Teröre en büyük desteği, terör eylemleri ve terör örgütleri karşısında çifte standartla hareket edenler vermektedir. Daha önce değişik yerlerde askerimize, polisimize, korucularımıza, kamu görevlilerimize ve masum vatandaşlarımıza karşı yapılan terör eylemleri ile bugün Ankara Tren Garı’nda sivil vatandaşlarımızı hedef alan terör saldırısı arasında hiçbir fark yoktur’’ dedi.

TBMM Başkanı: ‘Terör dış güdümlü’

Sivas’taki programını yarıda kesen TBMM Başkanı İsmet Yılmaz, terörün dış güdümlü olduğunu söyledi.

Yılmaz, “Terör zarar verebilir, terörün zarar verme potansiyeli var ama terörün kazanma şansı hiç yok. Hiç bir zamanda olmayacaktır. Peki kazanamayacağı bir davayı bildiği halde niçin teröre devam eder çünkü iradesi kendinde değildir. Dışarıdan güdümlüdür de ondan. İstiyorlar ki bu milletin birliğine, beraberliğine zarar versinler. İstiyorlar ki bu milletin medeniyet yürüyüşünü aksatabilsinler. İnşallah bu millet bir ve beraber oldukça kardeş oldukça. Bu kervan yoluna devam edecek” diye konuştu.

Barış mitingine yapılan bombalı saldırılarının ardından CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve HDP lideri Selahattin Demirtaş seçim programlarını iptal etti.

Kılıçdaroğlu: ‘Terörü bitirmek için işbirliğine hazırız’

İstanbul’dan Ankara’ya dönmeden önce gazetecilere açıklama yapan CHP Genel Başkanı, terörü lanetledi.

Kılıçdaroğlu, “Yazık günah bu ülkeye. Teröre karşı mücadelemizi sürdüreceğiz. Türkiye'nin hele hele Avrupa Birliği üyesi olmak isteyen bir Türkiye'nin acıya ve kana bulaştırılması bizim hak etmediğimiz bir tablodur. Özel suçlama getirmek istemiyorum ama Türkiye böyle mi yönetilmeli? Beraberce bu ülkede huzur içinde yaşayabiliriz, birlikte yaşayabiliriz.Özellikle yönetim mevkisinde olanlara açık çağrıda bulunuyorum. Terörü bitirmek mi istiyorsunuz, bitirin kardeşim. Bizden bir şey mi istiyorsunuz, biz onu yapmaya hazırız. Bütün gücümüzle hazırız” sözleriyle hükümetle işbirliğine hazır olduğu mesajını verdi.

‘Barış isteyen çocuklarımız ölüyor’

Hükümeti “ülkeyi Ortadoğu bataklığına sürüklemeyin” diye defalarca uyardığını hatırlatan CHP lideri, istihbarat örgütlerinin neden çaresiz kaldığını sordu.

Kılıçdaroğlu, “Çocuklarımız ölüyor. Ne yapıyor bu çocuklarımız. Barış istiyorlar. Barış istemek ne zamandan beri suç olmaya başladı. Birlikte yaşamak istiyorlar. Birlikte yaşamak istemek ne zamandan beri suç olmaya başladı” diye konuştu.

Demirtaş: ‘Olanlardan iktidar sorumlu’

Bombalı saldırıya en sert tepki Halkların Demokratik Partisi Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’tan geldi. “Diyarbakır ve Suruç'taki saldırıların arkasındaki faillerle ilgili tek bir kişi”nin dahi ortaya çıkarılmadığını belirten Demirtaş, tüm saldırılardan hükümeti sorumlu tuttu:

“Herhalde bu soruşturmaları yürütmekle sorumlu olan biz değiliz. İktidarda olanlar sorumlu. AKP iktidarının eveleme geveleme şansı çoktan bitmiştir. Katilsiniz. Eliniz kanlıdır. Yüzünüzden ağınızdan her yerinize kan sıçramıştır. Ve en büyük terör destekçisi olduğunuz ortaya çıkmıştır. Yurt içinde yurt dışında terör anlayışını halka dayatan zihniyet olduğunuz ortaya çıkmıştır. Ülkede her türlü güvenlikten mevcut iktidar sorumludur. Her gün onlarca genci katleden taş attı slogan attı diye infaz eden devlet Ankara'nın göbeğinde büyük bir katliama imza atmıştır. Kamu güvenliği açısından en büyük tehdit bu zihniyettir.”

