Erişilebilirlik

Amerikalılar Çin'le İlişkilerde Denge İstiyor

  • William Ide

Amerikalılar Çin'le İlişkilerde Denge İstiyor

Amerikalılar Çin'le İlişkilerde Denge İstiyor

Çin Cumhurbaşkanı Hu Jintao’nun Amerika ziyareti bütün dünyada ilgiyle izleniyor. Washington’daki PEW Araştırma Merkezi’nin son araştırmasına göre, Amerikalılar da Asya’nın ve özellikle de Çin’in kendileri için giderek daha önemli hale geldiğine inanıyor.

Washington’da birçok kişi Amerika-Çin ilişkileriyle ilgili bir soru sorduğunuzda ekonomik ve ticari ilişkiler konusunda kaygı duyduklarını söylüyor. Örneğin David adlı bu Amerikalı görüşlerini şöyle özetliyor: “Çin ekonomisine bakınca bu ülkeden ne kadar çok mal aldığımızı görüyoruz. Ayrıca Çin’e olan borcumuzu düşününce, Pekin tarafından ne kadar kontrol edilebileceğimizden kaygı duymamak elde değil. Bu yüzden Başkan Obama’nın Çin lideriyle görüşmesi çok önemli.”



Washington sokaklarında konuştuğumuz bir Amerikalı kadın da “Çin’e çok borcumuz var, umarım bizi zor durumda bırakmazlar,” diyor.

Çin ekonomisinin ve askeri gücünün hızla büyümesi yüzünden Amerikalılar genelde bu ülkeye karşı dikkatli olmak gerektiğini düşünüyor. David adlı Amerikalı'nın görüşleri şöyle: “Elbette kaygı duymamızı gerektiren çok şey var, Çin uluslararası alanda giderek büyüyen bir siyasi ve ekonomik güç haline geliyor. Amerika’nın dikkatli olması şart.”

Birçok kişi de iki ülkenin birbirine ihtiyacı olduğu görüşünde. Washingtonlu bir kadın şunları söylüyor: "Çin’le ilişkilerimiz gergin ancak Amerika’nın Çin’e, Çin’in de Amerika’ya ihtiyacı olduğu bir gerçek. Birlikte çalışmak zorundalar, çünkü ortak çıkarları var."

PEW Araştırma Merkezi’nin anketine göre, Amerikalılar’ı en çok kaygılandıran, Çin’in güçlenen ordusu değil, hızla büyüyen ekonomisi. Araştırma, Amerikan halkının Başkan Obama’dan Çin’le ilişkileri geliştirirken, ticarette dengenin sağlanması için Pekin’e daha sert davranmasını istediğini gösteriyor.

Araştırmanın yazarlarından Carroll Doherty, halkın isteklerinin çelişkili olduğunu söylüyor: “Herşeyi birden istiyorlar. Hem Çin’le güçlü bir ilişkimiz olsun, hem de ‘Çin’i bizden daha çok mal almaya zorlayalım’ diyorlar. Başkan’ın ticarette dengeyi sağlamak için Çin’e daha çok baskı yapması gerektiğini düşünüyorlar. İki hedefe de ulaşmak, halk için en ideal çözüm olarak görünüyor.”

Çin’in uluslararası alanda nüfuzu güçlenirken Asya’nın önemi de artıyor. PEW’un araştırmasına göre, Amerikalılar için şu anda en önemli bölge Asya. Oysa daha önceki ankette Avrupa bir numaraydı. Doherty şöyle konuşuyor: “1990’larda Amerikalılar Avrupa’yı çok önemsiyordu, şimdiyse Asya’nın önemi çok artmış durumda. Bu sadece Amerikalılar için değil, herkes için geçerli. Sadece Çin değil, Kore ve diğer Asya ülkelerinin öneminin de artmış olması düşünceleri değiştirdi.”

Ankete katılanların çoğu, Çin’i Amerika için en büyük tehdit olarak görüyor. İkinci ve üçüncü sırada Kuzey Kore ve İran var. Ancak daha çok soru sorulunca, Çin’in ciddi bir düşmandan çok, ciddi bir sorun olarak görüldüğü anlaşılıyor. Bir Washingtonlu şunları söylüyor: “Çin’le iyi dost olmamız lazım, bunun üzerinde çalışmalıyız. Çin’deki yönetim tarzıyla kapitalist yaklaşım arasında bir tezat olduğu doğru, bu yüzden gelişmeleri izlemek ilginç olacak. Çin’de Mao döneminden farklı bir ortam var. Bence Çinliler’e de elimizi uzatmalı ve hem Çin hem de öne çıkan diğer ülkelerle dost olmak için çalışmalıyız.”

On yıldır ilk kez Beyaz Saray’da devlet töreniyle karşılanan Çin Devlet Başkanı Hu’nun, Başkan Obama ve diğer yetkililerle yapacağı görüşmelerde de hedef bu olacak.

XS
SM
MD
LG