Erişilebilirlik

20 Ekim Amerikan Basınından Özetler


Amerikan gazetelerinin hemen hepsi, dün Las Vegas’ta yapılan üçüncü ve son başkanlık seçim tartışmasında Cumhuriyetçi aday Donald Trump’ın seçim sonuçlarını tanımayabileceği sözünün yarattığı depremin ayrıntılarına geniş yer ayırıyor.

Washington Post, Donald Trump’ın seçimi kaybetmesi halinde sonucu kabul etmeyebileceğini çünkü seçimlerin hileli olduğunu iddia ederek, başkanlık kampanyasının ‘bomba’ etkisi yapan en sert sözlerini sarfettiğini yazıyor. Gazetenin haberine göre sakin başlayan tartışma, kısa sürede adaylar arasındaki derin farklılıklara ve Amerika’yı ekonomi, ticaret, göçmenlik, terörle mücadele ve en tartışmalı sosyal konular olan kürtaj ve silah kontrolü açısından taşımak istedikleri yöne çevrildi. Washington Post’a göre tartışma sahnesinde yer alan üçüncü kişiyse Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’di. Adaylar, başkomutan olarak kimin Putin’in saldırgan tavırları ve Rusya’nın siber saldırıları karşısında kararlı adımlar atacağını tartıştı. Putin konusunun tartışmanın en hararetli anlarından birinde gündeme geldiğini yazan gazete, Clinton’ın Trump’a “kukla” yakıştırması yapması, Trump’ın da “kukla sensin” yanıtı verip, Dışişleri Bakanlığı sırasında Putin’in Clinton’ı zekasıyla alt ettiğini söylemiş olmasına dikkat çekiyor. Gazete, tartışmanın galibinin kesin olarak Demokrat Hillary Clinton olduğunu ilan ediyor ve Clinton’ın üçüncü ve son tartışmada Trump’la başa çıkmak için gereken doğru dengeyi bulduğunu kaydediyor.

Washington Post, ayrıca son başkanlık tartışmasını tüm yönleriyle ele alan farklı makaleler yayınlamış ve bunlara ana sayfada yer ayırmış. Bu makalelerden biri, Clinton Vakfı’na ilişkin tartışmaların, elektronik posta skandalıyla ilgili soru işaretlerinin, dev mali kuruluşlarda para karşılığı konuşma yapmış olmasının ve Wikileaks’in sızdırdığı elektronik posta yazışmalarının, başkan seçildiği takdirde Hillary Clinton’ın başını ağrıtacağı uyarısında bulunuyor. Makale, Clinton’a oy vermeyi düşünen seçmenlerin sadece yüzde 36’sının, Clinton’ı güvenilir bulmasının oldukça düşündürücü olduğuna dikkat çekiyor. Makaleye göre, bu durum, başkanlık koltuğuna oturması durumunda Clinton’ın ülkeye birlik-beraberlik getirme ve zorlu bir seçim kampanyası döneminden sonra ülkeyi etkin bir biçimde yönetme becerisini sekteye uğratabilir. Seçimler sona erdikten sonra hakkındaki tartışmalara nokta koymayı başaramaması halinde Clinton ile Cumhuriyetçi Parti arasındaki sürtüşme artabilir, hatta Kongre’de Clinton aleyhine soruşturma açılmasının bile gündeme gelmesi sözkonusu olabilir. Trump seçimi kaybettiği takdirde ne kadar güvenilmez bir aday olduğunun gündemden düşeceğini ve unutulup gideceğini iddia eden makaleye göre asıl yük, başkanlık koltuğuna oturmuş olan ve hakkındaki şüpheleri gidermesi gereken Clinton’ın omuzlarına binecek.

Washington Post’tan Amerikan başkanlık seçimlerine ilişkin bir diğer haber ise Donald Trump’ın Cumhuriyetçi Parti içinde çıkardığı karmaşayla ilgili. Habere göre Trump, seçimi kaybetmesi durumunda Cumhuriyetçi Parti’den hesap sormaya başlayacak. Bu sürecin ilk kurbanlarından biri, Trump’a tam destek vermeyen ve bu nedenle Trump’ın adeta gazabına uğrayan Temsilciler Meclisi Başkanı Paul Ryan olabilir. Gazete, parti içinde Ryan’ı görevden alıp yerine başkasını getirecek bir hareket başlayabileceği öngörüsünde bulunuyor. Trump’ın seçimi kaybetmesi halinde Cumhuriyetçi Parti’nin Kongre’nin her iki kanadında da kan kaybedeceği uyarısında bulunan Washington Post, birçok kamuoyu yoklamasının şimdiden bunun habercisi olduğu yorumunda bulunuyor.

New York Times ise, Demokrat aday Clinton’ın Las Vegas’taki üçüncü ve son başkanlık tartışmasında oyunu adeta Trump’ın kurallarına göre oynadığını ve Trump’ı, Trump’ın taktikleriyle mağlup ettiğini yazıyor. Habere göre Clinton, tartışma boyunca Trump’ı küçük düşürdü, sık sık sözünü kesti, iğneledi, yaptığı kıvrak manevralarla Trump’ı köşeye sıkıştırdı. Clinton’ın Trump’a has bir üslupla sahnede Trump’a adeta eziyet ettiğini belirten New York Times, Cumhuriyetçi adayın Amerika’nın son 16 aydır izlediğinden daha sakin bir mizaca büründüğünü de yazıyor. Örneğin Clinton’ın Trump Tower’ın kaçak işçiler tarafından inşa edildiğini iddiasına normalde hiçbir lafın altında kalmayan Trump’ın yanıt vermemesi, bu açıdan gazete için dikkat çekici.

Boston Globe ise seçimlere hile karıştırılmasının ya da dışarıdan müdahale edilmesinin söz konusu olup-olmadığı hakkında bir incelemeye yer veriyor. Gazeteye göre internete bağlı olmayan oy kullanma cihazlarına doğrudan müdahale edip oy sayısı ya da kime oy verildiği gibi bazı ayrıntıları değiştirmek mümkün değil. Ancak gazete, siber korsanların seçmen kayıt sistemine müdahale edebileceğini, ancak bu durumda bile yedekleme sistemlerinin sorunu çözmede yeterli olacağını yazmış. Makaleye göre tüm bu önlemlere rağmen Cumhuriyetçi aday Trump’ın gündeme getirdiği “hile” sözü bile kamuoyunda ve seçmenler arasında huzursuzluk ve güvensizlik yaratmaya yetiyor.

XS
SM
MD
LG