Toplumu barış için kenetlenmeye çağıran HDP Eş Başkanı, toplumu korkuyla teslim almaya çalışan mafyalaşmış bir devlet anlayışla karşı karşıya olunduğunu iddia etti.

Ayrıca HDP yazılı açıklamasıyla “yaşama ses vermek” amacıyla Ankara’daki katliamı kınamak üzere İstanbul’da bu akşam saat 18.00’de Taksim’de yürüyüş çağrısı yaptı.

CHP'li Koç: 'Bu bir sivil katliam'

CHP adına ilk açıklama Parti Sözcüsü Haluk Koç tarafından yapıldı. CHP’li Koç, yazılı açıklamasında, şunları ifade etti:

“Türkiye adım adım kaosa ve iç kavgaya sürüklenmek isteniyor. Bugün Ankara’da Tren Garı önünde meydana gelen patlamada çok sayıda insanımız katledildi. Bu olayın arkasındaki karanlık odakların temel hedefinin Türkiye’nin huzuruna ve barışına yönelik olduğu açıktır. Bu bir sivil katliamdır. Bu olayın arkasında kim varsa, kim terörden, kaostan ve çatışmadan medet umuyorsa hepsine lanet olsun. Türkiye’de barış ve huzur olsun, kardeşlik yeşersin taleplerini dile getiren masum ve sivil yurttaşlarımızı hedef alan bu vahim olayın failleri ve arkasındaki güçler bir an önce ortaya çıkarılmalıdır. Türkiye’nin kalbinde, Ankara’nın merkezinde, Türkiye’ye suikast düzenlenebiliyor olması, istihbarat ve güvenlik açığının ne boyutta olduğunu göstermektedir. Türkiye böyle bir tabloyu asla hak etmiyor. Yaşamını yitiren tüm yurttaşlarımıza rahmet diliyoruz. Ülkemizin başı sağ olsun.”

ÇGD Başkanı: 'İktidar bu kanlı cinayetin hesabını verecektir'

Bu arada Barış Yürüyüşü’ne katılımcı olarak destekleyen Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve Çağdaş Gazeteciler Derneği de olaya tanıklık etmekte olan gazeteciler adına açıklamada bulundu. ÇGD Genel Başkanı Ahmet Abakay, açıklamasında olayı şöyle aktardı:

“Bizler ,TGS ve ÇGD’liler olarak İstanbul'dan gelen gazeteci arkadaşlarımızla birlikte tren garı önünde buluştuğumuz sırada 10 adım ötemizde ard arda iki büyük patlama oldu, büyük bir ateş topu bizleri yerlere sürükledi. İktidarın baskı, şiddet ve zulmünü protesto etmeyi, hükümeti demokrasiye davet etmeyi amaçlayan bu yasal, barışçı eylemi kanla durdurmaya çalışan iktidar bu kanlı olayın yaratıcısıdır, suçlusudur, sabıkalarına bir yenisini eklemiştir. Binlerce resmi, sivil polis bu tür patlamaları saldırıları önlemekle görevlidir. Önlemeyecekse alanda ne işleri var. İktidar bu kanlı, toplu cinayetin hesabını er, geç verecektir.”

Yayın yasağı

Patlamayı izleyen saatlerde Twitter'a erişimin kapandığı ve Facebook gibi sosyal medya araçlarında trafikte yavaşlama hissedilirken bu kez bir de basına ve televizyonlara yayın yasağı getirildi.

Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan tarafından Radyo Televizyon Üst Kurulu Başkanlığı'na gönderilen dilekçede şu ifadelere yer verildi:

"15/02/2011 tarihli ve 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un 7. Maddesinde “milli güvenliğin açıkça gerekli kıldığı hallerde veya kamu düzeninin ciddi şekilde bozulmasının muhtemel olduğu durumlarda” geçici yayın yasağı getirilebileceği öngörülmektedir.

10/10/2015 tarihinde Ankara’da vatandaşlarımıza yönelik gerçekleştirilen terörist saldırı da anılan hüküm çerçevesinde olduğu değerlendirildiğinden, söz konusu olayla ilgili geçici yayın yasağı getirilmesi uygun görülmüştür.

Bilgilerini ve gereğini acilen rica ederim."

XS
SM
MD
LG