Erişilebilirlik

Amerikalılar'ı Derinden Etkileyen Film: Trance

  • Penelope Poulou

Ödüllü Slumdog Millionaire filminden tanıdığımız yönetmen Danny Boyle, Trance adlı gerilim filmiyle yeniden karşımızda. Hızlı akışı, güçlü karakterleri ve müziğiyle Danny Boyle’ın tarzını yansıtan film aynı zamanda sanatçının ne kadar farklı filmler yapabileceğinin de bir göstergesi.

James McAvoy’un canlandırdığı müzayedeci Simon, Goya’nın bir eserini saklamak için hayatını tehlikeye atar.

Simon, kafasına çete lideri Franck’ten aldığı darbeyle hafızasını kaybeder. Ancak buna inanmayan Franck, konuşması için Simon’a işkence yapar. Simon’un gerçeği söylediğine inanmaya başlayan Franck, hafızasını yerine getirmek için Simon’u bir hipnozcuya götürür.

Çekici hipnozcu Elizabeth Lamb’i, Rosario Dawson canlandırıyor.

Karakterlerin birbiriyle ilişkisi ilk başta kolay anlaşılır gibi görülüyor. Simon mağdur, Franck ise kötü adam olarak sunuluyor. Ancak yönetmen Boyle, Trance’in hiçbir formüle uymadığını söylüyor: “Karakterlerin kostümleri, müzik, mekanlar, çekimlerin tarzı, herşey izleyiciyi baştan çıkarmak için tasarlandı. Sanki bir koltukta oturup hipnotize olmayı bekliyorsunuz gibi. Ancak filmin keyifli yanı, kime güveneceğinizi bilmemeniz. Hikayenin bilmediğiniz birçok parçası olabilir.”

Trance, 2010 yılının gişe rekortmeni Inception’a benziyor. Christopher Nolan’ın filminde ana karakterler bilinçaltında yeni dünyalar yaratıyordu.

Trance’taki karakterlerin kişilik ve hafızalarındaysa kırılmalar görülüyor. Kimse göründüğü gibi değil.

Danny Boyle, “Trance, izleyicileri cezbedip içine çeken çok katmanlı bir film. Ancak filmdeki bulmacayı çözmek için izleyicinin de katkısı gerekiyor,” diyor.

Danny Boyle, Trance’i, gizemli, çekici bir kadın karakter üzerine kurulu olan, kimin dost kimin düşman olduğu pek de kolay anlaşılmayan bir filme benzetiyor. Oscar ödüllü Slumdog Millionaire kadar dikkat çekici olmasa da Danny Boyle’ın Trance filmi, izleyiciyi eğlendirmeyi başarıyor.
XS
SM
MD
LG