Erişilebilirlik

18 Ekim Amerikan Basınından Özetler


Amerikan basını bugün de Musul’u IŞİD’den geri almak için başlatılan harekatın ayrıntılarına geniş yer ayırıyor. Washington Post, birbirine rakip olan Irak Ordusu ve Kürt güçlerin eşine az rastlanır türde bir işbirliği yaparak Musul’u militanlardan temizlemeye çalıştığını yazıyor. Habere göre Bölgesel Kürt Yönetimi lideri Mesut Barzani, iki gücün Musul için birlik olmasını övdü ve bu güç birliğinin oluşmasını, ‘Tarihi bir gün’ olarak tanımladı. Gazete, Kürt güçlerin Musul’un doğusundaki bazı köyleri ele geçirdiğini, Irak ordusunun ve polis gücünün ise güneye ilerlediğini bildiriyor. Habere göre Kürt güçler 8 kilometre karelik bir alanda bulunan dokuz köyü IŞİD’den temizledi. Ancak gazete, Kürtler’in bu bölgede ne kadar hakimiyet kurduğunun henüz bilinmediğini vurguluyor. Öte yandan Washington Post, Musul’un bağımsızlığı için Kürt peşmergeler, Sünni aşiret savaşçıları, İran destekli Şii milisler ve Amerika’nın desteğindeki hükümet kuvvetleri gibi çok farklı güçlerin biraraya gelmesinin, Musul’un IŞİD’in gaddar yönetiminden ne kadar çok usandığının ve acı çektiğinin göstergesi olduğu yorumu yapıyor.

Musul harekatını ana sayfasına taşıyan gazetelerden New York Times ise bu harekatla birlikte Başkan Obama’nın Amerika’nın her savaşta lider rolü üstlenmesi yerine başka ülkelere askeri yardım sağlamasına dayanan doktrininin en büyük sınavından geçtiği yorumunda bulunmuş. Gazeteye göre, sadece harekatın sonucu değil, aynı zamanda Musul’u yeniden yapılandırmak da Amerika’yı terörle mücadelenin ön saflarından çekmeye öncelik veren Obama’nın geride bırakacağı siyasi mirası belirlemede kilit rol oynayacak. Habere göre şu anda Musul cephesinde 200 ila 300 Amerikan komandosu, Iraklı ve Kürt güçlere danışmanlık sağlıyor. Amerikan askerleri Apaçi helikopterlerinin pilotluğundan istihbarat uzmanlığına arka planda birçok görev üstleniyor. Birçok çevrenin Başkan Obama’yı ‘arkadan liderlik yapmak’la eleştirdiğine dikkat çeken New York Times, Musul operasyonunun başarılı olması halinde Obama’nın haklı çıkacağının altını çiziyor. Ancak bunun olabilmesi için öncelikle Irak birliklerinin Musul’u IŞİD’den geri alması gerekiyor, ki Beyaz Saray’a göre bu çok uzun sürebilir ve Başkan Obama Ocak ayında görevden ayrıldığında bile henüz bitmemiş olabilir.

Boston Globe’ın bugünkü ana sayfasında, Cumhuriyetçi Parti başkan adayının Donald Trump olmasının, Amerika’daki muhafazakar Hıristiyanlar açısından ciddi bir sorun oluşturduğuna ilişkin ayrıntılı bir haber var. Gazete, muhafazakar Evanjelistler’in Boston’da düzenledikleri protesto yürüyüşünden bir fotoğraf da paylaşmış. Habere göre muhafazakar Hıristiyan seçmenler, daha önceki seçimlerde dini değerleri önemseyen Cumhuriyetçi başkan adaylarına hiç düşünmeden oy verirdi. Ancak Trump’ın skandallarla geçen seçim kampanyası, Hıristiyan muhafazakarları kara kara düşündürüyor. Kürtaj hakları ve aile planlamasını savunan Demokrat aday Clinton’a oy vermeyi düşünmeyen muhafazakarlar için Trump’ın cinsel istismar sicili ve birçok kadının yönelttiği cinsel taciz suçlamaları da ‘Peki şimdi kime oy vereceğiz?’ sorusunu gündeme getiriyor. Gazeteye göre muhafazakar Hıristiyanlar arasında bölünme yaşanıyor. Trump’ın bundan on yıl önce söylediği sözleri kimsenin hatırlamayacağını savunan Amerika’nın en önde gelen Evanjelist liderlerinden Jerry Falwell Jr, Trump’a destek arayışı içinde. Amerika’nın en etkili bir başka Evanjelist lideri Billy Graham’in kurduğu yayın organı Christianity Today ise Hıristiyanlık’la ilgili her değeri çiğneyen Trump’a oy vermenin yanlış olacağı yorumunda bulunuyor.

Boston Globe’a göre durum Katolikler için de farklı değil. Gazete, Katolikler’in Meksikalılar’a tecavüzcü damgası vuran Trump’la kürtaja erişimi kolaylaştırmak isteyen Clinton arasında seçim yapmak zorunda kaldıklarını yazıyor. Katolik seçmenler geleneksel olarak yüzde 40 Cumhuriyetçi, yüzde 40 da Demokrat parti lehine oy kullanıyor. Boston Globe, yüzde 20‘lik kararsız Katolik seçmenin ise bu seçimlerde belirleyici rol oynayabileceği öngörüsünde bulunuyor.

XS
SM
MD
LG