Erişilebilirlik

Amerikan Yönetimi Somali'ye Yardım Konusunda Eleştiriliyor

  • Nico Colombant

Abdihakin Omar 3, a malnourished child from southern Somalia lies on the floor in Banadir hospital in Mogadishu, Somalia, July 21, 2011

Abdihakin Omar 3, a malnourished child from southern Somalia lies on the floor in Banadir hospital in Mogadishu, Somalia, July 21, 2011

Amerikan yönetimi Afrika Boynuzundaki kuraklıktan etkilenenlere yardımı artırsa da yavaş davrandığı gerekçesiyle eleştirilere hedef oluyor. Yardım örgütleri Amerika’nın terörle mücadele yasaları nedeniyle özellikle Somali’ye yardım ulaştırılmasının engellendiğini savunuyor.

Etiyopya, Somali, Eritre ve Cibuti’den oluşan bölgede yaklaşın 10 milyon kişi aşırı kuraklık nedeniyle çok ciddi sıkıntı içinde. Arap Boynuzu’ndaki kuraklık son 60 yılın en kötüsü olarak tarihe geçti. Meteoroloji uzmanları durumun ciddiyeti konusunda uyarıda bulunmuştu.

Merkezi İngiltere’de bulunan Oxfam yardım kuruluşu dünyanın toplu olarak sorumlu davranıp harekete geçmediğini vurguladı. Yardım çalışanları – Afrika’da daha önce de olduğu gibi – yardımın felaketin ardından gelmeye başladığına dikkati çekiyor.

Amerikan İlerleme Merkezi’nden Sarah Margon, Birleşmiş Milletlerin Somali’nin iki bölgesinde açlık krizi yaşandığına dikkati çekmesinin ardından yarım kampanyalarının başladığını söyledi: “Açlık yaşandığının ilan edilmesiyle insanlar harekete geçmeye başlıyor, uluslararası toplumun ilgisi yoğunlaşıyor ve ne yazık ki diğer insani krizlerin tetiklemediği bir faaliyet başlıyor.”

Amerikan yönetimi hem Somali’nin içinde kalan hem de Kenya’daki kamplara sığınan Somaliler için 28 milyon dolar daha yardım yapılacağını açıkladı. Böylelikle Afrika Boynuzu’na yapılan yardım miktarı 431 milyon dolara ulaşıyor.

Ancak Mercy Corps’dan Jeremy Konyndyk dışarıdan gelen yardımın daha da artması gerektiğini söylüyor: “Evet büyük miktarda yardım yapılıyor. Ancak ihtiyaç göz önünde bulundurulduğunda bu da yeterli değil. Bu miktarın, üç yıl o bölgede kriz daha küçükken yapılan yardımla kıyaslandığında iyice yetersiz olduğu görülüyor.”

Yardım çalışanları uzun vadeli yardım programlarının, tarım yardımının gereksiz bürokratik engellerle geciktirildiğini, kaynak sıkıntısı nedeniyle etkisiz kaldığını anlatıyor. Amerika Uluslararası Kalkınma Dairesi başkanı Raj Şah, yeniden kısa vadeli programlara odaklanmaya başladıklarını söyledi: “Gıda sıkıntısına çözüm bulmak için tarım yardımına odaklanmak uzun vadede çözüm getirir. Ancak kriz durumlarında kısa vadeli programlarla açlık çeken insanlara gıda yetiştirmemiz atacağımız ilk adım olmalı. Bunu defalarca tecrübe ettik.”

Kenya’da Somalililer için kurulan bir mülteci kampını ziyaret eden Şah, kıtlığa el Kaide bağlantılı el Şabab militanlarının neden olduğunu söyledi: “Somali’nin bazı bölgelerinde açlık yaşanmasının önemli bir nedeni el Şabab örgütü, başarısız yönetim şekli ve insani yardımın ulaştırılamaması… Yani, uluslararası yardım çalışanlarının girmesine izin verilmeyen bölgelerde açlık krizinin yaşanması tesadüf değil.”

O bölgeleri yöneten el Şabab liderleri açlık krizi yaşandığı yönündeki ilanı reddetti ve bunun nüfusu ayaklandırmayı hedefleyen propaganda olduğunu ileri sürdü. Örgüt sözcüsü, sadece kendi kontrolündeki bölgelerde çalışan kurumlardan yardım kabul edileceğini; 2009 yılında yasaklanan kuruluşlardan yardım alınmayacağını söyledi. Sözcü, hangi kuruluşlardan bahsettiğini açıklamadı. Somali hükümeti el Şabab’ın bu politikasını kınadı.

Bu arada yardım çalışanları, el Şabab gibi uluslararası terör örgütlerinin de maddi olarak yararlanabileceği programlara kaynak aktarılmasını engelleyen Amerikan yasalarının da yardım çalışmalarını aksattığını söylüyor. Bu yasaların yürürlüğe girmesinin ardından Somali’ye 2008 yılında 237 milyon dolar olan yardım miktarı; 2009 yılında 99 milyon dolara; 2010 yılında da 28 milyon dolara düştü.

Afrika uzmanı J. Peter Pham, el Şabab örgütünün içinde farklı kesimlerin olduğunu, daha az radikal kesimlere ulaşabilmek için bazı yasaların yumuşatılması gerektiğini düşünüyor: “Yaptırım uygulanması bir açıdan yardım kuruluşlarında oto-sansür etkisi yaratıyor. Neticede yardım ihtiyaç duyan kesimlere ulaştırılamıyor. Bazı merkezlere yardım ulaşıyor ve insanlar günlerce yürüyerek yardım bulmaya çalışıyor. Ve herkes bunu başaramıyor.”

Yardım örgütleri BM Güvenlik Konseyi’nin bu konuyu gündemine almasını istedi. Bazı örgütler de militanların kontrolündeki bölgelerde güvenlik sorunu olduğunu özellikle vurguluyor.

Amerikan yönetimi ise el Şabab’la temas halinde olmadıklarını açıkladı. Afrika işlerinden sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Johnnie Carson, açlık çeken insanlara ulaştırılmaya çalışılan gıda yardımının teröristlerin eline geçmesine de izin vermeyeceklerini söyledi.

XS
SM
MD
LG